Mal sahibi garipler!

İŞTE İNCİRALTI’NIN ÖTEKİ YÜZÜMilliyet Ege – 06.03.2007{nomultithumb}

''İmara açılsın mı açılmasın mı?'' tartışması yapılan İnciraltı’nda kimi rant için yer kapatıyor kimi de sefalet içinde yaşıyor ama arazisini satmamak için direniyor

ANKARA DEVREYE GİRDİ
İNCİRALTI’NDA bitmeyen imar tartışması tekrar alevlendi. Gözler 16 yıl önce turizm merkezi ilan edilen, tarım ve sit alanlarını da kapsayan bölgeye çevrildi. Şimdi ''EXPO’nun yeri'' olarak önerilen İnciraltı için bir yandan da Turizm Bakanlığı imar planı taslağı hazırlıklarına başladı.

TOPRAK ÇOKTAN KÜSTÜ
''GELECEĞİ görüp'', iştah kabartan arazilerin bir kısmını yıllardır kapatanlar rant hesapları yaparken, madalyonun bir de öteki yüzü var… Tarım yapamaz hale gelmelerine rağmen babadan kalma topraklarını satmayıp yoksulluk pahasına direnmeyi başaranlar. Sayıları bini buluyor. İşte onların durumu:

2 bin ağacı ağlayarak söktüm

Hasan Eskici (Çiftçi): Bebek gibi büyüttüğüm 2 bin narenciye ağacını borlu su yüzünden kuruyunca ağlayarak kesmek zorunda kaldım. Şimdi 400 ağaçla uğraşıyorum. Geçen yıl 4 milyar lira masraf ettim, 12 ay emek verdim, 5 milyara sattım daha parasını bile alamadım. Bu devirde kim koca bir yılı 1 milyarla geçirebilir. Malımız var ama yokluk çekiyoruz.

Birileri gelip halimizi görsün

Muhsin Gülgezen (Seracı): 4 bin metrekare yerimiz var. 40 yıl önce 30-25 ton mahsül alıyorduk. Şimdi yerin altından borlu su çıkıyor. Ne çiçeğe ne bahçeye yarıyor, aksine zarar veriyor. Geçen yıl 4.5 milyar lira harcadım. Aldığım para masrafımı karşılamadı. 4 kişilik ailem var, geçinemiyoruz. Birilerinin gelip halimizi görmesini istiyorum.

Dibimizde koca otel var ama

Ayla Özkara (Ev hanımı): Crowne Plaza Oteli’yle komşuyum. Onlar koca bina dikti ama bize inşaat izni verilmiyor. Kanuna saygılıyız, çivi bile çakamıyoruz. Mandalina bahçem vardı, kurudu. Yazın sıcaktan yangın çıkar, etrafa da zarar verir tazminat ödemek zorunda kılırız diye korktum. Ağaç kesmenin hapis cezası var, dediler. Sonra ziraat mühendisleri geldi, rapor verdi, 773 ölü ağacı kestirdik. Yerin altından termal su çıkıyor. Tarım yapmak imkansız ama hala tarım arazisi diyorlar. Çevredeki bazı evlerin bahçelerini gösteriyorlar. Onların çoğu tankerle su getirip süs olsun için ağaç yetiştiriyor. Buradaki evimizi de terk etmek zorunda kaldık, tinercilerin mekanı oldu, bir de polis öldürdüler. Uğradığımız haksızlığı, çektiğimiz eziyeti görmek istemiyorlar.

Baraj yaptılar su vermediler

Burhan Şınlak (Emekli): Borlu su araziyi perişan etti. İnanmayan raporlara baksın… 2 bin 500 narenciye ağacını izin alıp kestik. Çünkü mandalinalar kozalak kadar oluyordu. Yıllar önce bu topraklar sulansın diye, Balçova Barajı’nı yaptılar ama sonra ''İzmir’in içme suyu ihtiyacını karşılayacağız'' diye bize su vermediler. Resmen sürünüyoruz.

Yoksulluk içinde yaşıyoruz

Berna Karakurt (Ev hanımı): İnciraltı’nda kim tarım yapılır derse, bize hakaret etmiş sayılır. Burada tarımla uğraşan karşılığını alamaz. Su problemi var. Mülk sahipleri mağdur, fakirlik içinde yaşıyoruz. Yıllardır çektiğimiz eziyetin bitmesini istiyoruz.

Mağdur durumdayız

Gülümser Kabakçı (Ev hanımı): 10 dönüm arazimiz var. Yollar geçti, 3 defa istimlak edildi. En son parasını 6 yıl sonra alabildik. Üstelik kalan toprağımız da borlu su yüzünden zarar gördü. Masrafın karşılığını alamıyoruz. Mağdur durumdayız.

Babamın anısına ekiyoruz

Ayşen Oturmazer (Emekli): Babam 1999’da vefat etti. 26 dönüm yerimiz vardı, 3.5 dönümü karayoluna gitti. Babamın anısına saygı için tarımla uğraşıyoruz. Su ürüne zarar veriyor. Tankerle su taşıyıp kuyuda depoluyoruz. Geçen yıl, gübresiyle sulama borusuyla 6 milyar lira masraf ettik, elimize 700 milyon lira aldık. Artık herkes bilsin, burada tarım yapılmaz.

Resmen damda yaşıyoruz

Nazime Komçelik (Ev hanımı): 78 yaşındayım, yarı felçliyim. 60 senedir buradayız. Rahmetli eşimden 5 dönümlük yer kaldı. 235 milyon lira yaşlılık maaşım, bir de oğlumun 480 YTL özürlü aylığı var. Beş kişi bu parayla geçinmeye çalışıyoruz. Yeraltı suyunun toprağa verdiği zarar yüzünden artık tarım da yapamıyoruz, muhtaç haldeyiz. İnşaat izni vermedikleri için dam gibi bir yerde yaşıyoruz. Her şeyimiz bu tarla, onu da elimizden yok pahasına kaptırmamak için direniyoruz.

5 litre süte kiralık arazi

Ümran Merci (Ev hanımı): Bahçeler arasında 3 dönüm arazim var. Çiçekçilik yapıyorduk. Artık toprak bereketsizleşti. Bir çobana verdim. Ağıla çevirdi. Karşılığında haftada 5 litre süt alıyoruz. Eşim SSK emeklisi, 450 milyonla geçinmeye çalışıyoruz. Zor durumdayız. Dışardan bakan ''Senin İncirlatı’nda arsan var'' diyor ama halimiz bu.