İzmir’in simgesi SAAT KULESİ

 

 

İzmir deniz şehri (imiş)!
İTO’nun İzmir’in simgelerinin belirlenmesi için yapılan araştırmasına göre İzmirlilerin, “İzmir deyince aklına gelen ilk 3 sözcük” Deniz-Körfez, Kordon ve Kemeraltı oldu
İTO Başkanı Demirtaş, “İzmirliler kentlerini deniz kenti olarak görüyorlar. Fakat ne ulaşımda, ne de sosyal hayatta denizden yeterince yararlandığımızı düşünmüyor” dedi
İzmir Ticaret Odası Kamuoyu Araştırma Ofisi tarafından İzmir’in simgelerinin belirlenmesi için yapılan araştırmaya göre İzmirliler, kentin simgesi olarak büyük çoğunlukla Saat Kulesi olarak görüyor. İzmirlilerin, “İzmir deyince aklınıza gelen ilk 3 sözcük” ise ise, “Deniz-Körfez, Kordon ve Kemeraltı” oldu. İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, “İzmirliler kentlerini deniz kenti olarak görüyorlar.Ama ne ulaşımda, ne sosyal hayatta denizden yeterince yararlanamıyoruz. İzmir ile deniz arasındaki mesafeyi kapatmak gerekiyor” diye konuştu. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, İzmirlilerin kentlerini nasıl gördüklerini tespit edebilmek amacıyla “Politik Eğilimler ve İzmir’in Simgeleri Araştırması” yaptırdıklarını söyledi. İTO Kamuoyu Araştırma Ofisi tarafından 28 ilçede 3064 denek ile yapılan araştırmada İzmirlilere, “Sizce İzmir’in sembolü nelerdir” ve “İzmir denince aklınıza gelen sözcükler ve nitelikler nelerdir” soruları yöneltildi.
Saat Kulesi ve Kordon
İzmir’in niteliklerinin birbirine yakın olarak sıralanmasına karşın, “Sizce İzmir’in sembolü nelerdir?” sorusuna daha net yanıtlar verildiğine dikkat çeken Demirtaş, “Açık fark ile ilk sırada yüzde 40,6 ile saat kulesi yer alıyor. İkinci sırada ise Kemeraltı yüzde 15.6. Üçüncü sırada yüzde 12.9 ile fuar geliyor. Saat kulesi merkezi konumu, bulunduğu mekanın denizle ilişkisi, yanında yer alan palmiyeleri ile İzmir’in sembolü denilence akla gelen ilk kavram” dedi. Demirtaş, ilk üç sıradaki yanıtları sırasıyla kordon, deniz – körfez, Karşıyaka, Efes, teleferik, Kadifekale – Agora, Çeşme – Foça, Hasan Tahsin Anıtı, lokma, vapur, fayton ve Hisarönü’nün geldiğini söyledi.Anket katılımcılarına “İzmir deyince aklınıza gelen sözcükler ve nitelikler nelerdir?” sorusu yöneltildiğinde ise yüzde 14.9 ile akla gelen ilk kelimenin “Deniz ve Körfez” olduğunu belirten Demirtaş, “Deniz ve körfezi yüzde 14.1 ile Kordon, yüzde 13.9 ile Kemeraltı izliyor” dedi.
İzmir’in kızları
İzmir deyince akla gelen diğer kelimelerin sırası ile yüzde 13.2 ile fuar, yüzde 13 ile saat kulesi olduğunu sözlerine ekleyen Demirtaş, “Katılımcıların yüzde 7.8’i gibi önemli bir bölümü ise İzmir deyince, İzmir’in kızlarını hatırladığını ifade etti. İzmir’in kızlarının ardından, havası, Karşıyaka, Ege’nin incisi, Çeşme – Foça,  Vapur, Gevrek, Hasan Tahsin Anıtı ve Hisarönü kelimeleri geldi” diye konuştu. Sonuçların, İzmir’in İzmirlilerin zihnindeki niteliklerini net olarak ortaya koyduğunu belirten Demirtaş, “İzmirliler için İzmir’in en önemli özelliği deniz kenarında olması. İlk iki sırada deniz – körfez ve kordon sözcükleri yer alıyor. Bu sözcüklere yine ilk sıralarda yer alan “Havası” da eklenince İzmir’in doğal niteliklerinin kentliler için ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. İzmir’in diğer önemli niteleyicileri ticari-alışveriş ve mimari nitelikler olarak gruplanabilir. Katılımcılarımızın bir bölümünün İzmir’in çevre ilçelerinden olması nedeniyle, İzmir’in alışveriş merkezi niteliği devam ediyor.  Bunun yanı sıra Fuar da İzmir için önemli bir unsur olmayı sürdürüyor. Yine bu soruya İzmirliler çok değişik ve ilginç yanıtlar verdi. Sonuçlarda diğer şıkkı içinde verilen bu cevapları ortak bir paydada topladığımız zaman “Özgür, rahat, huzurlu, güzel, yaşanacak, medeni, sıcak ve aydın insanların kenti” kavramı ortaya çıkıyor. Bir diğere  dikkat çekici nokta da İzmirlilerin neredeyse yüzde 1’inin bile kenti için kötü bir tanımlama kullanmaması.”
