İYTE ve çevre bilinci

Hulusi Berik

Aşağı yukarı son 3 yıldır İzmir’in en merkezi noktası sayılabilecek yerlerden biri olan Efes Oteli ve çevresi bu yöreye hiç de yakışmayan bir şekilde terk edilmiş bir hal aldı. Neyse ki şimdi Efes Oteli’nin açılması için artık gün sayıyoruz. Bunun yanında meydanın diğer köşesinde yer alan Mövenpick Oteli’nin de artık personel alımlarında son noktaya geldiğini duyuyoruz. Ne mutlu yakında bir çok kişiye yeni iş sahası açılacak.

Hilton Oteli ise bu bölgede almış olduğu pozisyon itibarıyla Gazi Bulvarı’nın gece gündüz hareketli kalmasını sağladı. Hemen yanı başına yapılan Gürel Rezidans, Hilton’un yalnızlığına son vererek çevrenin daha nezih bir hal alması için ben de varım diyor.

Hilton ve çevresi deyince her İzmir’linin hemen gözünün önüne, etrafına kötü kokular saçan görüntüsüyle bizi rahatsız eden o bina geliyor. Doğrudur, ama benim lafı getireceğim yer orası değil. Çünkü o konuda şehrin ileri gelenleri bir çok kez mal sahibine çeşitli teklifler götürdüler fakat bir türlü sonuca ulaşılamadı. Mal sahibinin keyfinin kahyası da olmadığımıza göreÖkeyfinin gelmesini bekliyor koca şehir.

Her neyse efendim konu Efes Oteli’nin hemen karşında İzmir’in güzide üniversitelerinden biri olan İYTE. Yer olarak öğrenciler için çok uygun bir yer olmasına karşın bir yerleşkeye sahip olmayışı belki de bu öğrenci kardeşlerimizi çok da mutlu etmiyordur. Eski İzmirliler çok iyi bilirler. Bu binanın altında bir benzinlik vardı. Herhalde bu benzinlikten benzin almayan İzmirli yoktur desem bana çok itiraz eden çıkmaz. Bu binanın üniversiteye geçmesinden sonra kapanan bu benzin istasyonun bulunduğu yer şu an boş durumda. Araba da park edilmeyen bu alan yaklaşık 50 metre yanındaki binayla tam bir koku yarışı içinde. Sanki bir birlerine ben daha kötü kokarım yarışması yapıyorlar.

Bu binanın altındaki boş alan belki İYTE’nin uhdesinde değildir ve karışamıyorlardır. Belki de mal sahibine bir çok kez yazı yazmış ve bu bölgenin temizlenip bu kötü kokulardan arındırılmasıyla ilgili olarak bir çalışma yapılmasını istemiş olabiliriler.

Büyük bir ihtimalle ön cepheye bakan pencereler bu konu yüzünden açılamıyordur.

Bu boş alana çok basit demir bariyerlerle araba parkını engelleye bilen mal sahibi bu bölgenin bu kadar kötü kokmasına da seyirci kalıyor olabilir. Ama;

1- İYTE yerel yönetimden bu konuda yardım talep etmiş midir?

2- İYTE yerel basından bu konuda yardım talep etmiş midir?

3- Ve en önemlisi bu kadar kötü kokulu bir binada okuyan öğrenciler (Eminim ki aralarında çok konuşuyorlar bu konuyu) neden basit bir basın toplantısı yaparak bu konuda çözüm konusunda yardım istememektedirler ve kaderlerine razı olmaktalar. İnanılır gibi değil.

Bu bölge artık İzmir’in en güzide yeri olmak için gün sayarken bu görüntüleri hiç hak etmiyor.

Akşam – 06.04.2007