İMZA KAMPANYASI: İZMİR ŞUBEMİZE YAPILAN HAKSIZ KARALAMALARI KINIYORUZ

"Biz Türkiye'deki tüm şehir plancılarının yasal mesleki örgütü ve seçilmiş temsilcileri olarak, İzmir Şubemizin İzmir kentini ve İzmirliyi korumaya dönük özenli, dikkatli, duyarlı ve sorumlu çabalarını destekliyoruz. Planlama bilimine ve mesleğimizin uzmanlık birikimine saygıya davet ediyoruz." …

Kampanyaya siz de bir imza vermek istiyorsanız lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

 

Basın ve Kamuoyuna

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI İZMİR ŞUBESİNE YAPILAN HAKSIZ KARALAMALARI KINIYORUZ

İnciraltı bölgesi; 2634 Sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca, Turizm Merkezi ilan edilmiştir. Ancak, İl Tarım Müdürlüğü‘nce söz konusu alanın tarım dışı amaçla kullanımı uygun görülmemiştir ve bu görüş halen yasal geçerliliğini korumaktadır. Bunun yanında, bölgenin büyük bölümü 2. ve 3. Derece doğal sit alanı olmakla birlikte, son olarak bir bölümü de İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu‘nun 15.02.2007 tarih ve 2084 sayılı kararı ile 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak tescillenmiştir.

Öte yandan; "İnciraltı Turizm Merkezi 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı" başlıklı plan, Kültür ve Turizm Bakanlığı‘nca onaylanarak, 15.06.2007 – 16.07.2007 tarihleri arasında İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nce bir (1) ay süre ile askıya çıkarılmıştır.

TMMOB Şehir Plancıları Odası olarak, ilgili plana ilişkin itirazlarımız, İzmir Şubemizce İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı‘na iletilmiştir. Geçerli yasal süreler içinde itirazlarımız yönünde herhangi bir işlem tesis edilmediği görülerek, "İnciraltı Turizm Merkezi 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı"nın iptali için ilgili mahkemesinde dava açmak zorunlu olmuştur.

Odamız Yönetim Kurulu‘nca İzmir Şubemize söz konusu plana yönelik dava açma yetkisi verilmesinin ardından, 07.11.2007 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı‘na karşı "İnciraltı Turizm Merkezi 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı"nın iptali için Danıştay‘da "Yürütmeyi Durdurma ve İptal İstemi ile" dava açılmıştır.

Bu süreçte, İzmir Şubemiz, dava açmak için özel bir zamanlama gözetmeyerek tamamen hukuki ve yasal takvime bağlı kalmış, üstelik bir iyi niyet göstergesi olarak, yargıya başvurmak için yasal sürelerin tamamen dolacağı son güne kadar ilgili otoritelerin girişimde bulunmasını beklemiştir.

***

Tüm bu gelişmelere paralel olarak, İzmir Şubemizin Haziran 2006 tarihinde kurulan bir komisyon tarafından, İzmir‘de düzenlenmesi düşünülen EXPO–2015 fuarının yerseçimine ilişkin gerekli araştırmalar yapılarak 17.11.2006 tarihli basın toplantısı ile İzmir Şubemizin EXPO yerseçim önerisi (Buca – Kaynaklar Fuar Alanı) kamuoyuna duyurulmuştur.

EXPO-2015 yerseçim kararı ile ilgili olarak, Mart 2007 tarihlerinde yoğunlaşan ve birçok basın organında çıkan, yargı süreçlerine konu olabilecek uyarılarımız, yaklaşık bir yıldan bu yana, gerek alternatif yerseçimi önerisi, gerekse İnciraltı‘nın nasıl planlanması gerektiği yönündeki kapsam dahilinde ilgili otoritelere iletilmiş, kamuoyuna zamanında ve tam bilgi aktarımı sağlanmıştır.

***

Kültür ve Turizm Bakanlığı‘nın "İnciraltı Turizm Merkezi 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı" hakkında İzmir Şubemizce davanın açılmasını takip eden günlerde, basın ve kamuoyu da konudan haberdar duruma gelmişlerdir.

İlk gazete haberinin ardından söz konusu dava, yerel basın ve yayın organlarında geniş yer bulmuş, konu hakkında İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi ve İzmir Valiliği İl Genel Meclisi toplantılarında da bazı konuşmalar gerçekleştiği öğrenilmiştir. Gerek anılan yayın ve gazete haberleri, gerekse anılan toplantılarda gerçekleştiği ifade edilen konuşmalar Şubemizi, Odamızı ve hatta TMMOB örgütlülüğünü rencide edici niteliktedir. Konu, belirli bir kısım çevrelerce adeta bir karalama ve linç kampanyasına dönüştürülmüştür.

***

Bilinmektedir ki; İzmir‘in İnciraltı-Bahçelerarası bölgesi hassas bir şekilde planlanmazsa betonlaşma süreciyle İzmir‘in denize açılan yeşil kapısı olmaktan çıkacak, yıllardır "imara" açma baskılarıyla karşı karşıya olan ve başta meslek odaları olmak üzere İzmir‘in duyarlı kesimlerince korunması zorunlu görülen bölgenin kısa vadeli rant beklentilerine aracılık etmesi söz konusu olacaktır.

İzmir‘de bu alanın özel nitelikleri göz ardı edilerek, diğer bölgelerden farkı olmayan sıradan bir kentsel bölge olmasına dönük çabalar sürdürülmektedir. Son örnekte ise, bir kısım arsa spekülatörü ile bazı kaynaklardan beslenerek varlıklarını sürdüren bir bölüm medya organının çabalarıyla, "EXPO 2015 organizasyonun İzmir‘i kalkındıracağı" söylemi üzerinden arsa spekülatörlerinin hedefi topluma dikte edilmeye çalışılmaktadır.

Oysaki; Şehir Plancıları EXPO 2015‘e değil, bu "büyük etkinlik" fırsat bilinerek İzmir kentinin korunması gereken yeşil alanlarının ve değerli tarım topraklarının yapılaşmaya açılmasına ve doğal sit alanlarının koruma amaçlı bir plan dışında müdahaleyle planlanmasına karşıdır. Kentin kendi kurallarını korumasından yanadır; ayrıcalık ve imtiyaz istemlerine, tehdit ve dayatmalara karşıdır. Türkiye‘nin planlama birikim ve deneyimleri açısından son derece talihsiz bir A4 ‘plan‘ belgesi ile Fuar alanı çevresinde olacakları öngörmekten kaçınan, hiçbir çevre denetimi ve bütünselliği olmayan "Çevre Düzeni Planı" anlayışına karşıdır.

***

Biz Türkiye‘deki tüm şehir plancılarının yasal mesleki örgütü ve seçilmiş temsilcileri olarak, İzmir Şubemizin İzmir kentini ve İzmirliyi korumaya dönük özenli, dikkatli, duyarlı ve sorumlu çabalarını destekliyoruz. Planlama bilimine ve mesleğimizin uzmanlık birikimine saygıya davet ediyoruz.

{nomultithumb}