Kurumsal kimlik
İTO olarak İzmir’i bir marka kent haline getirmek için kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini hatırlatan Demirtaş,  bu kapsamda İzmir’in kurumsal kimliğinin de hazırlanacağını söyledi. Demirtaş, “Hem bütün İzmir’in kabul edeceği, hem de dünya çapında tanıtımda kullanacağımız bir kimlik yaratmak istiyoruz. Bu araştırmada elde ettiğimiz sonuçlar bu açıdan da önem taşıyor. İzmirlilerin kentini nasıl algıladıkları, ne düşündüklerini öğrenmek bizim için çok önemli” diye konuştu.
EXPO’ya zaman gerek
Aynı  araştırmada EXPO ile ilgili sorular da sorulduğunu ifade eden Demirtaş,  İzmirlilerin yüzde 23’ünün EXPO 2015’in ne olduğunu bilirken, yüzde 77’sinin bilmediğini söyledi. Buna karşılık  “İzmir’in EXPO 2015’e aday olduğunu biliyor musunuz?” sorusuna evet yanıtı verenlerin yüzde 43, hayır yanıtı verenlerin yüzde 57 olduğunu söyledi. Demirtaş, “Burada ilginç olan bir başka veri ise EXPO’nun ne olduğunu bilenlerin gelir seviyesinin yüzde 70.4’ünün gelir seviyesinin 1.500 YTL’nin altında olması. Yine EXPO’yu bilenlerin yüzde 18.4’ü ilköğretim, yüzde 52,6’sının ortaöğretim, yüzde 29’unun yükseköğretim mezunu olması. Yani gelir seviyesi ve eğitim oranı yükseldikçe EXPO’nun bilinirliği azalıyor. Yani orta kesim kentle, projelerle daha ilgili” dedi. EXPO’nun kentlilere anlatılması konusunda bazı sıkıntılar yaşandığının bu araştırma ile görüldüğünü belirten Demirtaş, “Hepimizin, medyanın bu konuda eksiklikleri var. Diğer yandan bu sonuçlar başka bir açıdan bakıldığında ise normal. Zira şu anda adaylık süreci içindeyiz. Uluslar arası tanıtım, lobi faaliyetleri daha öncelikli. Enerjimizin büyük kısmını buraya harcıyoruz. Eğer 2008 Mart’ında İzmir EXPO’ya evsahibi olma hakkını kazanırsa, zaten bütün İzmirlilerin bir numaralı gündemi EXPO olacaktır” dedi.
Denizle barışmak
Araştırma sonuçları değerlendirildiği zaman İzmirliler için yaşadıkları kentin doğal güzelliklerinin, denizinin büyük önem taşıdığının açıkça görüldüğünü belirten Demirtaş, “Ama ne yazık ki ne ulaşımda ne sosyal hayatta denizi, körfezi yeterince kullanamıyoruz. İzmir’in denizle barışması için daha fazla proje üretmemiz, daha fazla çalışmamız gerekiyor. Rahmetli Ahmet Piriştina’nın döneminde bu konuda çok önemli adımlar atıldı ama daha sonra istenilen tempoda sürmedi. Bunlara hız vermemiz gerekiyor. İlçe belediyelerimizin plaj projeleri var. Körfez temizliği tamamlanıp, 30-40 yıl önceki gibi yüzme yarışları düzenlenmeli. İzmirliler kentle pek çok yerde denizle arasında engeller var, yol var, binalar var. Bunlar kaldırılmalı. Ama daha İzmir’in bir akvaryumu bile yok. Oda olarak hazırladığımız Dalgakıran projesi, akvaryumu da kapsayan böyle bir projeydi ama bürokrasiyi aşılamadı. Bunun gibi projeler üretilmesi gerekiyor” dedi.Saat Kulesi’nin önemli bir sembol olmasının yanısıra, İzmir’e dünya çapında tanıtımı için yeni bir sembol daha kazandırılabileceğini ifade eden Demirtaş, bunun için EXPO’nun çok önemli bir araç olacağını söyledi. Demirtaş, “İnciraltı’ndaki EXPO alanında denizin doldurulması ile yapılacak EXPO adasında sağlık temasına uygun olarak bir DNA Kulesi yapılması projemiz var. Yine körfezin iki yakasını birleştirecek bir köprü yapılacak. Böyle bir kule ve köprü, Saat Kulesi’nden sonra İzmir’in yeni simgesi olabilir.” diye konuştu.

HaberEkspres 14.07.2007{nomultithumb}