Yeni Asır – 02.07.2010 – Bu kenti, Şehir Plancıları Odası’ndan korumalıyız!

Ertan SAYIN 

Açın bakın, kuruluş amaçlarında, kentlerin planlı ve düzenli gelişmesinde, değişiminde rol oynamak olduğu yazar.
Gelin görün ki, bu kentin gelişmesinin, değişmesinin önündeki en büyük kösteklerden biridir onlar.
Kenti korumak adına, kenti duman ederler.
Çünkü her şeyi rant görüp, her yapılanı şehircilik ilkelerine aykırı sayarlar.
Gelişimin önünü tıkayıp, her şeyi kendilerinin bildiğini sanırlar.
Yıllardır, bas bas bağırılmaz mı, 'Bu kentin kurtuluşu kent yenileme projelerinden geçmektedir' diye.
Nedeni basittir.
Binalarının yüzde 60-70'i kaçak, gecekondu olan bu kentin sağlıklı yapılaşması ve modern görünüme kavuşması, başka yolu yoktur da ondan.
Narlıdere Belediyesi de yıllardır sürdürdüğü kent yenileme projeleriyle, somut olarak değişimi ortaya koymayı başaran belediyedir.
Belediye Başkanı Abdül Batur'un gerçekleştirdiği Yenikale, yukarı köy, aşağı köy projeleri, eski gittiğinde, yerine nasıl bir yeninin geleceğini gösteren nefis örneklerdir.
Batur'un hedefinde ise şimdi çarpık yapılaşmanın son kalıntılarının bulunduğu Narlıdere'nin tepeleri vardır.
Bir süre önce başlayan ve süren Narkent ile Narbel projeleri sayesinde tepelerin görüntüsü yavaş yavaş değişmeye başlasa da gerçek değişim, Atatürk ve 2. İnönü mahallesindeki çirkinliğin kalkmasıyla yaşanacak.
İşte bunun için Narlıdere Belediyesi, bölgede yeni bir 1/1000 ölçekli revizyon imar planı hazırlattı.
Plan için ihale açıldı ve bir şehir plancısı yapım işini aldı.
Bölgenin koşulları, projenin gerçekleşebilmesi gibi durumlar dikkate alınıp plan bitirildi. Onayı ve incelenmesi için Şehir Plancıları Odası'na gönderildi.
Oda baktı, çevirdi evirdi 'tamam olmuş' deyip imzayı bastı.
Sonra Büyükşehir Belediyesi'nin planlama bölümüne gitti. İncelendi, İmar Komisyonu'na geldi kabul edildi, Belediye Meclisi'nden geçti, Valilik baktı, 'sorun yok' deyip onayladı.
Sonra ne mi oldu?
O planı onaylayan Şehir Plancıları Odası, İzmir İdare Mahkemesi'ne koştu ve 'plan iptal' davası açtı.
Sormazlar mı?
Madem planda eksiklikler vardı, madem plan sizin istediğiniz gibi olmadı, onaylarken neden 'böyle olmaz şunlar düzeltilmeli' demediniz?
Madem planda şehircilik ilkeleri ihlal edildi aklınıza plan askıya çıktığında mı itiraz etmek geldi?
Plan size geldiğinizde 'onay parasını' almadan önce itirazlarınızı ortaya koysaydınız ya.
Bu şehrin gelişmesini istiyormuş gibi görünüp aslında istemeyen olduğunuzdan kulp takmakta üstlerine yok bu arkadaşların.
İptal gerekçesini 'toplum vicdanına' bile dayandırabiliyorlar.
Nereden biliyorlar ki orada 'toplum vicdanı' açısından olumsuzluk olacağını.
Göründüğü gibi, Narlıdere'de kent dönüşüm projeleri Şehir Plancıları Odası geçilebilirse sürecek.
Kent, her adımı atılmaz kılan bu arkadaşların zihniyetinden kurtulabilirse gelişecek, yenilenecek.
O yüzden bu projeleri hayata geçirmeyi düşünenler sık sık 'Allah bu kenti, Şehir Plancıları Odası'ndan korusun' duası etmeli.

KULAĞIMIZA GELENLER
Büyükşehir Belediyesi'nin komisyonlarının pek çoğu görüşülecek dosya olmaması ya da sayısı bir ikiyi geçmemesi nedeniyle doğru düzgün toplanamıyormuş. Bu komisyonları Meclis'ten gelen dosyaların görüşülüp karara bağlanan komisyonlar olmaktan çıkarıp, zaman zaman ihtisas komisyonu gibi çalıştırmakta yarar var gibi. Örneğin, Eğitim, Turizm, Kültür Komisyonu kentteki okulları gezip eksiklikleri çıkarsa ve başkana rapor olarak sunsa, o raporlar doğrultusunda da eksiklikler giderilse iyi olmaz mı?

Kaynak: Yeni Asır – 02.07.2010