Polatlı’da hızlı tren çiftçiyi mağdur etti

ZMO, hafriyatın ekili alanlar üzerine döküldüğünü saptayarak, fotoğraflarla da belgeledi

Zeynep ŞAHİN

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO), Ankara – Konya Hızlı Tren Projesi çerçevesindeki çalışmaların, Polatlı'da "tarım toprakları katliamı" na yol açtığını bildirdi. Polatlı'da incelemelerde bulunan oda, kazı çalışmalarından çıkan milyonlarca metreküp toprağın ekili alanların üzerine döküldüğünü tespit etti. Proje için hazırlanan Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu'nun göz ardı edildiğine de dikkat çekildi.

Ankara – Konya Hızlı Tren Projesi'nin Polatlı'da süren inşaatlarının, tarım arazilerine zarar verdiği belirtildi. ZMO'nun, Polatlı'da yaptığı araştırmaya ilişkin raporunda, toplam 306 kilometrelik uzunluğa sahip olacak Ankara – Konya Hızlı Treni'nin yapımı için 8 milyon metreküp "dolgu" , 12 milyon metreküp "yarma" yapılacağına işaret edildi. Proje için hazırlanan ÇED Raporu'na da dikkat çekilerek, bu raporda, demiryolu güzergâhı etrafındaki arazilerin tarım arazisi olması nedeniyle hafriyat malzemelerinin araziye serilerek bertaraf edilmesinin söz konusu olmadığının belirtildiğine değinildi. ÇED Raporu'nda iki çözüm yolu önerildiği ifade edilerek, bunların; "Demiryolu boyunca yapılacak servis yollarında kullanım suretiyle bertaraf" ya da "Açılacak olan malzeme ocaklarının kapatılması sırasında ocaklara serilmek suretiyle bertaraf" olduğu kaydedildi. ZMO, ÇED Raporu'nda verimli tarım arazileri üzerine hiçbir şekilde hafriyat toprağı dökülemeyeceğinin altının çizildiğini de vurguladı. Ancak raporun göz ardı edildiği kaydedilerek, Ankara – Konya yönünde Polatlı'yı yaklaşık 50 km. geçmiş bulunan Hızlı Tren Projesi'nde, kazı çalışmalarından çıkan milyonlarca metreküp dip toprağının, hatta yakın bölgelerdeki ekili alanların üzerine döküldüğü bildirildi.

FİRMA-MÜDÜRİŞBİRLİĞİ

ZMO Başkanı Gökhan Günaydın ise "Odamız tarafından yerinde yapılan tespitler uyarınca, özellikle Polatlı Tarım İşletmesi civarında yapılan çalışmaların bir çevre katliamına dönüştüğü görülüyor" dedi. Bölgede iki yola başvurulduğuna değinen Günaydın, "Birincisinde taşeron firma ile Polatlı Tarım İşletmesi Müdürlüğü arasında bir protokol imzalanarak, işletmenin tarımsal amaçlı kullanmadığı alanlara hafriyat toprağı depolaması yapılmış. İkinci yöntemde ise köylünün ekili tarlası üzerine 6 – 7 metre yüksekliğinde hafriyat toprağı depolanıyor" bilgisini verdi. Günaydın, her iki yöntemde de depolanan hafriyat toprağının şiddetli yağışlar sonrasında kayarak balçık yığını halinde diğer tarım alanlarını kaplaması tehlikesinin bulunduğu uyarısını da yaptı. Günaydın, şunları kaydetti:

"Bunun yanında, firma ile arazi sahibi arasında – varsa – yapılan anlaşmanın niteliği ne olursa olsun, ekili arazi üzerine hafriyat toprağı dökülmesi kabul edilemez. Anayasanın 35. maddesinin 'mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı' hükmü yanında, 'Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Yasası' hükümleri uyarınca, bu tip faaliyetlerin illerde bulunan 'Toprak Koruma Kurulları' nın incelemesi ve onayından geçmiş olması zorunluluğu var. Öte yandan, hızlı tren projesinin Konya'ya kadar olacak çalışmaları, neden olunan çevre felaketinin boyutlarının artacağına işaret ediyor."

Cumhuriyet Ankara- 27.07.2007