İzmir, San Fransisco gibi olmalı

Çeşitleme / Selim Türsen/ Milliyet ege 15.03.2007

New York’a ilk kez gidenler birkaç gün gözleri havaya asılı, binaların yüksekliğine şaşkın şaşkın bakarak caddelerde dolaşır. Son yıllarda İstanbul’da Maslak ve Levent arasında da benzeri bir görünüm doğmaya başladı. Gökyüzünü delercesine yükselen binaların sayısı öylesine arttı ve geceleri ışıklandırmalarla öylesine alışılmadık bir dünya yaratıldı ki, sanki İstanbul’da değil dünyanın en gelişmiş ülkelerinden birinde yaşıyor hissine kapılıyor insan.
* * *
Zaman zaman bu tür yatırımların yanlış olduğunu ''ayranı yok içmeye'' muhabbetiyle anlatmaya çalışanlar olur. Dünya ekonomisinin büyük bir krize girdiği 1996-97 yıllarında, özellikle Uzakdoğu’da gökdelen iş merkezleri yapan gruplar bunalıma girdiğinden bu görüşleri savunanlar bir ölçüde haklı da çıkmışlardı. Ama madalyonun bir başka yüzü daha var. Bu tür yatırımlar söz konusu kenti büyük bir cazibe merkezi haline getiriyor. Şehrin ihtişamı ve büyüsü yerli ve yabancı yatırımcıları mıknatıs gibi kendine çekiyor.
* * *
ABD’ye bir bakalım. Önce New York’ta yükselen gökdelenler giderek Chicago’dan, San Fransisco’ya, Los Angeles’tan Dallas’a ülkenin dört bir yanına yayılmıştır. Ben kendi payıma İzmir’i hep San Fransisco’ya benzetmişimdir. Deniz kenarında hem huzurlu hem de gökdelenlerle dolu iş merkezlerine ayrılan bölgeleriyle yatırımcılar için gerçek bir cazibe merkezi. İnsanlığı uzay çağına atlatan bilişim teknolojilerinin, bilgisayar programlarının geliştirildiği ünlü Silikon Vadisi’nin de San Fransisco’da olduğunu unutmayalım.
* * *
Bence İzmir’in de kendisine biçmesi gereken rol bu olmalıdır. Geleceğin bilim ve teknolojide olduğunu düşünür ve Türkiye’nin de henüz işin başında olduğunu göz önüne alırsak İzmir’in bilişim ve eğitim vadisi olması hayali hiç de boş değil. Aslında sahip olduğu üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitüsü gibi yatırımlar da İzmir için büyük avantajlar sağlıyor. Ancak, ışık hızıyla yaşanan çağımızda küçük didişmelerle uğraşırken, strateji ve proje üretmede gecikmenin tarihi fırsatların kaçmasına neden olacağını da unutmamak gerek.

Denizcilerin kenti

Yılan hikayesine dönen İzmir limanı ihalesi galiba sonunda yapılacak. İzmir ekonomisinin geleceğinde önemli rol oynayacak liman ihalesi 30 Mart’ta yapılıp işletmeci grup belirlendiğinde yeni bir dönemin sayfaları açılacak. İhaleyi kazanan grup, yaptığı yatırımın karşılığını alabilmek için en kısa sürede limanı genişletme ve modernleştirme işlemlerini başlatacak. İzmir Limanı’nın üstleneceği en önemli görev Akdeniz ve Ege’nin merkez üslerinden biri haline gelmek olacak. Bugün bölgenin merkezi Pire Limanı. Her yere gidemeyen ya da gitmeleri maliyetli olan belli tonajın üzerindeki gemiler önce Pire Limanı’na yanaşıyor. Oradan da daha küçük tonajlı gemilere aktarma yapılarak diğer ülke limanlarına dağılıyor. Ancak yoğunluktan Pire Limanı yetersiz kalıyor. Şimdi İzmir Limanı bu görevi üstlenmeye hazırlanıyor. Çok yakında İzmir gerçek bir denizci kenti haline gelebilir.

stursen@milliyet.com.tr{nomultithumb}