İller Bankası sermaye için ‘ballı kaymak’

Şehir Plancıları Odası (ŞPO), İller Bankası’nın tasfiyesini getiren tasarının, “eksik, yanlış bilgi ve yönlendirmeler ile kamuoyunu ve banka personelini yanılttığı gibi kentler ve planlama mekanizması için telafisi olanaksız sakıncalar yaratacağı” uyarısında bulundu.

Şehir Plancıları Odası (ŞPO), İller Bankası’nın tasfiyesini getiren tasarının, “eksik, yanlış bilgi ve yönlendirmeler ile kamuoyunu ve banka personelini yanılttığı gibi kentler ve planlama mekanizması için telafisi olanaksız sakıncalar yaratacağı” uyarısında bulundu.
ŞPO tarafından “İller Bankası tasfiye edilerek ne yapılmak isteniyor? sorusuna yanıt bulmak için hazırlanan raporda, İller Bankası’nın, kurulduğu günden itibaren altyapı projeleri, planlar ve belediyelere kamu kredisi ile “kentsel hizmetlerin üretilmesi, yaşam kalitesinin artırılması”ndaki rolüne vurgu yapıldı. Raporda, İller Bankası’nın, “batık kredi”si olmayan özelliğine de işaret edilerek bankacılık anlamında görünen sermayesini kat kat aşan değere sahip olduğu, bu nedenle de özel yatırımcılar için ‘ballı kaymak’ niteliğiyle iştah kabarttığı”nın altı çizildi.

İller Bankası’nın “ülkenin planlama ve demokrasi kültürüne yaptığı çok önemli katkılar”ın da anlatıldığı raporda, bugüne kadar yaklaşık 4 bin 800 imar planı, 360 peyzaj projesi, 4 bin imar planına esas jeolojik etüt üretimi, tüm doğal afet ve depremler sonrası afetzede yerleşim planları ve uygulamalarıyla, konusunda tek bilgi bankası olan arşivi ile ülkenin “bilgi üreten” ve kullanıma açan çok önemli işlev ve değerinin altı çizildi. Raporda, “Bu arşiv ve değeri koruyup geliştirmek, güncellemek ve yeni bilgi üretme metodolojileri üretmek yerine bunları tasfiye etmek, bilgiye, üretime ve tarihe olan saygının da bir göstergesidir” denildi. 

Bilinçli politika ile eritildi

İller Bankası’nın, “eritildiği, bilinçli ve sistematik olarak ciddi bir performans düşüklüğü içerisine itildiği” sürecin aktarıldığı raporda, bankaya altyapı yatırımları yapılmadığı için kentlerin ya kaynak kısıtlarına ya da yüksek faizli yurtdışı kaynaklara mecbur bırakıldığı vurgulandı. Bankanın özel şirkete satılması yönündeki IMF kaynaklı operasyonun, “yabancı sermaye tekeli yaratmayı” amaçladığına işaret edilen raporda, tasfiye edilmek istenenin, banka değil kamu yararı ve planlama olduğunun altı çizildi.
İller Bankası’nın, içme-kullanma suyu ve kanalizasyon sistemlerinin yapımı ve projelendirilmesi konusundaki deneyim ve birikimine işaret edilen raporda, “bu deneyimlerden yararlanmak yerine suyun yönetimi ve kontrolünün de ‘piyasa’ eline bırakılmaya çalışıldığı” ifade edildi.
Belediye ve il özel idarelerinin, bankanın mevcut ödenmiş sermayesinin asli sahipleri olduğu, ancak adeta “müsadere” yoluyla bedelsiz olarak Hazine’ye devrinin söz konusu olacağı ve ortakların söz hakkının görmezden gelindiği vurgulanan raporda, Anayasa’nın 47’inci maddesi ile “müsadere” yolunun kapatıldığı hatırlatıldı. Tasarının “verimliliğini artırma” söylemi ile yola çıkıp bankanın özel yatırımlara satılabilmesi için her türlü kolaylığı içerdiği kaydedilen raporda, “Bankada bankacılar çalışacak” sözleri ile de bankanın teknik kadroları ve yıllar süren eşsiz teknik birikiminin da tasfiye hazırlığında olduğu dile getirildi. (Ankara/EVRENSEL) 10.02.2007