Yatırım yarışı başladı araziler ‘altın’ oldu

İzmir Aliağa’ya bağlı Çakmaklı Köyü ile Gencelli Koyu arasındaki bölgeye termik santral ve liman kurulması gündemde. Yatırımcıların arazi arayışı nedeniyle dönüm fiyatları bir anda dörde katlandı

TURAN GÜLTEKİN İzmir Milliyet EGE 24.08.2007{nomultithumb}

Pırıl pırıl deniziyle, doğasıyla yazlıkçıların, günübirlik tatulcilerin gözdesi olan Aliağa’nın Çakmaklı Köyü’ne, ENKA’nın termik santral inşaatı başvurusunun ardından, iki santral için daha Enerji Piyasası Denetleme Kurumu’na (EPDK) müracaat edildiği ortaya çıktı. Bir de tersane projesi hazırlanan Çakmaklı’da araziler adeta yıldırım hızıyla el değiştirdi, fiyatlar dört katına çıktı. 1989’da Türkiye’nin ilk organize çevre hareketini gerçekleştirip buraya termik santral yapılmasını önleyen çevreciler ise yeni girişimlere asla izin vermeyeceklerinin altını çizdi.
Türkiye Cumhireyiti Devlet Demir yolları’nca Nemrut Limanı demiryolu ring hattının köyün bitişiğinden geçirilmesi ve bölgenin en güzel koyu Çakmaklı’nın bitişiğinde yeni yükleme iskelelerinin inşaat hazırlıkları, gözleri buraya çevirdi. ENKA, termik santral yapmak için 8 Şubat’ta EPDK’ya lisans başvurusu yaptı. Ardından da Çakmaklı Köyü’nden arazi satın almaya başladı. Ancak şirket, aradan iki hafta geçtikten EPDK’dan lisans başvurusunu geri çekti, henüz yeni bir başvuruda da bulunmadı. Ardından devreye HABAŞ A.Ş. girdi. 9 Mayıs’ta, ithal kömürle çalışacak termik santral için lisans başvurusu yaptı. Son olarak da İzmir’in en eski sanayi kuruluşlarından, enerji sektörüne girme kararı alan Batıçim, yörede, 80 dönüm araziye termik santral yapmak için çalışma başlattı. Bunlara bir de 150 dönüm araziye kurulması planlanan onarım tersanesi projesi katıldı. ISKA Liman İşletmeleri ve Tersanecilik A.Ş., Çakmaklı Köyü girişinde, denize 350 metre cepheli, aynı anda 10 geminin bakım, onarımının yapılabileceği bir tersane için çeşitli bakanlıklardan izin aldı. Büyükşehir Belediyesi’nin, nazım imar planında bölgenin tersane bölgesi olarak belirtilmesini beklemeye başladı.

Fiyatlar dört kat yükseldi
Şirketlerin, yatırım için arazi arayışına başlaması, buradaki toprak sahipleri için adeta piyango oldu. Dönüm fiyatları bir anda dört kat arttı. Ortalama 25 bin YTL olan dönüm fiyatı, önce 50 bin YTL’ye çıktı. ENKA, dönümü 50 bin YTL’den liradan 65 parsel halindeki 300 dönüm araziyi satın aldı. Bu satıştan sonra dönüm fiyatı 80 bin YTL’ye çıktı. Bazı vatandaşlar, ellerindeki az miktarda arazi için dönüm başına 100 bin YTL istemeye başladı.
Çakmaklı Köyü Muhtarı Ahmet Kahraman, köylerinin Aliağa sanayi bölgesinin en uç noktasında bulunduğunu dile getirdi. Kahraman, ''Nemrut Körfezi’ndeki limanlar köye dayanıyor. Arkadaki sanayi tesisleri de yine köy sınırında. HABAŞ’tan sonra yer kalmadı. Bu kadar sanayi olunca herkes gözünü Çakmaklı’ya dikti. Satılmadık bir köy mezarlığı kaldı'' dedi. ENKA yetkililerin köyde toplantı yaptığını anlatan Kahraman, sözlerini şöyle tamamladı: ''Termik santralin son teknolojiyle yapılacağını, 2.5 milyar dolara mal olacağını ve çevreye zararı olmayacağını söylediler. Arazi sahipleriyle dönüm başına 50 bin YTL’ye anlaşıp, ihtiyaç duydukları kadar alanı satın aldılar. Burada yaklaşık 35 yıl önce MKE kurulurken kamulaştırma olmuştu. Köylülerin büyük çoğunluğu hala o dönemki paralarını alamadığı için, ‘yeni bir kamulaştırma olur’ korkusuyla toprağını sattı. Ben halkın oylarıyla geldim, onların dediğini yaparım. 1989’daki proje gerçekten çevreye zarar verecekti, karşı çıktık. Yarın ne olur bilemem?''

1989’da ne olmuştu?

Resmi Gazete’nin 25 Kasım 1989 tarihli nüshasında, Gencelli’de termik santral kurulmasına karar veren Bakanlar Kurulu kararının yayınlanmasının ardından, Türkiye’nin ilk organize çevre hareketi başlatılmıştı. Mayıs 1990’da, Konak Meydanı’ndan Gencelli’ye kadar oluşturulan 60 kilometrelik insan zinciri, en büyük çevre eylemi olarak tarihe geçti. Sonunda termik santral kararı iptal edildi.

Sembol isim konuştu

1990’lı yıllarda verilen mücadelenin öncülerinden, 22 Temmuz genel seçimlerinin bağımsız milletvekili adayı Bilge Contepe, İzmirlilerin yine kentine sahip çıkıp, bu çılgınlığa izin vermeyeceklerini söyledi. Küresel Eylem Grubu ile çalışmalara başladıklarını belirten Contepe, ''Şimdiki durum daha vahim. Kömürle çalışan santral, küresel ısınmayı ve iklim değişikliğini tetikler'' dedi.

‘Bunun adı hakaret’

Aliağa Yaşam Platformu Dönem Sözcüsü İbrahim Doğangül, 90’lı yıllarda denenmiş, tepkiler nedeniyle vazgeçilmiş bir işin yeniden gündeme getirilmesinin ‘hakaret gibi’ olduğunu ifade etti. Girişimin bugün de engelleneceğine inancının tam olduğunu söyleyen Doğangül, ''Ülkenin en büyük sorunlarından biri dışa bağımlı enerji iken ithal kömüre dayalı bir santralin kurulmasını kim savunabilir? Biz Aliağa’da 10 milyon ton cüruftan kurtulmanın yollarını ararken, yeni bir kirletici istemiyoruz'' diye konuştu.