Planlama ve siyaset

TOLGA ÇİLİNGİR
Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Başkanı
Birgün EGE – 14.04.2006
Önümüzdeki kasım ayı için, İzmir önemli bir organizasyonun ev sahipliğine hazırlanıyor. Tükiye'de 30 yıldır kutlanan 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü kutlamaları çerçevesinde düzenlenen şehir­cilik kolokyumlarının bu yılki ev sahibi İzmir ola­cak….

Üstelik bu yıl bir başka özelliği var bu toplan­tıların. Çünkü bu akademik buluşmalar her 5 yılda bir, kongre olarak düzenleniyor. 2006 da o kongre­nin yapılacağı yıllardan biri. Türkiye'nin şehircilik ve kent planlama camiası İzmir'e gelecek kasım başlarında. Çok sayıda seçkin katılımcı bildiri suna­cak, kurumlar deneyimlerini paylaşacak, ülkemizi kuşatan baskılar, uyum süreçleriyle karışık merke­zi politikaların dayattığı yasal, yönetsel düzenle­meler masaya yatırılacak bu kongrede.

6. Türkiye Şehircilik Kongresi'nin teması da be­lirlendi: "Planlama/Siyaset/Siyasalar". Yani kent planlamanın, bölge planlamanın, kırsal planlama­nın, kıyı alanları planlamasının tehditler altına gir­diği bir dönemde, rant baskılarının, buna paralel si­yasi baskıların arttığı bir dönemde, planlama-siyaset ilişkisi ele alınacak. (…)

Bölgenin ve İzmir'in gündeminde de önemli me­seleler var bu dönemde. Örneğin Kuşadası, Bod­rum'u tüketip bir kenara atan sermaye, son birkaç yıldır gözünü Çeşme'ye dikti. Ankara ve İstanbul lo­bileri, Çeşme'nin önünü açacak müdahaleler konu­sunda sabırlı davrandı. Önce sitler üzerinde çeşitli girişimler sonuç verdi. Bu girişimler öyle bir hal al­dı ki, Çeşme Belediyesi resmi internet sitesi, "sitlerde son durum" başlığı altında kullanıcılarına güncel sit alanlarını sunar hale geldi. Çeşme va Alaçatı'nın turizm bölgesi ilan edilmesi manevranın son aşaması oldu. Bu manevra, imar planı yetkile­rinin, bir başka deyişle her türlü arazi kullanım ka­rarları ve alım-satım tasarruflarının Kültür ve Tu­rizm Bakanlığı'nın eline geçmesi anlamına geliyor. Çeşme'nin geleceği, bundan böyle yerinde hazırla­nan çevre düzeni planı ve alt ölçekli planlarla değil, Ankara'dan güdümlü yerli ve yabancı yatırımcının kârını maksimize edecek hesaplarla belirlenecek.

İzmir'in gündemindeki diğer meseleler belki bir başka yazının konusu olabilir. 5216 sayılı Büyüksehir Yasası ve onun zorunlu kıldığı İzmir Nazım İmar Planı ile ilgili çalışmalar, "yeni kent merkezi"nde inşaat alanının arttırılması, EXPO, dalgakıran pro­jesi, Kültürpark yeraltı otoparkı gibi girişimler yerel kent gündemini oluşturan başlıklar bir çırpıda sayı­labilir. Merkezi yönetimle oda olarak yaşadığımız görüş farklılıklarımız, zaman zaman yerel yönetimlerde de yaşanıyor. Bununla birlikte, Şehir Plancıla­rı Odası İzmir Şubesi olarak kentsel ve bölgesel konu ve sorunlara yönelik toplumu aydınlatıcı ve yol gösterici tavrımız da devam edecek.