ŞPO Basın Açıklaması: “BÜTÜN PLANLAMA YETKİLERİ HÜKÜMETİN ÖZEL KURUMLARINA!”

TMMOB Şehir Plancıları Odası Genel Merkezimiz, 3194. sayılı imar kanununda yapılan değişiklik ile ilgili basın açıklaması ile "BÜTÜN PLANLAMA YETKİLERİ HÜKÜMETİN ÖZEL KURUMLARINA" verildiğinin altını çiziyor. Basın açıklamasının devamı için yazımız devamını okuyunuz.

Ankara, 9 Temmuz 2008

Kamu arazilerinin ayrıcalıklı planlama hakları sağlanarak satılması furyası devam ediyor. Bu amaca yönelik olarak, belediyeler ve diğer planlama kurumları devre dışı bırakılarak, hükümetin ayrıcalıklı kurumları olan Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve TOKİ sınırsız ve denetimsiz planlama yetkileri ile donatılıyor.

Bütün Planlama Yetkileri Hükümetin Özel Kurumlarına!

Kamu arazilerinin ayrıcalıklı planlama hakları sağlanarak satılması furyası devam ediyor. Bu amaca yönelik olarak, belediyeler ve diğer planlama kurumları devre dışı bırakılarak, hükümetin ayrıcalıklı kurumları olan Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve TOKİ sınırsız ve denetimsiz planlama yetkileri ile donatılıyor.

Bu hafta içerisinde "Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmündeki Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonundan jet hızıyla geçirilmiş bulunuyor. Tasarı TOKİ ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı‘nın planlama yetkilerini fütursuzca genişletip, denetim dışı bırakıyor.

Tasarı ile, Toplu Konut İdaresi‘nin (TOKİ) kamu arazileri üzerinde her ölçek ve nitelikte planı yapıp, uygulamaya sokmasının önündeki son engeller de ortadan kaldırılmakta, TOKİ için kentlerdeki tüm hazine arazileri planlama alanı haline getirilmektedir.

Benzer biçimde, tasarı Özelleştirme İdaresi‘ni 1980 sonrasında görülmemiş genişlikte planlama yetkileri ile donatmaktadır. İdareye her ölçek ve türde planı re‘sen yapma yetkisi tanınırken, bu planların vatandaşların bilgisine sunulması için askı ve ilana çıkarılma şartı ortadan kaldırılmakta, İdarece yapılan planların beş yıl boyunca değiştirilememesi şartı getirilmektedir. Ayrıca sit alanlarında 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun en önemli kazanımlarından olan "alana özgü teknik ekiplerin planlama yapması" ve "planlama sürecinin halkın katılımıyla gerçekleştirilmesi" şartları Özelleştirme İdaresi için delinmektedir. Sit alanlarının talanından İstanbul‘un UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinden çıkarılmasına kadar çok ciddi kayıplara sebep olabilecek bu değişiklikler göz ardı edilmektedir. Tasarı yasalaşırsa Özelleştirme İdaresi elindeki tüm hazine arazilerini kimseye söylemeden ve duyurmadan kapalı kapılar arkasında planlayıp satma, sattığı yerin planlama yetkilerini de beş yıl elinde tutma yetkisine kavuşacaktır.

Tasarı ile ayrıca ellerinde ciddi miktarda kamu arazisi bulunan Devlet Hava Meydanı İşletmeleri (DHMİ) ile Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları (TCDD) ellerindeki kamu arazilerini satmak için her ölçek ve türde plan yapma yetkisine kavuşturulmaktadır.

Bugün kentlerimizin ulaşım, altyapı, deprem ve afet riski, konut sorunu ve benzeri içinden çıkılmaz hale getirilen sorunları, büyük ölçüde, kentlerin kuralsız gelişmesi, planlama kurumlarının dağınık ve etkisiz kalmasından kaynaklanmaktadır. Bu kuralsızlık, plansızlık ve dağınıklığı ortadan kaldırmak bir yana mevcut iktidar bu sorunları daha da ağırlaştıran bir kuralsızlaştırma ve planlama kurumlarını dağınıklaştırma uygulamalarında devam etmektedir. Mevcut tasarı bu yönde atılmış bir başka adımdır.

Mevcut iktidarı sağduyulu davranmaya çağırmıyoruz. Her yaptıklarını bilerek yapmaktadırlar. Çağrımız kentsel toplumsal yaşamı ayakta tutmaya çalışan tüm toplum güçlerinedir. Bu kuralsızlaştırma ve (kentsel) toplumsal yaşamı tasfiye etmeye çalışan bu anlayışa dur deme zamanı gelmiştir.

Saygılarımızla,

TMMOB Şehir Plancıları Odası Yönetim Kurulu