Olimpiyat evlerinin manzarası düzeltildi!

Olimpiyat evlerinin manzarası düzeltildi!

Emine Uyar

Balçova Belediyesi sınırları içinde bulunan Olimpiyat evlerinin karşısındaki vadide kurulu 15 gecekondunun bir bölümü yıkıldı. Kalanlarına da bir hafta süre verildi.

Balçova Belediyesi sınırları içinde bulunan Olimpiyat evlerinin karşısındaki vadide kurulu 15 gecekondunun bir bölümü yıkıldı. Kalanlarına da bir hafta süre verildi.
Cennetçeşme’nin alt tarafında bulunan evlerde oturan vatandaşlar gidecek bir yerlerinin olmadığını belirterek evlerini tekrar yapmaktan başka çarelerinin olmadığını söylediler.
Önceki gün yıkımlar sürerken görüştüğümüz vatandaşlar devletin kendilerine hiçbir olanak sunmadığını bin bir güçlükle yaptıkları evlerinin başlarına yıkıldığını belirttiler.

Deprem mağduru
Afyon Dinar depreminden sonra bu bölgeye gelen 65 yaşındaki Ayşe Yıldırım, yemeyip, içmeyip tırnağından artırdıklarıyla evini yaptığını, çevresine ağaç diktiğini söyledi. Çocuklarının olmadığını ve eşi ile birlikte yaşadığını söyleyen Ayşe Yıldırım, evi yıkıldığında gidecek bir yerinin olmadığını söyledi. Beş yıl boyunca oturacaksınız denilerek kendilerinden 500 YTL alındığını söyleyen Yıldırım, “Dinar’da deprem oldu evimiz yıkıldı. Burayı yaptık, burada da evimiz yıkıldı. Niye yıkıyorlar?” diyerek tepki gösterdi. Borç harç para toplayım vergilerini ödediklerini, elektrik ve sularını aldıklarını belirten Yıldırım şunları söyledi: “Bunların masrafını versinler gidelim. Benim ekmek param yok. Sağdan soldan veriyorlar onunla idare ediyoruz. Hazine arazisi diyorlar ama ben 20 yıldır buradayım. 120 tane ağacım var. Ben nerede yatacağım. Çadır kurarım yine dururum”.

Bakkal idare etmese açım
Necati Polat da 17 yıldır burada oturduğunu söyleyerek, evinin daha önce de defalarca yıkıldığını her seferinde yeniden yaptığını anlattı. Eşinin birçok hastalıkla boğuştuğunu ve evde sürekli yattığını dile getiren Polat, “Sosyal güvencem hiçbir şeyim yok. Bakkal olmasa ben açım. Paran ne zaman olursa o zaman getir diyor” dedi. Yeşil kartla eşinin sağlık problemlerini çözmeye çalıştıklarını dile getiren Polat, “Geçen gün ilaç almaya gittim. Parasız olanları aldım. Paralı olanları almadan geldim” dedi.

‘Ne yol gösteriyorlar ne iş veriyorlar’
Köyünün yakılması nedeni ile Diyarbakır’dan geldiğini belirten Adil Noyan, kendilerine yıkımdan önce tebligat yapılmadığını söyledi. “Buradaki insanlar resmen infaz ediliyor. Bir yere gidiyorsun diyor ki sen kaç nüfussun. Çocuğum çok diye beni barındırmıyorlar. Biz de kendimizi bu dereye attık. On yıldır bu derede oturuyoruz ikinci defadır yıkılıyor evim” dedi. Devletin kendilerini vatandaş saymadığını ifade eden Noyan, “Kötü bir yola gidiyoruz. Ne olacağı belli değil. Üç çocuğum okuyor. Bir çocuğum çalışıyor. Bir işimiz, yapacak bir şeyimiz yok. Kira verecek gücümüz yok. Bana bir hafta müsaade verdiler. Bir hafta sonra ne yapacağız?” diye sordu. Noyan, valiye gidip iş istediğini belirterek, “Hâlâ daha bana iş bulacaklar. Ne yol gösteriyorlar ne iş verelim diyorlar. İki ayağımız değil ellerimiz de girdi papuca. Hükümet var mı, var. Hani bizim yanımızda değil. Ben şu şartlarda hükümetim de var demiyorum” dedi. (İzmir/EVRENSEL)

Evrensel / 20.03.2008