SULU BİR GÜN!

SULU BİR GÜN!
30 Nisan 2007 Pazartesi 14:04
Şule Kükrer Akün 

Salı günleri bizim evin bakım, onarım, temizlik günü, esisatçı banyo da, bulaşık makinesi servisi yolda, bahçıvan bahçede ki çiçekleri suluyor, daha otlar yıkanacak, terasın minderleri yıkanacak, kedi köpek malum, mutfakta musluğu ben açıyorum, Sedef kapatıyor, Sedef açıyor ben kapatıyorum…

Anlayacağınız bol sulu bir gün yaşıyoruz.

Birden eşimin bu güne kadar duyduğum en otoriter sesiyle, otomatikman elim musluğu sonuna kadar sıktı. "…suları dikkatli kullanın, su kesik depoda ki suyu kullanıyoruz!" Aynı günün akşamüzeri, yürüyüş yaparken çilek almak istediğimiz manav, "Mumcular barajında su yok, yağmur yağmadı Bodruma da su gelmiyormuş, ovaya bile yetecek su yok!" diyor. Manavdan al haberi !

Ertesi gün, Mazlum Bey yerel TV de su kesintisini açıklıyor; "yazı geçirebilmek için bölgesel kesintilerinin devam edeceğini ve Mumcular Barajı devreye girdiğinde kısmen rahatlama olacağını" söylüyor. Başka bir habere göre de, önümüzde ki sezon için Bodrum belediyesi tarafından alternatif kaynak arayışları sürdürülüyor.

Eh malum bu kış hiç yağmur yağmadı.

Birleşmiş Milletler tarafından 2007 yılı "su kıtlığı ile mücadele" yılı olarak ilan edildi.

Sizce neden? Bu günlerde ki en popüler mesele "küresel ısınma….."

Su kaynaklı yoksulluk, su yönetimi ve su dağıtım politikaları bu günlerin yükselen araştırma ve çalışma konuları. Bakın Şehir Plancıları Odası Merkezi, "Su Komisyonu" ile ilgili yaptığı çalışmalarda 3 noktanın altını çiziyor,

Birincisi; kıtlık ile mücadele de var olan kaynakların doğru yönetilmesi ve var olan su kaynağının verimli kullanılabilmesi

Bununla ilgili çok da çarpıcı bir örnek vermişler;

Ankara Büyük Şehir Belediyesinin 2005 yılında ki su gereksinimi 420 milyon m3, buna karşılık Ankara da ki fatura edilmeyen kayıp kaçaklar yılda 126 milyon m3 tür. Ankara'nın su ihtiyacını karşılayan ana kaynaklardan biri olan Çamlı dere Barajını beslemek için yapılmakta olan Işıklı Barajının su depolama hacmi ise 75milyon m3. Yani kaçak ya da kayıp su miktarının 1,5 katı.

Peki ya Bodrum da durum nedir?

Elimde, verileri kısmen güncel,  2005 yılında hazırlanmış bir rapor var; *"Bodrum Yarımadası Final Fizibilite Raporu" (burada raporun detayına girmek istemiyorum) bu rapora göre; Yarımadanın 11 belediyesinin de kuyu ve depo çıkışlarında sayaç olmadığından dolayı üretilen su ve kayıp- kaçak miktarı tespit edilememektedir. Yarımada Belediyelerinden Ortakent ve Konacık belediyeleri hariç hepsinin şebeke hatlarının çok eski olmasından kaynaklı su kaçaklarının olduğu kuşkusuzdur. Eğer sizde daha yeni bilgiler varsa lütfen bana ulaştırın.

Uzmanlara göre, su kıtlığı ile mücadele de ikinci adım ,

suyun farklı amaçlar için kullanılmasında, önceliklerin belirlenmesi olmalıdır. Bunun için ülke genelinde sektörler arası su paylaşım stratejisinin olması gereklidir. Özellikle Türkiye gibi ülke coğrafyasında su kaynaklarının dengesiz dağılımı, bu stratejiyi gerekli kılmaktadır.

