Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı Değerlendirmesi

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Hazırlanan Yönetmelik Taslağı”ndaki Düzenlemeler Kamu Yararı ve Şehircilik İlke – Esaslarıyla Örtüşmemektedir. 

3194 Sayılı İmar Yasası`nın temel uygulama yönetmeliği olan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği`nde yapılan değişiklikler ve eklemeler ne yazık ki mekansal planlama süreçlerine dair muğlak ve sorunlu maddeler içermesi nedeniyle başta Odamız olmak üzere meslek örgütleri tarafından iletilen görüşler dikkate alınarak ve uygulayıcı kurumların karşılaştıkları sorunların giderilmesi amacıyla gündeme alınmamıştır. Gerçek neden, 20.02.2020 tarihli Resmi Gazetede Yayımlanan 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun üzerinden İmar Yasasına eklemlenen ek 8. madde ile getirilen imar planı değişiklikleri üzerinden gelir elde etme düzenlemesidir. Bu madde eki, sadece Yasanın uygulama yönetmeliğini değiştirmek zorunda bırakmamış, aynı zamanda “İmar Planı Değişikliği ile Meydana Gelecek Değer Artış Payı Hakkında Yönetmelik” gibi son derece sorunlu bir düzenlemeyi de beraberinde getirmiştir. Sözkonusu Yönetmelik düzenlemesine ilişkin olarak kamu yararını gözetmemesi, bütüncül planlama yaklaşımına aykırı olarak olası değer artışlarından pay elde etmek amacıyla plan değişikliklerini teşvik etmesi ve İmar Yasasına aykırı hükümler içermesi nedenleriyle bu Yönetmelik taslağından tamamen vazgeçilmesi gerektiğini Odamız 21.05.2020 tarihli değerlendirme yazısıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`na iletmiştir. Yasaya eklenen bu madde nedeniyle Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği`nde zorunlu olarak gerçekleştirilen düzenlemelerde ise; yine aynı gerekçelerin dayanak olduğu görülmekte, İmar Yasası ve mevzuatının temel mantığı ile çelişkiler ayrıntıları ile ortaya çıkmaktadır.

Buna göre; İmar Yasasına eklenen madde temelinde geliştirilen “Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı” bütün olarak olarak incelendiğinde; Kanun çıktığı tarihte kamuoyuna açıklandığı gibi plan değişiklerini zorlaştıran değil, aksine teşvik eden, imar planı değişikliklerini değer artışının aracına dönüştüren bir içeriğin, planlama ve imar sürecine ilave edildiği görülmektedir. Bu yönüyle Yönetmeliğin, bütüncül planlama ilkesinden uzaklaşarak, şehircilik ilke ve esasları ile örtüşmeyen hükümlerle donatıldığı görülmektedir. Taslak ile Yönetmeliğin kurgusu, nüfus veya yapı yoğunluğunu arttırmaya yönelik hazırlanacak münferit plan değişikliklerinin nasıl yapılacağı üzerine temellendirilmiş, imar planı değişikliği süreci metalaştırılmış, plan değişiklikleri yolu ile yeniden oluşturulacak kentsel rantı ve bu ranttan alınacak payları merkezi ve yerel yönetimlerin nasıl paylaşacağını anlatan bir metne dönüşmüştür.

Düzenlemenin bu haliyle kesinleşmesi durumunda; sermayenin planlama disiplini üzerindeki baskısı daha da artacak, planlama sürecinin ve planların bütünlüğünün korunmasına değil, zayıflatılmasına uygun ortam daha da güçlenecektir. Bu yolla, parçacı yaklaşımı yönetmelik ile meşrulaştıran, kentsel alanları plan değişiklikleri ile yaşanamaz hale getiren anlayışı daha da güçlendiren bir içerik olarak, değişiklik önerilerinin şehircilik ilke ve esaslarıyla bağdaşmadığı gibi kamu yararını gözeten bir düzenleme olduğunu söylemek de mümkün olmayacaktır.

Söz konusu Taslak hükümleri, şehirlerin anayasası niteliğindeki bütüncül yaklaşımla üretilmesi öngörülen üst ölçekli stratejik plan kararlarını, çevre düzeni planlarını, nazım planlarını, planların projeksiyon yılları için belirlenmiş nüfus ve gerekli alan kabullerini hiçe sayarak, değer artışı hedefli, nüfus ve yoğunluk artışı getiren imar planı değişikliklerini planlama sürecinin odağına almakta, bu değişikliklerin nasıl yapılabileceğini tariflemekte ve yapılan değişikliklerden ortaya çıkacak değerin paylaşımını düzenlemektedir. Bu yaklaşım başlangıcından son aşamasına kadar hem esas, hem içerik hem de teknik olarak büyük sorunlar barındırmaktadır. Planlamayı kamu ve toplum yararı hedefinden uzaklaştırmakta, plan değişikliklerini kamu ve toplum yararı için “gereğinde başvurulan” içeriğinden uzaklaştırıp araçsallaştırmakta, kentsel alanın yaşanabilirliğine ilişkin kalan son değerlerin de tüketilmesini önermektedir.

Yönetmelik Taslağına dair detaylı değerlendirme, eleştiri ve önerileri içeren rapor metnine ekten erişebilirsiniz.

MEKANSAL PLANLAR YAPIM YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK TASLAĞI DEĞERLENDİRMESİ

TMMOB Şehir Plancıları Odası