Memleketin değil sermayenin sanayi planı

Memleketin değil sermayenin sanayi planı

TMMOB Makine Mühendisleri Odası’nca düzenlenen Sanayi Kongresi’nin sonuç bildirgesinde Türkiye sanayisinin ihtiyacı yerine sermayenin yeni ihtiyaçlarına göre planların yapıldığına dikkat çekildi. 9. Kalkınma Planı’nın, “plansız döneme geçişin simgesi” ve AB’ye entegrasyonla sanayinin taşeronlaşmasının da belgesi olarak nitelendirildiği bildirgede, “Plan yapamayan Türkiye, başkalarının planına teslim olmuştur. Bir başka anlamda küresel ekonominin insafına bırakılmıştır” denildi.

Sonuç bildirgesinde Türkiye’nin küresel rekabetin hızlandığı, sıcak para dolaşımının arttığına dikkat çekilerek, bu nedenlerle kâr, rant ve sömürüye odaklı gelişmelerden etkilenen ülkelerin başında Türkiye’nin geldiği belirtildi. 1980 sonrasında KİT yatırımlarının durdurulduğunu, büyük ölçekli sanayi kuruluşlarıyla stratejik kuruluşların özelleştirildiği aktarılan bildirgede, Gümrük Birliği hedefleriyle sanayinin eşitsiz koşullarda küresel rekabete açıldığı kaydedildi.

İhracatın ithalata bağımlı hale getirilmesiyle birlikte, cari işlemler açığının GSMH’nin yüzde 10’una karşılık geldiğine işaret edilen bildirgede, Türkiye’nin sıcak para ve spekülatif sermayenin boyunduruğu altına sokulduğu bildirildi.

‘Gümrük Birliği askıya alınmalı’

Bildirgede sorunların çözümüne ilişkin bir dizi öneri de dile getirildi:

  • Ülkenin ekonomisini dışa bağımlı ve kırılgan hale getiren, tam üyelik müzakere süreçleri tamamlanıncaya kadar, Gümrük Birliği Anlaşması mutlaka askıya alınmalıdır.
  • AB ile üyelik müzakere süreçlerinde siyasi ödünler verilmesi istenen ve Türkiye’nin iç politikasına müdahale eden üye tavırları reddedilerek, müktesebat değişikliklerinin tüm sektör ve sivil toplum nezdinde tartışmaya açılması ile tüm sektörlerde ülke çıkarlarına yönelik politikalar oluşturulmalıdır.
  • Bugün her şeyden önce ülke ekonomisi ve sanayinin planlaması zorunlu hale gelmiştir. Bu planlama, kamu yararına çalışanların gelir dağılımını düzeltecek, işsizliği ortadan kaldıracak, sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınmayı sağlayacak, refahı kitlesel olarak yayacak ilke ve araçları kapsamaktadır. Burada yatırımlara ağırlık verilmelidir.
  • Planlama ve kalkınma odaklı çalışmalar, tüm toplumsal mutabakatla, üniversite, sanayi ve meslek odaları ve sektör kuruluşlarını da kapsayan geniş bir platformda tartışılmalı, çözüm önerileri geliştirilmelidir.
  • Sanayide üretimin Organize Sanayi Bölgeleri için öncelikle bir sanayi envanteri çıkarılmalı, sistematik bir veri tabanı kurularak sürekli güncelleştirilmelidir.
  • Demokrasinin tüm ilke ve kurumlarıyla egemen olduğu, insan hakları ve özgürlüklerinin tam anlamıyla uygulandığı bir ortamın oluşturulması ile sağlanabilmelidir. Demokrasi ile kalkınma birbirini reddeden değil, birbirini tamamlayan ve geliştiren durumlar olarak görülmelidir. (Ankara/EVRENSEL)

    Evrensel / 01.01.2008