Turgutlu halkı kobay mı?

Turgutlu halkı kobay mı?

Özer Akdemir{nomultithumb}

Çal Dağı’nda nikel madeni çıkarılmasına karşı çıkan vatandaşlar “Bizler kobay mıyız?” diye soruyor

Manisa’nın Turgutlu ilçesi yakınlarında bulunan Çal Dağı’nda nikel madeni işletilmesi ile ilgili Turgutlu’da gerçekleştirilen panel oldukça tartışmalı geçti. Panelde konuşmacı olanlar burada uygulanacak olan “yığın liçi tekniğinin” nikel madenciliğinde bir ilk olacağını ve sonuçlarının da ilk olarak burada test edileceğini dile getirirlerken, salonda bulunanlar “Bizler kobay mıyız?” diye tepki gösterdiler. Madene yönelik eleştirileri “Siyaset yapıyorsunuz” diye geçiştirmek isteyen madenci şirket Sardes’in Genel Müdürü Dr. Kemal Yıldırım’a yanıt, hiç beklemediği bir yerden geldi. 22. Dönem Manisa Milletvekili Hasan Özen, Yıldırım’a “Siz geçen yıl Ankara’da Sheraton Otel’de beni ve 10 kadar milletvekili arkadaşımı ‘ikna’ için ağırladığınızda siyaset yapmıyor muydunuz?” dedi.

Panel öncesi ikna gezisi
Turgutlu Ticaret Odası tarafından gerçekleştirilen “Çal Dağı’nda Nikel Madenciliği; Tehdit mi Fırsat mı?” konulu panel, Belediye Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Öğle saatlerinde gerçekleştirilen panel öncesi madenci şirketin, konuşmacı uzman ve bilim insanlarından bazılarına maden alanını “ikna” amaçlı gezdirdiği, panel sırasında yapılan konuşmalarda ortaya çıktı.

Panelde ilk konuşmayı yapan Sardes Genel Müdürü Kemal Yıldırım, ülke açısından madenciliğin bir seçenek değil gereklilik olduğunu ileri sürerek, Çal Dağı’nda yapacakları madencilik hakkında şirketin görüşlerini tekrarladı. Konuşmacılardan MTA görevlisi Veysel Özdemir, nikel madenciliği ve nikel elde etme yöntemleri hakkında bilgi verirken, Meteoroloji Mühendisi Rüştü Kırbaş, Turgutlu’nun uzun yıllar meteorolojik verileri hakkında elde edilen istatistikleri aktardı. Kırbaş’ın, maden yöresinde esen hakim rüzgarın güney karakterli olmasına rağmen kuzeyli rüzgarların da etkili olduğunu açıklaması, madenin yaratacağı kirliliğin yayılacağı alanlar konusunda dinleyenlere fikir verdi. Yard. Doç. Dr. Bülent Yağmur, madencilikte ortaya çıkan toprak, su ve hava kirliliğinin ekolojik dengeyi bozduğunu dile getirirken, Dr. Caner Zambak ise “Madencilik ve Çevre” konulu sunumunda, Çal Dağı’ndaki madencilikte çevrenin ve insanın etkilenmemesi için gereken önlemlerin alınmasının sıkı bir şekilde takibi gerektiğini belirtti. İTÜ Maden Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neşet Acarkan ise panel öncesi şirket yetkililerinin maden alanında kendilerine yaptırdığı gezideki gözlemlerini aktardı. Acarkan’ın, tesislerin gördüğü kadarıyla modern olduğunu, burada kullanılacak yöntemin dünyada ilk olacağı ve sonuçlarının ileride görüleceği yönündeki sözleri, salonu dolduran izleyiciler tarafından “Turgutlu halkı kobay mı?” sözleri ile protesto edildi. Acarkan, tepkiler üzerine madenin deprem, sıvı yönetimi ve diğer olası riskleri hakkında da açıklamalar yapmak durumunda kaldı.

1 milyon dolarlık kıyak!
Turgutlu belediye başkanı ve kaymakamının da baştan sona izlediği toplantıda, en çok alkışı ve desteği Jeoloji Yüksek Mühendisi Tahir Öngür aldı. Türkiye’nin bilinen tek nikel madeninin Çal Dağı’nda olduğuna dikkat çeken Öngür, ülkenin doğal sermayesi durumunda olan madenin bir İngiliz şirkete devredilerek yok edildiğini dile getirdi. Madeni işletecek şirketin Euro Nikel olduğunu ve Türkiye’de kurulan şirketlerin hiçbirisinin ana şirket olmadığını belirten Öngür, herhangi bir olumsuzlukta bu şirketlerin iflas göstermesi durumunda bunlar üzerinde hiçbir hakkın elde edilemeyeceğine vurgu yaptı. Madenin, daha proje aşamasında, devletten “teknoloji geliştirme” adı altında 1 milyon dolar tutarında para aldığını aktaran Öngür, “Zaten geliştirilmiş bir teknoloji için Eoropa Nikel’e 1 milyon dolar vererek kıyak geçen anlayışın, yarın madenin çalışması durumunda neler yapabileceğini varın siz düşünün. Bu zihniyet, çevre ve insan yaşamı açısından madeni denetleyebilir mi?” diye konuştu. Öngür, şirketin hesaplarında görülmeyen yıllık 27 bin ton kükürdün ne olacağına yanıt verilmeden bu projeye ÇED olumlu belgesinin verilemeyeceğini belirtirken, “Bu işletme Turgutlu için tehdit, uluslararası sermaye için fırsattır” diye konuştu.

Sheraton Otel siyaseti!
Panelin ikinci bölümüne Tahir Öngür’ün iddialarını “Siyaset yapıyor” diye geçiştirmeye çalışan şirketin genel müdürüne yanıt, hiç beklenmedik bir yerden geldi. 22. Dönem Milletvekili Hasan Özen, genel müdüre “Sizden önceki genel müdür, madene karşı olan ben ve 10 milletvekili arkadaşımı ikna için Ankara Sheraton Otel’de ağırlarken siyaset yapmıyor muydunuz?” dedi. Özen, şirketin geçmişte söylediklerinin hiçbirisinin bugünkü söylediklerini tutmadığını belirtti. Panel erken bitirildi. (Turgutlu/EVRENSEL)

Evrensel / 30.11.2007