Madenciler defolup gitsinler

Madenciler defolup gitsinler
Mustafa Aydın

Sardes Nikel Madencilik Şirketi’nin Manisa Çal Dağı’nda bilinen en ucuz ve tehlikeli sülfürik asitle maden çıkarmasına tepkiler sürüyor.

Sardes Nikel Madencilik Şirketi’nin Manisa Çal Dağı’nda bilinen en ucuz ve tehlikeli sülfürik asitle, maden çıkarmasına tepkiler sürüyor. Turgutlu Toplumsal Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Ali Uğur, madenin çevre ve insan sağlığı açısından bir felakete yol açacağı uyarısında bulunurken, Turgutlu’da yaşayan yurttaşlar da ilçelerinde maden işletilmesini istemediklerini belirterek, “Çal Dağı’nda Sardes Nikel Madencilik AŞ’yi istemiyoruz. Defolup gitsinler” dediler.
Tepkilere rağmen İngiliz firması olan European Nickel’in kurduğu Sardes Nikel Madencilik Şirketi, Manisa Çal Dağı’nda bilinen en ucuz tehlikeli sülfürik asit liçi yöntemiyle nikel madeni işletmeye devam ediyor. Türkiye’deki bilinen tek nikel madeni işletmesi olan şirket, 22 Eylül 2005 tarihinde Saruhanlı Heybeli köyü mevkii ve Turgutlu Çampınar köyü Ayseki köyü mevkiinde 1. sınıf işyeri açma ve çalışma ruhsatı aldı. Şirket, Turgutlu Bayrampaşalı mevkiinde de nikel madeni kırma, eleme ve zenginleştirme tesisi için deneme izni almayı başardı. Şirkete maden işletmesi için Çevre ve Etki Değerlendirme Olumlu Belgesi de 14 Temmuz 2004 tarihinde verildi. Şirketin bugüne kadar yürüttüğü bu faaliyetler adeta gizlilik içinde yürütüldü.

‘200 bin ağaç kesilecek’
Şirketin 28 Haziran 2006 tarihinde hisse sahiplerine gönderdiği Türkiye raporunda önemli itirafları yer aldı. Dernek raporunda, Türkiye’de yürütülen faaliyetlerde kâr elde edilmeye başlandığı belirtilerek, çevrecilerin sıkça gündeme getirdiği 200 bin çam ağacının kesileceği bilgisi yer aldı.
Nikel kırma, eleme ve zenginleştirme tesisi için altyapının tamamlandığının kaydedildiği raporda, “Temini uzun vakit alan kırıcılar, bantlar ve trao gibi ekipmanlar maden sahasına nakledilmiştir. ÇED Raporu Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından kabul edildi. İşletmenin faaliyete geçmesi için orman alanı tahsisi izni gerekmektedir. Bu izni de 22 Temmuz genel seçimlerinden ve yeni hükümetin kurulmasından sonra bekliyoruz” denildi. Raporda, orman izninin beklendiği sırada Yunanistan’daki Larco firmasına cevher satışlarının yapıldığı bilgisi de yer alıyor.

‘Canlılar zehirlenecek’
Uzmanlar şirketin sülfürik asit liçi yöntemiyle tonlarca kükürdün yakılarak sülfürik asit elde edildiğini, yakılan kükürtten çıkan kükürtdioksit gazlarının ise 60 kilometrekarelik alana yayılarak, bu alandaki tüm bitki, hayvan ve diğer canlıları zehirleyeceğini belirtiyor. İşletme nedeniyle kesilecek olan 200 binin üzerindeki çam ağacıyla birlikte, yörede kronik bronşit, akciğer yetersizliği, akciğer, burun, sinüs kanserleri gibi hastalıklarda da artış görülebileceğini ifade ediyor.
Turgutlu Toplumsal Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Ali Uğur, şirketin bu raporunun ortaya çıktığı günlerde, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun maden sahasına yaptığı ziyarette çevrecilerin görüşme teklifini reddederek, madencilerle görüşmesini manidar bulduklarını belirtti. Madene verilen ÇED olumlu belgesinin iptali istemiyle 12 Aralık’ta şirkete dava açtıklarını hatırlatan Uğur, “Şirket faaliyetleri ile ilgili yargı süreci devam etmektedir. Sayın Bakan, orman alanı tahsisi izni verecekse de en azından yargı sürecini beklemelidir” dedi. Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) Dönem Sözcüsü Avukat Arif Ali Cangı da Bakan Eroğlu’nun maden ziyaretine tepki göstererek, “Şu anda işletmenin çalışmasının tek engeli, orman alanının tahsisi izni verilmemiş olmasıdır. Sayın Bakan bu izni vermeye mi geliyor” dedi.

Halk madene karşı
Maden işletmesinin etki alanında kalan Turgutlu ve çevre köylerde yaşayan yurttaşlar da madene karşı çıkıyor. Çevreci sivil toplum kuruluşları öncülüğünde örgütlenen yurttaşlar, madenin kapatılması istemiyle yaptıkları birçok gösterinin yanı sıra açtıkları davalarla hukuk mücadelesini sürdürüyor. Gülsüm Gülsün adlı yurttaş, şirket faaliyetlerinin verimli tarım arazilerine ve su kaynaklarına zarar vereceğini belirterek, madenin Turgutlu’da felakete yol açacağını söyledi. Çal Dağı’nda nikel madeni işletilmesini istemediklerini kaydeden Gülsün, “Madenin yaratacağı felakete dur demeliyiz. Çal Dağı’nda Sardes Nikel Madencilik AŞ’yi istemiyoruz. Defolup gitsinler” şeklinde tepki gösterdi. (Manisa/DİHA)

Evrensel / 24.12.2007