Çukur değil kördüğüm!

Çukur değil kördüğüm!

Geçenlerde Basmane'deki "Utanç Çukuru" için "Çözümsüzlük çözüm olamaz" diye yazmıştım.
Çözümsüzlükten söz eden eski başkan Yüksel Çakmur için de "Artık susmasını diliyorum. Çünkü bir İzmirli olarak o utanç çukurundan utanç duyuyorum" demiştim.
Yüksel Çakmur kocaman bir dosya koyuverdi önüme!
– Ahmet, İzmirli'nin malını kimseye peşkeş çektirmemekte kesin kararlıyım. Çözümsüzlüğü üreten de ben değilim. Ne olur inan bana.
Yanında avukatı ile çok değerli takım arkadaşları da vardı.
Hepsi tanıdıklarım ama, izninizle hiçbirinin adını vermeyeceğim.
– Sayın Yazıcıoğlu uzun uzun konuşmayacağım bu konuda. Al bu dosyayı incele ve dilediğini yaz. Çünkü ne ararsan var o dosyada.
İzmir Büyükşehir Belediye eski Başkanı Yüksel Çakmur ile dokuz arkadaşı, 5 Şubat 2008 tarihinde Başkan Aziz Kocaoğlu'na noter kanalıyla bir ihtarname çekmişler.
– Hatırlanacağı üzere müvekkillerim, son 14 yıllık dönemde İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimlerinin, İzmir halkının yararı ile çelişen karar ve uygulamaları aleyhine çeşitli alanlarda büyük hukuksal mücadeleler vermektedir.

HATIRLAMAKTA YARAR VAR
Şimdi eskilere gidelim.
Kültürpark-Fuar alanının büyütülmesi ve yapılaşma koşullarının belirlenmesi, Belediye Meclisi'nin 20.08.1991 tarihli kararıyla hükme bağlanmıştı. Yani eski garaj, kültürparka ilave edilmiş ve toplam alan; kültürpark ve rekreasyon alanı, fuar kompleksi, otel ve kongre merkezi olmak üzere üç bölgeye ayrılmıştı.
Nazım plan ve kararları ortada dururken, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi, çeşitli tarihlerde aldığı kararlarla Basmane'deki eski otobüs garajı yerini, Kültürpark-Fuar kompleksinden koparmıştı. "Dünya Ticaret Merkezi" uygulamasına imkan tanınmak üzere de nazım plan değişikliklerine gidilmişti.
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi bu amaçla 1995, 1999 ve 2003; Konak Belediye Meclisi ise 2000 ve 2003 tarihlerinde imar planı tadilatları yapmış, 29.08.2000 tarihinde de Konak Belediyesi 30 dönümlük o alana yapı ruhsatı vermişti.
Yüksel Çakmur ve arkadaşları, nazım imar planı değişikliklerinin iptali amacıyla çeşitli tarihlerde beş ayrı dava açmışlardı. Belediye kararları her defasında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı görülerek mahkemece iptal edilmişti.
Hukuka aykırılığı Danıştay da onaylamıştı.

BU UYARI ÖNEMLİ
– Belediyeye ait taşınmazın, kat karşılığı inşaat yapımı sözleşmesi ve buna dayalı kat irtifak hakkı tesisi işlemleri hukuka tamamen aykırıdır. Büyükşehir Belediye Başkanı derhal, taşınmazın kat karşılığı satışına ilişkin sözleşmenin ve tapu kaydının iptali davası açmalıdır.
Yüksel Çakmur, "Yargı kararlarının yerine getirilmesi açık bir Anayasa buyruğudur. Özellikle Anayasa'nın 132. maddesi hükmüne karşı çıkılamaz; aksine davranış Anayasa'yı ihlaldir" diyor ve ekliyor:
– Çağdaç devletin başta gelen niteliği, yönetenlerin iradelerinin değil, hukukun üstünlüğünün kabul edilmiş olmasıdır. Mahkeme kararlarının yerine getirilmesi, bir hukuk devletinde çok önemlidir. Kararın yerine getirilmemesi, kanuna aykırı davranıştan daha ağır bir kusur kabul edilmektedir.
Görünen o ki; Basmane'deki çukurun, TMSF tarafından satılması şimdilik önlenmiş olsa da, İzmir Büyükşehir Belediyesi-Güçbirliği-EGS üçlüsü o inşaatı kesinlikle gerçekleştiremeyecektir.
"Neden?" diye sormayın bana.

Yeni Asır / 26.02.2008 {nomultithumb}