Sus, kimseler duymasın!..

Sus, kimseler duymasın!..

Özer Akdemir Özer Akdemir

Büyükşehir Belediyesi, altın madeniyle ilgili sessizliğini korurken, Efemçukuru’nda ağaç katliamı sürüyor

İzmir’in gelecekteki içme suyu için yaşamsal önem taşıyan Çamlı Barajı’nın yapımı, Efemçukuru köyünde işletilmek istenen altın madenciliğine kurban gitmiş gibi görünürken, barajın yapımı konusunda daha düne kadar son derece kararlı olduğunu her fırsatta yineleyen Büyükşehir Belediyesi’nin ağzını bıçak açmıyor.
Efemçukuru’ndaki 35 parsel arazinin Bakanlar Kurulu tarafından “acele kamulaştırılması” sonrası Çamlı Barajı tartışmalarının kamuoyunda yer bulmasının ardından Büyükşehir’in tavrı merakla beklenirken, sorulan sorulara belediyeden “Başkan açıklama yapacak” yanıtının dışında bir açıklama gelmemişti. Büyükşehir’den beklenen açıklama önceki gün geldi ama, son günlerin en çok tartışılan konusu Çamlı Barajı’nın adının dahi anılmadığı bir açıklama oldu bu. “İzmir’in suyu işte böyle korunuyor” başlıklı açıklamada; İZSU Genel Müdürlüğü’nün Tahtalı Barajı’nın ve İzmir’in havasının temiz tutulabilmesi için 526 hektar alanın kamulaştırarak ağaçlandırıldığı, 42 hektar alanın da önümüzdeki günlerde kamulaştırılacağı dile getirildi. Açıklamanın “Barajı koruyacağız” alt başlıklı bölümünde, esas korunması gereken Çamlı Barajı’ndan hiç bahsedilmezken Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu’nun, Tahtalı Barajı ile ilgili şu sözlerine yer verildi: “Kente daha uzun yıllar su sağlanması için her türlü kirlenmeye ve dış etkenlere karşı Tahtalı Havzası’nı ve barajı korumak zorundayız. Havzanın sorunlarını çözmek ve İzmir’in suyunu korumak, öncelikli görevlerimizin başındadır. Bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”
Katliam mı “gençleştirme” mi?
Büyükşehir’den bu açıklamalar yapılırken, Konak ilçesi sınırları içerisinde bulunan Kavacık köyünde ve Tahtalı Barajı’na yakınlığı bilinen, Çamlı Barajı’nın koruma alanı içerisinde kalan Efemçukuru köyünde tam bir ağaç katliamı denilecek görüntüler yaşanıyor. Kavacık köyünde 16 bin 622 kızılçam ağacı Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri tarafından kesilirken, Efemçukuru köyü yakınlarındaki ormanda da binlerce ağaç kesimi yapıldı ve kesimler hâlâ sürüyor. Köylüler ağaç kesimlerini “tabiat katliamı” olarak nitelerken, Orman Genel Müdürlüğü ise kesilen ağaçların ömrünü dolduran ağaçlar olduğunu ve kesim sahalarında gençleştirme yapılacağını ileri sürüyor.
Kavacık Köyü Muhtarı Ayhan Kaya, kesim yapılan arazinin 1. derece doğal SİT alanı özelliği taşıdığına dikkat çekerken, köylülere yerden dal toplamayı dahi yasaklayan devletin binlerce ağacı kesmesine bir anlam veremediklerini belirtiyor.
Efemçukuru Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Fikret Bay da üç yıldır bölgede ağaç kesiminin yapıldığını belirterek, kesilen ağaçların yerine yenilerinin dikimi ile ilgili şu ana kadar herhangi bir çalışmanın yapılmadığını söyledi. Bay “Ağaçların yaşlı olduğu doğru değil” dedi. Bay, ağaç kesiminin köylerinin sınırları içerisinde yapılmak istenen altın madenciliği ile ilgili olabileceğini; kendilerinde, madencilik sırasında yaşanacak olan ağaç kıyımlarının, daha önceden yapılan böylesi kesimlerle gizlenmeye çalışıldığı kanısının oluştuğunu belirtti. Orman Bölge Müdürü İbrahim Çiftçi ise ağaç kesimlerinin katliam değil, “gençleştirme” için yapıldığını, ekonomik ömrünü dolduran 60 yaşını geçkin ağaçların kesildiğini ileri sürdü. Tüm bunlar yaşanırken, Efemçuru köyü yakınlarında 4 yıl önce objektifimize takılan görüntü ile aynı karenin bugünkü içler acısı hali, söze gerek bırakmıyor. (İzmir/EVRENSEL)

Evrensel / 10.01.2008