Sağlıklı kent

Yazarlar / Cengiz Türksoy

Sağlıklı kent

cengiz.turksoy@aksam.com.tr

 


Sağlık ve yaşam birbirini tamamlayan iki kavramdır. O nedenle olsa gerek eskiler, "önce sağlık" demişler ve bu özlü sözle sağlığın her şeyin başında geldiğini vurgulamışlardır. Yine çok bilinen bir başka söz vardır; "Sevmekle başlar her şey" denir. Bu üç kavramı yaşadığımız kent özelinde bir araya getirdiğimizde şöyle bir öngörüde bulunabiliriz: Sağlıklı bir kentte sevgi dolu bir yaşamın tadına doyum olmaz.

Sağlıklı kent ne demektir? Yerinde, yeterli ve iyi işleyen sağlık sisteminin bulunduğu her yerleşme "sağlıklı kent" olarak nitelenebilir mi? Kuşkusuz hayır… Burada sözü edilen sağlıklılık çok daha geniş anlamda kullanılan bir kavramdır. Sağlıklı kent, orada yaşayanlara, fiziksel yapılanmadan sosyal hizmetlere, teknik altyapıdan iktisadi yaşama, estetik duygulardan kültürel değerlere değin yaşamın her alanında her türden kolaylığı ve olanağı sağlayan ve sunan yerleşmedir. O yerleşmede yaşam günü kurtarma anlayışıyla biçimlenmez, geleceğin bugünden kurulmakta olduğu bilinciyle davranılır. Kentliler ve kenti yönetenler arasında bu konuda sarsılmaz bir uzlaşma vardır. Kente ilişkin her yatırım, her karar, her işlem bu çerçevede değerlendirilir ve irdelenir. Sağlıklı kentte yalnızca bugünün gereksinimlerinin karşılanmasıyla yetinilmez, yarına, yarının kuşaklarına nasıl bir çevre bırakılacağı sorusu bugünün yatırımlarına yön verir. Buna da planlı kentleşme adı verilir.

Öte yandan, sağlıklı kent, ülke genelindeki sağlıklı kentleşmenin ürünü olarak ortaya çıkar. Merkezi yönetimin kolayca değişmeyen ve değiştirilmeyen sağlıklı kentleşme politikalarının ülkenin her yanındaki kentlerin biçimlenişinde derin etkileri vardır. Hemen her alanda olduğu gibi, kentleşme konusunda da sık sık değiştirilen politikalar ya da politikasızlık kentlerin sağlığını doğrudan etkiler. Bölgeler arasındaki adaletsizlik ve gelişme farklılığı; toplumsal sınıflar arasındaki derin gelir farklılıkları olan; iktisadi sektörler arasında yeterince sermaye aktarımı yapılamayan ve bu tür sorunları uzun zamandır yaşayan hiçbir ülkede sağlıklı kentleşmeden söz edilemez. Çünkü sağlıklı kentleşme için öncelikle bu tür sorunların köktenci çözümlerini hedefleyen politikaların geliştirilmesi gerekir.

Sağlıklı kentleşme, üretilen ve titizlikle uygulanan bu tür politikaların türevi olarak ortaya çıkar. Sağlıksız kentleşme ise politikasızlığın türevidir ve "sahte kentleşme" olarak adlandırılır. Sahte kentleşme -yani hızla kalabalıklaşan ama nüfusunun çoğunluğunu kentlileşememiş insanların oluşturduğu kentlerin ortaya çıktığı süreç- sağlıklı kentler oluşturmanın önündeki en büyük engeldir. Bu tür kentlerde günü kurtarmaya yönelik ya da günlük sorunları çözmeye yönelik çabalar öylesine yoğunlaşır ki, geleceğe aktarılmaya değer varlıklar üretilmesi neredeyse olanaksızlaşır. Türkiye?mizde yaklaşık 60 yıldır yaşanan bu süreç içinde bulunduğumuz sorun yumağı kentleri yaratmıştır. Her sorun gibi bunun da çözümü vardır ve çözüm için hiçbir zaman geç değildir. Çözüme yönelik olarak bugün atılacak ilk adım sağlıklı kentler yaratmaya doğru alacağımız yolu bugünden kısaltmaya başlayabilir.

Akşam / 25.12.2007