Tehdit güneye yöneldi

Balık çiftliklerinin konuşlanacağı yeni alan olarak belirlenen Urla’nın güneyine, kaldırabileceğinin çok üzerinde kapasite ayrıldı

Çevre ve Orman Bakanlığı'nın Ege Bölgesi'nde su ürünleri yetiştiriciliği yapılması için belirlediği dokuz alandan ikisi Urla Demircili Koyu'nda bulunuyor. Belirlenen kapasite, yıllık 50 bin ton.

 

YUSUF ÖZKAN – Cumhuriyet EGE – 04.07.2008{nomultithumb}

Taş ocakları, altın madenleri, termik santraller, “turizm yatırımı” adı altında gerçekleştirilen deniz dolguları gibi bir çok nedene bağlı çevresel kıyımların yaşandığı Ege Bölgesi, son yıllarda balık çiftliklerinin yarattığı tehditle de gündeme geliyor. Turizmcilerle çiftlik yatırımcılarını sık sık karşı karşıya getiren sorun, yurttaşların ve çevrecilerin yaptığı eylemlere, açılan davalara, hükümetten verilen sözlere karşın çözüme kavuşturulamıyor.

Son olarak Çevre ve Orman Bakanlığı'nın hazırladığı 1/100.000'lik planlarda, Urla'nın güney bölümüyle Bodrum'dan Didim'e dek uzanan kıyı kesiminde (Mandalya Körfezi) kapasite artışlı yeni çiftlik alanları belirlendi. Ancak duyarlı kesimler, bölgenin turizm ve çevre dokusunun zarar göreceğini vurgulayarak, yeniden mahkemelerin yolunu tutuyor.

Taş ocaklarına karşı yıllardır mücadele yürüten Urla köylüleri bugünlerde yönünü, bölgenin güneyindeki kıyı şeridinde konuşlandırılmak istenen balık çiftliklerine çevirdi. Çevre ve Orman Bakanlığı'nın Ege Bölgesi'nde su ürünleri yetiştiriciliği yapılması için belirlediği 9 alandan ikisinin bulunduğu Demircili Koyu'nda, geçen günlerde ÇED bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Barakuda ve Solakoğlu firmalarının projelerini tartışmak amacıyla yapılan toplantıda, planın ayrıntıları da netleşti. Buna göre Kokar Koyu'ndaki çiftliklerin de açık denizlere taşınması öngören plan uyarınca, tesislerin kıyıya en yakın uzaklıkları bin 190 metre olacak. Yatırım için başvuran Barakuda ve Solakoğlu şirketlerinden her biri yıllık 2 bin 500 ton çipura ve levrek üretimi hedefliyor. Ancak planda bölge kapasitesinin, yıllık 50 bin ton üretime uygun olduğu belirtiliyor. Yurttaşlar ve uzmanlar, bu denli büyük kapasitelerin çevreyi etkilemesinden duydukları endişeyi sık sık dile getiriyor.

Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, bakanlık planlarını masaya yatırma kararı aldı. Odanın önümüzdeki günlerde konuyu tartışacağı ve gerekirse yargı süreci başlatacağı öğrenildi.

Yağcılar Köyü Muhtarı Çetin Balkan da, Altınköy Sitesi'nde yaşayan yüzlerce kişinin ayaklandığını ve eyleme geçme hazırlığında olduğunu söyledi. Balkan, “Yurttaşlar birkaç gün içinde yeniden toplanacak. Altınköy Sitesi'nin bulunduğu bölgenin sahil kesimi, özellikle günübirlik turizmin önemli merkezlerinden. Yaz aylarında yüzlerce İzmirli burayı doğal güzelliği için, dinlenme amacıyla tercih ediyor. Çiftliklerin yaratacağı kirliliğin doğal dokuyu tehdit etmesinden endişe duyuyoruz” dedi.

Demircili Köyü Muhtarı İbrahim Direk de, Kokar Koyu'ndaki çiftliklerin açığa taşınma girişimini olumlu bulmasına karşın, yurttaşların endişelerine de tanık olduğunu söyledi.

 

MANDALYA AYAKTA

 

Bakanlığın 1/100.000'lik planları Bodrum'dan Didim'e dek uzanan Mandalya Körfezi'ndeki yurttaşları da sokaklara döktü. Muğla ve Aydın il sınırlarında bulunan 126 balık çiftliğinin 6 ay içinde taşınmalarının istendiği yeni yerlerin, yoğunluk artışını kaldıramayacağı belirtildi.

Planların yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle dava açan Bodrum Yurttaş İnisiyatifi Sözcüsü Ayhan Karahan, “Gündoğan’dan başlayarak, Göl-Türkbükü, Torba, Güvercinlik, Tuzla ve Güllük'ten Didim’e dek uzanan bölgeyi balık üretim alanı ilan etmişler. Daha önce 500 bin metrekarelik alanda bu üretimi yaptırırlarken, şimdi 10 milyon metrekarelik alanı sunuyorlar. Yani Mandalya Körfezi eski yoğunluğu kaldıramazken ve bunun sonucunda 3 milyon balık ölürken, şimdi bunun 20 katı bir yoğunluk yaratmanın planıdır yaptıkları. Bu 1/100.000'lik plan, birilerine 1’e 100.000 kazandırmanın planıdır” diye konuştu.

Demircili sahilinde balık çiftlikleri için yürütülen çalışmalar son aşamada. (Fotoğraf: EMRE DÖKER)