Ortalık şimdiden toz duman

Aliağa’ya 18 yıl aradan sonra termik santral kurmak için girişimde bulunulması büyük tepki topladı. Yatağan örnek gösterildi, hava kirliliğinin İzmir’e kadar tüm bölgeyi tehdit edeceği öne sürüldü

İZMİR Milliyet Ege – 10.07.2007{nomultithumb}

İzmir’in sanayi üssü Aliağa, 1989 yılındaki termik santral tartışmasına bir kez daha sahne oluyor. ENKA’nın ardından Habaş’ın da ithal kömür kullanarak elektrik enerjisi üretmek için lisans başvurusunda bulunması tartışma yarattı. Çevreciler karşı çıktı, bacaların zehir saçacağı öne sürüldü.
Ege Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ümit Erdem, İzmir’e kadar tüm bölgenin hava kirliliği tehdidi altında kalabileceği uyarısında bulundu. Prof. Dr. Erdem, Muğla Yatağan’ı örnek gösterdi, şunları söyledi:

Çok önemli sorunlar doğurur
''Alman ve Türk bilim adamlarıyla hava kirliliği incelemesi yapıldı. İzmir’in havası yazın daha kirli çıktı. Çünkü yaz aylarında kuzey batı rüzgarları hakim. Rüzgar, mevcut sanayi tesisleriyle kirlilik yaratan Aliağa’dan Karşıyaka ve Menemen koridorunu izleyerek İzmir’e doğru esiyor.
Aliağa’da zaten kirliliğe yol açan yeterince tesis var. Kömürle enerji üretecek termik santrallar kilometrelerce uzaklıktaki doğal ve kültürel kaynakları, tarımı, turizmi, insanı etkiler. Yatağan bunun en çarpıcı örneğidir. Menemen ve Bakırçay ovaları, Foça gibi tatil merkezleri mutlaka dikkake alınmalı. Yatırımın doğru ve yerinde planlanması gerekir. Analizlerde bulunmadan kararlar almak gelecekte çok önemli sorunlar doğurur.''
Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Taşkın ise elekrik kesintisinin teleffuzuna bile tahammül olmadığına dikkat çekti. Taşkın, enerjiye duyulan ihtiyacın giderek arttığını belirtti, şöyle konuştu:

Sanayici, ''Gerekli'' diyor
''Yetkililer, gereken yatırımlar yapılmazsa çok geçmeden büyük bir enerji darboğazına gireceğimizi ifade ediyor. Aliağa’ya kurulması tasarlanan projeyle ilgili fizibilite çalışmaları ve bilgileri görmeden yorumda bulunmanın doğru olmadığı kanaatindeyim. Ancak, Türk ekonomisine katkısı olacak, yerli kaynaklarla işletilecek, aynı zamanda çevre konusunda bilim ve teknolojiyi kullanarak, tüm sorumluluklar yerine getirilerek yapılacak projelerin desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. Her türlü tedbirin alınması, özel sektörün işletmesi ve devletin etkin olarak denetlemesiyle olumsuz sonuç alınmayacağını düşünüyorum. Santral, bölgemizde büyük bir ihtiyacı karşılayacak ve ekonomimize büyük katkılar sağlayacaktır. Elektrik ihtiyacı göz önüne alınarak gerçekleştirilecek hızlı ve doğru yatırımlar şart.''