Tek çıkış yolunuz var.. Halktan özür dileyin!

21.11.2007

{nomultithumb}

Tek çıkış yolunuz var.. Halktan özür dileyin!

Türkiye'nin, İzmir'in EXPO'yu kazanabilmesi için büyük çabalar harcanırken..
Devlet-hükümet-yerel yönetim-sivil örgütler-halk el ele verip kan ter içinde çalışırken..
Bir oyu lehimize çevirebilmek için binlerce kilometre yol katedilip, yabancılara diller dökülürken..
Ülkemize, bölgemize, kentimize, insanımıza fayda getirsin diye, dünyanın dört bir köşesinde tanıtımlar yapılırken..
İçimizden bir grubun kalkıp arkamızdan hançeri sokması, tabii ki affedilecek, hoşgörülecek, anlayışla karşılanacak bir hareket olamaz.
Hangi açıdan bakarsanız bakın, bu karanlık ruhlu davranışın haklı tarifini bulamazsınız.
Sözkonusu eylem, sadece "rakibimize hizmet" diye algılanabilir ki, onlar da zaten kendilerine sunulan bu fırsatı kesinlikle kaçırmazlar.
Her ne kadar, o malum köhnemiş engelci zihniyeti toplum olarak yakından tanısak da..
Bugüne kadar kente telafisi mümkün olmayacak boyutta zararlar verdilerse de..
Yine de yaptıkları son kötülük gibisi başımıza gelmemişti.
O nedenle, üzerlerine çektikleri şimşekler, toplumdan aldıkları tepkiler geçmişe göre çok daha sert, çok daha güçlü.
Bu ortamı haketmediklerini söyleyemeyiz.
Çünkü, böyle olmasını bizzat istediler.
Dolayısıyla da sonuçlarına katlanmayı da kabullenmeliler.
Ya da..
Bir yolları daha var.
Türk halkından özür dileyip, millete ve ülkeye karşı yaptıkları tarihi hatalarını yine kendi elleriyle düzeltmeliler.
Saygınlıklarını geri kazanamazlar, halkın öfkesini dindiremezler tabii ama, en azından vicdanlarını temizleme fırsatını kullanmış olurlar.
Yoksa..
Vicdan azabıyla yaşamak zordur!

 

 

Yabancılar kıymetini iyi biliyor.. Biz de bilelim
Bir il..
Avrupa'daki televizyon üretiminin yüzde 30'unu tek başına yapıyorsa..
AB'deki buzdolabı üretiminin yüzde 26'sını karşılıyorsa..
Türkiye'deki bisiklet üretiminin yüzde 35'ini gerçekleştiriyorsa..
Sanayi bölgesine 156 fabrika kuruyorsa..
27 bin kişiyi çalıştırıyorsa..
Kentteki her 10 kişiden birisine istihdam sağlıyorsa..
Kendi elektriğini doğalgazla üretiyorsa..
Güney Avrupa'da geleceğin kenti seçiliyorsa..
Avrupa'da maliyetler açısından en uygun yatırım kenti diye anılıyorsa..
Avrupa'nın en iyi ekonomik potansiyele sahip kenti unvanını kazanıyorsa..
Dünyada en iyi yatırım yapılacak 7 sanayi bölgesinden birine sahipse..
Artık bu noktada yapılacak tek hareket vardır:
Ayağa kalkılır ve o tabloyu yaratanlar gururla alkışlanır.
O halde..
Manisa'yı ve Manisa Organize Sanayi Bölgesi'ni vargücünüzle alkışlayın.
*
Bir serbest bölge..
Yılda 4 milyar dolardan fazla yıllık ticaret hacmi gerçekleştiriyorsa..
300 firmaya ev sahipliği yapıyorsa..
14 bin 500 kişiye iş imkanı sağlıyorsa..
Ülke ekonomisine büyük katkılar yapıyorsa..
İhracat için yatırım ve üretimi arttırıyorsa..
Yabancı sermaye ve teknoloji girişini hızlandırıyorsa..
Sadece kendi ülkesinde değil, dünyanın uç noktalarında bile ışık saçıyorsa..
Bugün dünyada 120'den fazla ülkede 3 bin serbest bölge varsa..
Ve bu 3 bin rakibi arasından fırlayıp, dünyanın en iyi 7 bölgesi içine giriyorsa..
Artık bu noktada yapılacak tek hareket vardır:
Ayağa kalkılır ve o tabloyu yaratanlar gururla alkışlanır.
O halde..
Ege Serbest Bölgesi'ni de coşkuyla alkışlayın.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Osman GENÇER