Sualtında hareket var

Gökçeada'daki sualtı parkı koruma altına alınınca canlı sayısı da arttı

**Gökçeada'da nesli tükenmekte olan canlılara ev sahipliği yapan Türkiye'nin ilk sualtı parkındaki koruma önlemleri hedefine ulaştı.

GÜRSU KUNT

ANTALYA – Gökçeada'da kurulan Türkiye'nin ilk sualtı parkında 1999'dan bu yana canlı türlerinin sayısı arttı, tehlike altındaki türler yaşam alanına kavuşturuldu. Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Bayram Öztürk , bölgede daha önce 60 kadar olan balık türü sayısının 100'lere ulaştığını söyledi.

Gökçeada'daki 3 millik koruma altındaki alanda girişlere kontrol getirildi ve avlanmak yasaklandı. Gökçeada'nın, nesli tükenmekte olan canlılara ev sahipliği yaptığını ve biyolojik çeşitlilik açısından da zengin olduğunu vurgulayan Öztürk, "Nesli tehlike altında olan deniz çayırları, böcek, akdenizfoku, piha, İspermeçet balinası ve deniz kaplumbağaları burada yaşam alanı buluyor ve baskı altında olan popülasyonları artırıyor" dedi.

 

YUMURTLAMA ALANI

Gökçeada'nın sualtı parkı seçilmesinde, alanın doğal zenginliklerinin bozulmaması ve tür çeşidinin fazlalığının etkili olduğunu ifade eden Öztürk, "Burası birçok su canlısı için önemli yumurtlama alanı. Pek çoğunun da göç yolu üzerinde. Gökçeada'nın çevresinde farklı derinliklerde ve karada arkeolojik kalıntılar var. Ege adaları arasında en büyük olanı. Ege adalarının biyolojik çeşitliliğinin korunması da bizim önceliklerimiz arasında" diye konuştu.

Öztürk, alanın araştırma ve eğitim çalışmaları için doğru adres olduğunu belirterek Gökçeada sualtı parkı ile deniz ve çevre bilincinin geliştirildiğini söyledi.

Üç tarafı denizlerle çevrili ülkede, yalnızca Gökçeada'daki belli bir alanın sualtı parkı olmasının yetersiz olduğunu belirten Öztürk, denizlerde daha çok korunmuş alana ihtiyaç duyulduğunu anlattı.

Cumhuriyet – 18.05.2007