Yalanlara kanmayın.

İran’la yaşanan doğalgaz sorunu sonrasında nükleer santral tartışmaları yeniden başladı.

Nükleer santrallar ve nükleer enerjiye ilişkin açıklama yapan Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP), nükleer enerjiye ilişkin yalanlara kanılmaması uyarısında bulundu.
Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nde dün basın açıklaması yapan TÜRÇEP Koordinatörü Tanay Sıdkı Uyar, Türkiye’ye yapılmak istenen nükleer santrallarla ilgili yapılan propagandanın gerçeği yansıtmadığını belirterek, yapılmak istenenin gelişmiş ülkelerde terk edilen nükleer santralların ve atıklarının Türkiye’ye taşınarak ülkemizin nükleer çöplük haline getirilmesi olduğunu ifade etti.

Uyar, Türkiye’nin ‘Küresel Nükleer Enerji Ortaklığı’ ve ‘Nükleer Enerjinin Barışçıl Kullanımı İkili Anlaşmaları’ gibi anlaşmalarla nükleer santral çöplüğüne dönüştürülmek istendiğine dikkat çekti. Endüstrileşmiş ülkelerin nükleer atıkların ve sökecekleri santralları Türkiye’de depolamak istediğini ifade eden Uyar, buna izin verilmemesi uyarısında bulundu. Uyar, bu ülkelerin amaçları gerçekleştirmek için çeşitli anlaşmaları ve Avrupa Birliği sürecini koz olarak kullandığını belirtti.
Nükleer enerji yalanları
Nükleer santralların enerji sorununu çözeceğine dair yapın propagandanın gerçeği yansıtmadığına dikkat çeken Uyar, santralların 2001 yılında dünyanın enerji ihtiyacının yalnızca yüzde 2.3’ünü karşıladığını, bu oranın basit tasarruflarla karşılanabileceğini belirtti.
Nükleer enerjinin iklim korumasına yardımcı olacağının söylenmesinin de bilimsel bir yanı olmadığını ifade eden Uyar, başlamış bir iklim değişikliğinin en az on yıl sonra kurulabilecek bir santralla durdurulmasının mümkün olmadığına dikkat çekti. Dünyada 460 nükleer santralın kurulu bulunduğunu ve 2050 yılına kadar gerekli olan enerjinin sadece yüzde 10’unun karşılanabilmesi için 1000 nükleer santrala ihtiyaç olduğunu kaydeden Uysal, bu kadar santralın dünyanın uranyum kaynaklarını 3 ile 8 yıl arasında tüketeceğini belirtti.
Nükleer santrallerin iş olanağı da sağlayamayacağını dile getiren Uyar, Almanya’da nükleer enerji santrallarında 30 bin kişinin istihdam edilmesi karşısında, yenilenebilir enerji merkezlerinde Türkiye’nin yarısı kadar üretim olmasına karşın 170 bin kişinin istihdam edildiğine dikkat çekti.
‘Santral atom bombası fabrikasıdır’
Avrupa’da reaktör kazası riskinin yüzde 16 olduğunu ifade eden Uyar, nükleer enerjinin atom bombası fabrikası gibi olduğunu kaydetti. Türkiye’ye kurulmak istenen nükleer santralların gelişmiş ülkelerde sökülen veya kurulmayan santrallar olduğunu ifade eden Uyar, “Bize nükleer santral kurmamızı söyleyen ABD, 1978’den beri santral kurmazken, Almanya ise 2013’e kadar bütün santralları kapatma kararı aldı. Enerji sorunu nükleer santrallar yoluyla değil, yenilenebilir enerji kaynakları olan güneş, rüzgar, su ve organik atıklar yoluyla çözülür” şeklinde konuştu. (İstanbul/EVRENSEL) 11.01.2007