‘Sakin şehir’ olmak için yarışıyorlar

Dünyada ''sessiz devrim'' olarak nitelendirilen ve yerel özelliklerin korunmasını amaçlayan ''Cittaslow Ağı''na üye olarak ''Sakin Şehir'' unvanını alan İzmir'in Seferihisar ilçesini başka ilçelerin takip ettiği bildirildi.

 

Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, yaptığı açıklamada, dünyada insanlar, kentler ve ülkeler arasında rekabet olduğunu, rekabetin özünde de malını, hizmetini daha iyi satmanın ve yaşam standardını yükseltmenin yattığını belirtti.

''Cittaslow'' kelimesinin sakin şehir anlamında kullanıldığını ve ''Cittaslow Ağı''nın da ''küreselleşmenin şehirlerin dokusunu, sakinlerini ve yaşam tarzını standartlaştırmasını ve yerel özelliklerini ortadan kaldırmasını engellemek için kurulan bir kentler birliği'' olduğunu kaydeden Soyer, bugün dünyanın sürdürülemez kentlerin olduğu bir yer haline geldiğini, alternatif yaşam alanları arayışının ortaya çıktığını söyledi.

 

Esas amacın şehrin dokusunun, renginin, müziğinin ve hikayesinin uyum içinde, şehir sakinlerinin ve ziyaret edenlerin zevk alabilecekleri bir hızda yaşanması olduğunu anlatan Tunç Soyer, Seferihisar için Cittaslow'un çok doğru bir proje olduğunu dile getirdi.

TURİSTİK FAYDASI DA VAR

Uluslararası Cittaslow Ağı'nın Türkiye'deki ilk ve tek üyesi oldukları için bundan sonra üye olacakların başkenti sayıldıklarını da kaydeden Tunç Soyer, ''Bu unvan sadece Seferihisar için değil tüm Türkiye için çok anlamlı bir yerel kalkınma modeli aslında. Biz uygulayıcısı olmaya çalışıyoruz. Bizden sonra geleceklere de doğru yol göstermek zorundayız. Sorumluluğumuz sadece Seferihisar ile sınırlı değil'' diye konuştu.

 

Soyer, Sakarya'nın Taraklı, Muğla'nın Akyaka, Aydın'ın Yenipazar ilçeleri ile Gökçeada'nın da Cittaslow adaylık dosyalarının hazırlandığını ve aralık ayında dosyaları teslim edeceklerini ifade etti.

 

Cittaslow olmanın turistik faydasının bulunduğuna, ilçeye gelen ziyaretçi sayısının arttığına değinen Soyer, ilçede hafta sonu araba park yeri kalmadığını, özellikle de yerli turistin ilçeyi tercih ettiğini söyledi.

Turist sayısındaki artışla birlikte ilçedeki esnafın, köylünün daha kolay satış yaptığını anlatan Tunç Soyer, ''Biz bu birliğin 121. kenti, 20. üyesi olarak girdik. Bizden sonra Fransa'nın bir kenti üye oldu ve orada bu üyelik, sessiz devrim olarak nitelendirildi. Böyle bir gerçek var, insanlık böyle yerlerde yaşamak istiyor, böyle yerlerde tatil yapmak istiyor. Bu sakin şehir alıcısı olan bir ürün. İlçemizde de ciddi bir turizm hareketi yarattı'' diye konuştu.

 

Sakin şehir unvanı almakla işlerin tamamlanmadığını anlatan Tunç Soyer, Seferihisar'ı 5 yıldızlı otellerle donatmayacaklarını, ev tipi pansiyonculuk ve butik otel turizm modelini öngördüklerini anlattı.

İtalya'da 16 bin nüfuslu kent bulunduğunu ancak yılda 1 milyon ziyaretçi ağırlayabildiklerini de dile getiren Soyer, ''İtalya'da evlerindeki pansiyonda turistleri ağırlayanlar, 'Ev tipi spagettiyi en iyi biz yaparız' sloganıyla yola çıkıyorlar. Bizim onlardan çok daha zengin malzememiz var. Bir tek tarhana çorbası bile Türkiye'yi çok iyi tanıtabilecek bir şey. Bu nedenle kendi zenginliğimizle günü birlik turizmi de canlandırmayı amaçlıyoruz'' diye konuştu.

 

Soyer, Seferihisar ana caddesinin trafiğe kapatılacağını, güneş enerjili aydınlatma direkleriyle kentin donatılacağını ve sakin şehir olmanın şartlarının yerine getirilmesi için bütün kış boyunca çalışacaklarını da sözlerine ekledi.

 

Kaynak: Yeni Asır – 03\11\2010