İNCİRALTI MI, EXPO MU?

 

metin.erten@ttnet.net.tr

Birkaç yıldır bir “Expo” lafıdır gidiyor. Bu Expo sözünü duyduğumdan beri, ne işe yarayacağını merak ettim. Ne olduğunu öğrenmek için özel bir çalışmam da olmadı doğrusu. Kenti yöneten/yönettiğini düşünen ya da sanan kişilerden birileri çıkıp etraflıca bunu İzmirlilere anlatır diye düşündüm.
Ama bu yöneticiler, Expo konusunda kendilerinin öğrendiklerini yeterli görüp, kentteki büyük çoğunluğun öğrenmesine gerek olmadığını düşünmüş olacaklar ki, ayrıntılı bir bilgi aktarması yapmadılar. “Expo diye bir fuar organizasyonu var, bu İzmir’de yapılırsa İzmir kurtulacak”. Söylenen bu kadardı. Ayrıntı onların kafalarında vardı ya, bu yeterdi.
Nihayet geçtiğimiz hafta bir gazetede ayrıntılı bir Expo ve İzmir’e getirecekleriyle ilgili bir döküm yayınladı. Bu listede neler yok ki.
Kentte yatak sayısını artmasından ulaşıma kadar, gelecek 39 milyon ziyaretçiden (neden 40 değil de 39 acaba) gelişecek kruvaziyer turizmine kadar (ne demekse), kentin kazanacağı yeni simgeden yok olacak çarpık kentleşmeye kadar, dünyaya tanıtılacak tarihi dokudan gelişecek termal turizme kadar bir liste bu.
Sanırım yukarıdakilere sözünüz yok. Benim de yok. Ama ortada önemli bir sorun var. Bu işler için fuarın 5 katı büyüklüğünde bir yer gerekiyor. Bu mekanın üzerinde de bir çok tesis yapılacak. İşte yapılacaklar.
27.000 otomobil ve 1.750 otobüs için otopark, 20 metre genişliğinde 6 km. yol, 89 pavyon. Banka, restoranlar, ilk yardım merkezi ve 15.000 kişilik arena. 3.600 m2.lik hizmet binası. 10.000 kişilik anfitiyatro. 100 metrelik bir kule. Hepsinin üstünde bir teleferik.
Özet liste böyle. Gözünüzün önüne tüm bunların yapılacağı tesisleri getirin ve oranın neye benzeyeceğini düşünün.
Sorun da şu. Tüm bu tesisler nerede yapılacak? Bu konuda tartışmalar var. Başta şehir plancıları odası olmak üzere kimi kurumlar farklı yerleri istiyorlar, ama kimileri ille de İnciraltı’nda yapılsın istiyor.
İnciraltı’nda yapılmasını istemeyenler neredeyse hain ilan edilecekler. Birkaç gün önce bir köşe yazarı İzmir’de ne kadar hukuksuz yapılmış büyük bina varsa tümünün yapımını savunup “e ne var canım yapılmışsa” diyordu ve şehir plancıları odasını İnciraltı’na karşı çıktıkları için eleştiriyordu. Bu kişiye göre zenginler hukuksuz yapılaşma yapabilirlerdi ama, hukuksuz bir gecekondu yapılırsa başına yıkılmalıydı belki de. Neyse konumuz bu değil.
İsterseniz başlığa döneyim, soruyu yeniden sorayım ve kendi yanıtımı vereyim. İnciraltı mı, Expo mu? Bence ikisi de. Yani ikisi de olsun. Ama ayrı ayrı. Yani İnciraltı İnciraltı olarak ve yeşil olarak kalsın, Expo adıyla beton ormanına dönüşmesin. Expo da kentin başka bir alanında yapılsın.
İnciraltı’nın neden yeşil olarak kalmasını istediğimi anlamanız için İzmir’i havadan gösteren bir fotoğrafa bakmanız yeter. Yeşil İnciraltı’nın dışında, kiremit rengiyle kaplı bir kent göreceksiniz.
Bırakın o yeşil, yeşil olarak kalsın.

yenigün – 22.11.2007{nomultithumb}