Viyadüklerde hesap zamanı

Yargı kararlarına karşın Kordon’a otoyol yapımı için viyadük diken yöneticilerin, oluşan zararı karşılaması isteniyor

Viyadüklerde hesap zamanı

1999 yılında yapımına başlanan ve 75 milyon lira harcanan viyadüklerin yıkımı için de yaklaşık 5 milyon lira gerekiyor. Hukukçular, kamu zararının yanlışta ısrar edenlere rücu ettirilmesi gerektiğini belirtiyor.

OZAN YAYMAN

Kordon’dan otoyol geçirmeye yönelik girişimler, uzun yıllar önce yargıdan döndü. Mahkemelerin, tarihi SİT kapsamında yer alan Kordon'dan otoyol geçirilemeyeceği yönündeki kararları, içtihat oldu. Yargı kararlarına karşın Ankara’daki bazı bakanlık bürokratları, günün birinde Kordon’dan mutlaka otoyol geçirileceğini söylediler. Bu nedenle İzmirlilerin, Alsancak Limanı girişinden Kordon’a kadar uzanan viyadük ayaklarının yıkılması istemleri sürekli ertelendi. İzmir’i yönetenler ve burada yaşayanların ısrarı sonucu, Ankara geri atmak zorunda kaldı. Şimdi oluşan kamu zararının kimden ve ne şekilde tahsil edeceği gündemde.

 

YIKIMLAR BAŞLIYOR

 

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, son İzmir gezisinde, viyadük ayaklarının yıkılması yönünde adım atacaklarını bildirmişti. Toplam 48 viyadük ayağının yer aldığı Alsancak'ta, yıkım çalışmalarının, teknik işlemlerin ardından başlayacağı belirtildi. İnşaatına 1999 yılında başlanan ve yapımı için 75 milyon lira harcanan viyadüklerin yıkımı için de yaklaşık 5 milyon lira gerektiği vurgulanıyor.

10 Aralık 2003 tarihinde kabul edilen ve 24 Aralık 2003 günü yürürlüğe giren Kamu Malı Yönetimi ve Kontrol Yasası’na göre, oluşan 80 milyon liralık kamu zararının, dönemin konuyla ilgili sorumlu yöneticilerinin ödemesi gerekiyor. Dönemin Bayındırlık Bakanı ve müsteşarıyla Karayolları Genel Müdürü'nün, ortaya çıkan kamu zararının birinci derecede sorumlusu olduğu savlanıyor. Sorumlu yöneticilerin, tarihi SİT kapsamında olan bir alandan otoyol geçirme ısrarı sonucunda viyadükleri yaptırmaları ve mahkemenin yasadışı durumu tespitinin ardından gelen yıkım kararı sonrası, Maliye Bakanlığı’nın hakerete geçmesi isteniyor. Bakanlığın, ilgili yasaya göre, zarardan sorumlu olan yöneticiler hakkında asliye hukuk mahkemesinde dava açması gerektiği vurgulanıyor.

Yasa, kamu zararına neden olan kamu yöneticilerinin, belirlenen parayı ödemeleri yönünde kesinleşmiş hükme karşın, ödeme yapmamaları halinde Hazine avukatlarının devreye girmesini öngörüyor. Kamu zararının ödenmesi yönünde karar çıkması ve ödemenin yapılmaması halinde, Hazine avukatlarının ilgili kişiler hakkında her türlü icra takibini yapacakları yasayla güvence altına alınmış durumda.

Kordon’dan otoyol geçirilmesine karşı çıkan kesimde yer alan ve konuyla ilgili açılan davalara müdahil olan İzmir Barosu avukatlarından Noyan Özkan, “Mimarlar Odası ve İzmir Barosu, Kordon’dan otoyol geçirilmesiyle ilgili planlara itiraz ederek, dava açmıştı. Bu gelişmeye göre Bayındırlık Bakanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğü’ne, söz konusu otoyolun yapılmaması çağrısında bulunmuştuk” diye konuştu.

Özkan, Bayındırlık Bakanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğü’nün, otoyolun geçirileceği güzergah üzerindeki Cumhuriyet Meydanı ile Konak İskelesi arasının tarihi SİT kapsamında olduğunu bildiğini, buna karşın projede ısrar ettiğini söyleyerek, “Anılan yerde çıkmaz bir otoyol yapılacağı biliniyordu. Süreç içerisinde Cumhuriyet Meydanı ile Alsancak Limanı arası da tarihi SİT olarak tescillendi. Bu kararın iptali için açılan davalar reddedildi. Mimarlar Odası ve İzmir Barosu’nun açtığı davalar da kazanıldı ve kesinleşti” diye konuştu. Özkan, gündemdeki rücu konusuyla ilgili de şu bilgileri verdi:

“Bu konuda sorumlu olan dönemin Bayındırlık Bakanı, müsteşarı ve dönemin Karayolları Genel Müdürü’dür. Kamu Malı Yönetimi ve Kontrol Yasası’nın 71. maddesi uyarınca hazırlanan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik gereğince, Maliye Bakanlığı’nın, dönemin anılan yöneticileri hakkında, rücu istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açması gerekmektedir. Yasanın 19. ve 20. maddeleri uyarınca, 10 yıllık zaman aşımı süresi açılan davalarla kesilmiştir.”

 

KAMU ZARARI…

 

Sürecin en başından bu yana takipçisi olan Mimarlar Odası İzmir Şubesi adına açıklama yapan Başkan Hasan Topal da , “Kamu zararına neden olanlardan, zarar mutlaka tahsil edilmelidir. Böylelikle bundan sonraki süreçte, bu gibi olaylara kalkışmak isteyenlere, hukuk devleti ilkesi anımsatılmalıdır. Şimdi İzmirliler’e düşen görev, bakanın açıklamalarının takipçisi olmak ve viyadüklerin yıkımının gerçekleşmesini sağlamaktır” dedi.

Kaynak: Cumhuriyet Ege – 03.08.2010 {nomultithumb}