İzmir depremi biliyor

İzmir depremi biliyor

DEÜ EBAMER Başkanı Prof. Dr. Atilla Uluğ’a göre İstanbul’da kaos var ve kimin ne yapacağı belli değil
 
Büyükşehir Belediyesi Türkiye’de ilk kez zemin etüdleri konusunda jeoloji, jeofizik ve jeotekniği birlikte şart koştu
 
Dokuz Eylül Üniversitesi Ege Bölgesi Araştırma ve Uygulama Merkezi (EBAMER) Müdürü ve Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Deniz Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atilla Uluğ, İzmir’in deprem bilincinin İstanbul’dan daha yüksek olduğunu belirtti.
Uluğ, İzmir Valiliği Sivil Savunma Müdürlüğü ile Karaburun İlçe Kaymakamlığının düzenlediği ’’Deprem Gerçeği, Binalarımız ve Ne Yapmalıyız’’ konulu bilgilendirme toplantısına konuk oldu.
Burada yaptığı konuşmada, İzmir’in 1998 yılında deprem konusunda master planını tamamlamış ilk kent olduğunu belirten Uluğ, ’’İzmir, deprem olduğu zaman değil, deprem olmadığı zaman da konuşuluyor. Bu çok önemli bir hadisedir. Bence İzmir’in deprem bilinci, İstanbul’dan daha yüksek. İstanbul’da kaos var. Milletin ne yapacağı belli değil, Boğaziçi Üniversitesi tek başına yetişemiyor’’ dedi.
 
Kapı kapı anlatıldı
 
İzmir’de 1998 yılından bu yana kapı kapı dolaşarak, deprem gerçeğini anlattıklarını, İzmir Büyükşehir Belediyesinin Türkiye’de ilk kez imar yönetmeliğinde zemin etüdleri konusunda jeoloji, jeofizik ve jeotekniği birlikte şart koştuğunu kaydeden Uluğ, kentte ayrıca deprem istasyonları kurma çalışmalarını sürdürdüklerini, bu kapsamda Karaburun ve Foça ilçelerine 2 istasyon konulacağını ifade etti.
Deniz altındaki fayların da izlenmesi gerektiğini belirten Uluğ, Karaburun – Sakız – Midili ve Uzunada arasına bu amaçla cihaz koymayı düşündüklerini bildirdi. Uluğ, bu konuda Yunanistan ile ortak bir çalışmalarının bulunduğunu kaydetti.
    
Tek parçalı fay
    
Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsünün kurulmasından bu yana Piri Reis Araştırma Gemisi ile çeyrek asırdır bütün denizlerdeki fay hatlarını incelediklerini de bildiren Prof. Dr. Uluğ, İzmir’deki fay hattının kendi içinde bir etkinlik gösterdiğini, hattın tek parça olduğunu düşündüklerini söyledi. Prof. Dr. Uluğ, şöyle devam etti:
’’Bulunduğumuz yer, yılda 2,5 santimetre batıya doğru kayıyor. Batıya kaymaların sonucu hepsi, karşımıza deprem olarak çıkıyor. Baktığımızda ülkemizin tamamı deprem tehlikesi altında, bazı yerler var daha az tehlikeli. Bir defa şunu kabul etmemiz lazım, ülkemiz dünyanın çok önemli bir deprem kuşağı üzerinde. Dolayısıyla bizim depremselliğimiz, Japonya ile eş değer.’’

Yenigün / 26.05.2007