İşte geldik yine sektörel ve stratejik planlamanın gerekliliğine,

Burada durup rahat bir nefes almak istiyorum. Vizyon 2023 toplantısını izlediniz….Turizm Bakanlığının 2023 yılı için yaptığı bir Turizm Stratejileri Planı var, bu toplantıda Şenol Bey bu rapordan söz etti. Her ne kadar Bodrumu orada tanımlanan "Turizm ve Koruma Bölgeleri" arasında göremesek de Turizm Stratejileri belirlenirken, susuz yarımadamız için bir strateji belirlenmiştir, hatta sektörler arası su paylaşım planlaması da dört gözle beklediğimiz sektörel planlama ile birlikte geliyordur diye umuyorum.  

Su kıtlığı ile mücadelede üçüncü adım; suyun değeri konusunda bilincin arttırılması,

Bütün bunlara değinmemin nedeni şu, SU ya erişebilmek, ödenebilir bir kamu hizmetidir, adil dağıtılmalıdır. Bütün bunlar gösteriyor ki Yarımadaya suyu alternatif kaynaklarla getirmek yetmiyor, Su Kaynakları Yönetimi organizasyonu gerekiyor.( zaten adı geçen raporda da önerilmiş)

Yani hem yarımadaya her geleni buyur etmek (sektörel bazda ve konut olarak) hem de, "bu sene yağmur yağmad,ı yazın yine su sıkıntısı olacak, seneye yağış oranı artarsa, kuyular dolarsa, inşallah su sıkıntımız biter!" artık geçerli bir yaklaşım değildir.

 Şu anda beni okurken içinizden "ne yapabiliriz diye geçiriyorsanız?"

Eğer sade vatandaşsanız önce bir nefes alın ve etrafınızı dinleyin, damlayan musluğunuz var mı? Su sızdıran sifonunuz? Hemen tesisatçınızı çağırın önce elimizdekine sahip çıkalım. Her saniye bir damla damlayan musluk, yılda 1 ton su harcıyormuş.

Eğer bir tesisatçı iseniz, müşterilerinizi, sifona plastik bir şişe yerleştirmeniz için ikna edin. 1,5 litrelik bir pet şişeyi su ile doldurarak sifonun içine yerleştirin. Sadece bu basit önlemle bile yılda 2 ton su kurtarabilirsiniz.

Eğer bir site yöneticisi iseniz kendi sitenizdeki tesisatı ve su saatlerinizi kontrol ederek su kaçaklarınızı tespit edin ve tesisatları yenilmek için üyelerinizi zorlayın. İnanın ki su kaçağından dolayı boşa harcadığınız parayı yerine koyabilirsiniz ama kaybettiğimiz suyu yerine koyamayabiliriz.

Küresel Isınma ile ilgili gündelik hayatımızda en pratik neler yapabileceğimizle ilgili detaylar için genç arkadaşlarımızın yaptığı bir çalışmaya http://www.bodrumrtc.blogspot.com/ adresinde göz atabilirsiniz .

Beni okuyan bir Belediye Başkanı ya da Belediye görevlisi iseniz, lütfen sisteminizdeki su kaçaklarını önce tespit edin sonra da eskimiş şebeke sisteminizi yenileyin. Ankara örneğinde ki gibi, su kaçaklarını önlersek bazen yeni bir baraj yapmaya gerek kalmayabilir.
Ha birde belediye sınırları arazi kullanımlarınızın planlaması ile (Konut Alanları, Ticaret Alanları, Turizm Alanları ) gibi nasıl ilgileniyorsanız SU PLANLAMASI ve YÖNETİMİ ile de ilgilenin çünkü alternatif bir kaynaktan su getirebilseniz bile artık suyu da yönetmeniz ve sektörler arası dağıtımını ve değerlendirmesini yapmanız gerekiyor. Yani Su Kullanımını da Planlamanız gerekiyor ve korkarım bunu sizin için başka birisi değil (Turizm Bakanlığı gibi) yine 11 kardeş birlikte, Belediyeler Birliğinin çatısı altında yapmalısınız.

Haydi gelecek nesiller için muslukları bir kez daha sıkalım.

İYİ HAFTALAR!

* 2005 yılında DSİ tarafından "Bodrum İçme ve Kullanma Suyu Projesi" için hazırlatılmış Bodrum Yarımadası Final Fizibilite Raporu