Suda samimiyet tartışması

İzmir Tabip Odası ve Çevre Mühendisleri Odası’ndan İzmir suyuna ilişkin açıklama yapıldı.
İzmir Tabip Odası ve Çevre Mühendisleri Odası’ndan İzmir suyuna ilişkin açıklama yapıldı. Basın toplantısında konuşan İzmir Tabip Odası Başkanı Suat Kaptaner, İzmir’in içme suyu sorunu ile ilgili açıklama yapmanın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e düşemeyeceğine dikkat çekerek, bu konu ile ilgili bir sorun varsa İl Sağlık müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı’nın gerekli açıklamaları yapabileceğini belirtti. Kaptaner, halkı paniğe sevk edebilecek bu açıklamaların suç teşkil ettiğini dile getirdi. Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Halil Gezer ise su tartışmalarının politikanın çirkin amaçlarına alet edildiğini söyledi. Gezer, sudaki arsenik parametresinin 50 mikrogramdan 10 mikro grama iniş sürecinde gerekli önlemlerini alınmadığını aktardı.

Suya kirli siyaset bulaştı
Basın toplantısına konuşan E.Ü. Halk sağlığı Anabilim dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Osman Karababa, “öncelikle kirletelim sonra temizleriz” mantığını konuyu bugünkü noktaya getirdiğini söyledi. Hükümetin İzmir’in içme suyu konusunda ne kadar samimi olduğunun tartışılabileceğine dikkat çeken Karababa, “Bizler bilim insanları olarak 2004 yılında Bergama’daki altın madeninin çevresinde yaptığımız analizlerde sulardaki arsenik oranının normalin 20 kat fazlası olduğunu tespit etmiş ve açıklamıştık. Yetkililer o zaman neden seslerini çıkarmadılar. İzmir’in içme suyunu düşünen zihniyet, kentin tek temiz yüzey su kaynağı olabilecek olan Çamlı Barajı’nı bölgede altın madeni işletilebilmesi için neden engellediler? Yıllardır dikkat çektiğimiz Gediz’deki kirliliği önleme noktasında neden bir çaba içerisinde olmadılar” diye konuştu. Karababa, İzmir’deki kanser oranındaki yüksekliğin kanser kayıt sisteminin ülke geneline göre daha iyi olmasından kaynaklandığına vurgu yaparak, arseniğe bağlı bir kanser artışından söz edebilmek için yeterli zamanın geçmediğini söyledi. Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu üyesi Öztan Küçük de su tartışmalarına siyaset bulaştırıldığını aktararak, özellikle Efemçukuru altın madeni ve Çamlı barajı konusunun hükümetin İzmir’in suyu noktasında samimiyeti konusunda bir turnusol kağıdı görevi gördüğünü söyledi. Küçük, kente temiz su sağlama ile ilgili ortaya ciddi bir projenin de konmadığına dikkat çekti. (İzmir/EVRENSEL)

Evrensel – 23.08.2008