İşte Efemçukuru gerçeği…

Birol KESKİN

İşte Efemçukuru gerçeği…

Efemçukuru köyüne ister Güzelbahçe'den isterseniz de Menderes'ten gidebilirsiniz. Yolu asfalt ve doğal güzellikler içinde.
Her yıl bağbozumuna gitmeye çalışırım, vakit yaratırım. Geçen yıl gittim ve hem üzüm hem de pekmez aldım. Toprak üzerinde yatık olarak yetişen dünyanın ender üzümlerinde olan Efemçukuru üzümleri yurt dışına ihraç ediliyor. Geçen yılki bağbozumu şenliklerini İzmir Büyükşehir Belediyesi organize etti. Başkan Aziz Kocaoğlu köylülere büyük destek verdi.
Efemçukuru köyü Yunan ordularının İzmir'e girdiğinde işgal edemediği ender köylerden biri. İşgalcilere karşı köyün gençleri dağa çıkarak çete savaşı veriyorlar ve Yunan orduları köyü işgal edemiyor.
Efemçukuru köylüleri böylelikle YURT SAVUNMASI görevlerini başarıyla yerine getirip kendilerini kanıtlıyorlar.
Tarihin hicranına bakın ki bugün köylülerin toprakları Yurt Savunması gerekçesiyle ellerinden alınıyor.
Efemçukuru köyünde zengin altın maden yatakları bulunuyor. Şu anda sadece bir yatakta 35 ton civarında altın bulunuyor. Toplam rezerv bunun çok çok üstünde.

Altın madeninin bir kısmı Orman içinde, bir kısmı ise köylülerin özel mülkiyetinde kalıyor. Köylü tarımla uğraşıyor ve geçimini tarımla elde ediyor. Yıllar önce konuyu medyaya ilk taşıyan gazeteci olarak köylülerle yaptığım röportajda maden şirketi Tüprag'ın arazilerini almak istediğini söylemişlerdi bana. Ben de 'İyi para veriyorlar mı, satacak mısınız?' diye sorduğumda; 'Satımdan aldığımızda para hemen biter, ama bu topraklar atalarımızı geçindirdi, şimdi bizi geçindiriyor, gelecekte de torunlarımızı geçindirecek" dediler.
Köylülerin maden şirketine satmadığı topraklar şimdi devlet eliyle kamulaştırıldı. Aslında bir özelleştirme niteliğindeki kamulaştırma kararına gerekçe olarak YURT SAVUNMASI gösterildi ve şu ifadelere yer verildi:

"Tüprag Metal uhdesindeki İR:5419 sayılı maden sahasında bulunan ve ekli listede ada ve parsel numaraları belirtilen alanların, anılan şirket tarafından üretim faaliyetlerinde bulunulması, tesis kurulması ve sağlık koruma bandı oluşturulması amacıyla 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27'nci maddesine göre, Bakanlar Kurulu'nca 10 Aralık 2007 tarihinde kararlaştırılmıştır."

Kışladağ Altın Madenini işleten Tüprag'ın ana şirketi Kanada kökenli Eldorado Gold'un Başkanı Paul N.Wright, Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen'e 8 Kasım 2007 tarihli bir mektup yazıyor ve randevu istiyor. Ve bir ay sonra da bakanlar kurulundan kamulaştırma kararı çıkıyor. İlginç, değil mi?
Sevgili okurlar, şimdi size altın uğruna yapılan doğa katliamının, pardon klişe bir deyim oldu bu söz, tırnak içinde 'Yurt savunması'nın fotoğraflarını sunuyorum.
Söyler misiniz Allahaşkına, bir orman balta ile yerle yeksan ediliyor ve bunun adına yurt savunması deniliyor.
İnanılır gibi değil. Bu fotoğraflar Türk basınında ilk kez HaberEkspres'te yayınlanıyor. Bu gazeteyi saklayın, arşivinize alın.
Şimdi altıncılar, siyanürcüler Kazdağı'nı yok ettikleri gibi hemen savunmaya geçip kesilen ormanın madenle ilişkisi yok diyebilirler. Ama köylüler öyle demiyor. Yarın bir gün orman vasfını yitirdi diye buraların da madencilere verileceğini söylüyorlar. Yarın burası da madenciye verildiğinde 'Burada orman yok, kıraç yer, çevre sorunu yok' diye köylünün karşısında çıkacaklar.
Demek ki Uluslar arası Siyanürcüler Kazdağı'ndan ders çıkarmışlar ama yanlış ders almışlar.
Şimdi gazeteci olarak soruyorum; Bu orman neden katlediliyor? Hem de Efemçukuru'nda. Neyin hazırlığı yapılıyor?
Efemçukuru'ndaki altın madeni çıkarılmasına en çok karşı çıkması gerekenler aslında İzmirliler. İzmir'in içme suyu havzasında yer alıyor burası. Hatta en çok karşı çıkması gereken kişi Aziz Kocaoğlu'dur.
Aziz Kocaoğlu'na buradan çağrıda bulunuyorum, hukuken taraf olarak derhal Efemçukuru'ndaki Kamulaştırma kararına ve diğer madencilik ruhsatlarına karşı dava açmalıdır. İzsu'nun hukuken buna hakkı var çünkü.
Sözümü Kızılderililerin özlü deyişleri ile bitiriyorum: "Son ağaç kesildiğinde, son nehir kirlendiğinde ve son balık öldüğünde, o zaman paranın yenmeyeceğini anlayacaksınız."

Haber Ekspres / 11.01.2008