Yeni bir gökdelen mi?

Gazete Yenigün – 26.03.2007{nomultithumb}

Bir süre önce basında bir haber yayınlandı. Açıkçası işadamlarının yatırım hırsları ilgim dışında olduğundan, çok da dikkat etmedim. Habere göre Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, İzmir’de Küçükbay Ailesi’nden aldıkları Orkide Alışveriş Merkezi ile tütün depolarının olduğu yerde EXPO’ya yakışır bir alışveriş merkezi ve rezidans kurmayı planladıklarını açıklamıştı. Cumartesi günü oğlumla Orkide’deki sinemaya gittiğimde aklıma bu geldi bir anda.

Bu konuyu tartışmamız gerekmiyor mu efendiler?
Yoksa bu konuyu  “en iyi” bilen AKP Büyükşehir Meclis üyesi Selim Gökdemir muhtereme mi sormam lazım? Yoksa Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na mı? Yoksa Hasan Topal muhtereme mi?
Zorlu’nun Türkiye, Ege veya İzmir için “önemi” beni zerre kadar ilgilendirmiyor. Ancak Orkide’nin yanındaki metruk binaların yerine gökdelen falan olmaz.
Hatırlayın bakalım Küçükbay’ın ne istediğini, Rahmetli Piriştina’nın ne yanıt verdiğini? Gökdelen gibi şeyler oraya olmazdı hani? Hani liman arkası edebiyatı? Hani yapılan “uluslararası proje yarışması”?
Başkanı birileri yine “tufaya mı” getirdi anlamadım ki? Zorlu ne yapacakmış “EXPO’ya yakışır”?
Bu konuyu “birileri” itinayla unutturmaya çalışıyor bize haberiniz olsun.
Haydi, ben “tescilli” Piriştina muhalifiyim. Nerede rahmetlinin her adımında “şak şak” edenler, yazanlar, çizenler? Nerede “miras”?
Bu “Zorlu” meselesi çok “zorlu” galiba ama Selim Gökdemir muhterem bu “zorlu” meseleyi de halleder her halde öyle mi?
Neredesin Ey Hasan Topal! Yine “susacaksın” bilmem ki?
Yoksa ben mi yanılıyorum?
Bu müze, Kültürpark’a çok yakışır
Mermer fuarının “getirisinden” çok “Doğaltaş Müzesi” fikri hoşuma gitti. Kültürpark’ın “kültür” kimliğini pekiştirecek bu proje. İZFAŞ Yönetimini de, çalışanlarını da ama ille de Doğan Bey’i kutlarım. Hala diretiyorum. “Tanıtım”, “halkla ve basınla ilişkiler” konusunda Büyükşehir’deki “bazılarının” Doğan İşleyen ve arkadaşlarından “kurs” alması gerekiyor. İşleyen’i tanıdım. Doğan Bey bu “kurstan” ücret de istemez. Hele ki elime bir dergi geçti ki sormayın. İzmir Life dergisinin 2005 Ocak sayısı. Orada bir yazı gördüm. Başlığı da “boş verin fuarı, dünya çapında bir arkeoloji müzesi kuralım”. Bu “boş verin” sözüne takıldım doğrusu. Keşke elimde bir sihirli değnek olsaydı. Bilirdim İzmir’de “neleri” ve “kimleri” boş vereceğimi! Millet bu satırlarımı unutmayın. Bu konu önemli, yeniden yazacağım bir süre sonra. Hem size “izgep’ten” bahsetmedim daha!
İZSU Genel Müdürlüğü!
İsmet Halim Gürsoy “gidici” galiba. Daha önce de söyledim. İsmet Bey’e “daha sakin bir görev” yakışır. Öyle vatandaşın derdi falan ağır gelir. Ancak ortalarda bir söylentidir gidiyor. DSİ’den bir “genel müdür” gelecek diye. Yani “İzsu’ya yabancı” biri,  öyle mi? Peki yerel seçime ne kadar kaldı? Ya genel seçimde CHP adayları ne yapacak? Aziz Bey, bundan sonra ancak “yapıyı” tanıyan, dedikodu yapmayan, “kendine” çalışmayan, “başka adaylara” boncuk dağıtmayan bürokratlarla “başarılı” olabilir. Bilmem anlatabildim mi?
Kantinlere dikkat dedik!
Ne Milli Eğitimcilerden ne de Kantinciler Odası’ndan “tık” çıkmadı. “Okumadılar” dersem kocaman bir “yalan” olur. “Bal” gibi okudular. Sanırım “kafayı” fena taktığım konuyu anlatamadım. Diyorum ki, birileri kalksın bir zahmet okul kantinlerinde ne satılıyor baksın. Ne olduğu belirsiz şeker, sakız, içecek var mı yok mu? İçinde “oyuncak” olan renkli hap benzeri şekerler “uygun mu” değil mi?
Daha sayayım mı? Peki, bir okulda “amir” kimdir? Müdür mü, kantinci mi? Balçova’dan bir okul müdürü canımı sıktı desem? Veliler kantinde satılanlardan şikâyetçi olduğunda “nereye giderseniz gidin ben bir şey yapamam” dediğini yazsam?
Ben kantinlere gidiyorum. Var mı benimle gelecek? “Yerinde” göstereyim “inanmayanlara”?