İzmir’in suyuna ÇED seddi

Ankara ve İstanbul susuzluktan kırılırken, İzmir'de yerel yönetim, baraj yapımı için hükümet engelini aşmaya çalışıyor

Kentin içme suyu sorununa çözüm getirecek yatırımlardan birisi olarak görülen Çamlı Barajı ÇED raporu beklerken, aynı bölgede yer alan Efemçukuru'ndaki altın madenine olumlu yönde rapor verilmesinde sakınca görülmüyor.

HİCRAN ÖZDAMAR

Kesintilerin başladığı büyükşehirlerden Ankara ile İstanbul susuzluğun pençesinde kıvranırken, aynı duruma düşmek istemeyen İzmir'de Çamlı Barajı'nın yapımının önündeki engeller kaldırılmıyor. Barajı kente kazandırmak isteyen İzmir Büyükşehir Belediyesi, ÇED sürecini aşmaya uğraşıyor. Çevre ve Orman Bakanlığı, büyükşehir belediyesinin baraj için 1998 yılında aldığı "çevresel etkileri önemsizdir" görüşünü, zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle kabul etmiyor. Çamlı Çayı'nı da kapsayan bölge için risk yarattığı belirlenen Efemçuku'ndaki altın madenine ÇED olumlu raporu verilmesinin ise çelişki oluşturduğu vurgulanıyor.

DSİ'nin yatırım programından çıkardığı barajın projesini İzmir Büyükşehir Belediyesi geçen yıl yenilemişti. Büyükşehir belediyesi, geçen yıl hazırladığı stratejik planda Çamlı Barajı'na da yer vermiş, projenin özellikle Çeşme, Urla gibi turizm alanlarının yer aldığı yarımadadaki yaklaşık 250 bin kişinin su gereksinimini karşılayacağını vurgulamıştı. Baraj için kamulaştırmalarla birlikte 80 milyon YTL'lik yatırım bedeli öngörülmüştü.

Baraj havzasındaki Efemçukuru Köyü yakınlarında, TÜPRAG şirketi tarafından işletilmek istenen altın madeniyle, suyun zehirleneceği savlanıyor. Yasalar, su kaynaklarının üzerinde madencilik çalışmasının yapılamayacağını vurguluyor.

 

ZAMAN AŞIMI ENGELİ

İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, 30 Nisan 1998 tarihinde barajın yapımı için "çevresel etkiler önemsizdir" raporu alındığını anımsatarak, bakanlığın ise önlerine zaman aşımı engelini çıkardığını söylüyorlar. Yetkililer, "Alanda herhangi fiziksel bir değişim yok. Bu nedenle çevresel etkileri önemsizdir raporunun geçerliliğini koruduğunu düşünüyoruz. Baraj için gerekli ödeneği ayırmış durumdayız. Ayrıca raporun yeniden alınması amacıyla 10'dan fazla kuruluştan görüş sorulması gerekiyor. Kurumlardan birisinin olumsuz görüş belirtmesi durumunda rapor verilmiyor. Raporun yeniden alınması sürecinde zaman kaybı yaşanacaktır. Bakanlıktan kararın kabul edilmesini bekliyoruz. Olumlu bir karar gelir gelmez alanda çalışmalara başlayacağız" diyor.

EGEÇEP Dönem Sözcüsü Avukat Arif Ali Cangı da, barajın kent yaşamı açısından büyük önem taşıdığını kaydederek, "'Artık altın mı su mu?' buna karar verilmeli. Büyükşehir belediyesi girişimlerini hızarlandırmalı. Madenin işletilmesi durumunda bölge hızla kirlenecek ve bundan baraj suyu da olumsuz etkilenecek" diye konuşuyor.

Cumhuriyet Ege – 10.08.2007