KÜRESEL ISINMAYA KARŞI KENTSEL ÇÖZÜMLER

{nomultithumb}TMMOB Şehir Plancıları Odası,  tüm halkımızı, ilgilileri ve kamuoyunu, “Küresel ısınmaya karşı”, duyarlı olmaya çağıran bir basın açıklaması yaparak bazı uygulamalar önerdi. Basın Açıklamasının metni:

BASINA VE KAMUOYUNA

Bir süredir yoğun biçimde kamuoyunda tartışılan “Küresel Isınma” olgusu, neden, sonuç ve önlemleri ile sağlıklı bir bilgilenmeyi zorunlu kılmakta, bununla da sınırlı kalmayan ve kentsel ölçekte yapılması gerekenleri, alınması gereken önlemleri tartışıp, olgunlaştırıp, hayata geçirme yönünde ciddi bir kararlılık ve çaba gerektirmekte. Buna karşın, kamuoyunda küresel ısınma ile ilgili önlemler daha çok parçacıl düzeyle sınırlı kalmakta, seragazı emisyonlarının ortalama %70-80’inin üretildiği kentlerde alınması gereken önlemler ve hayata geçirilmesi zorunlu çözümler çoğu kez yeterince gündeme getirilmemektedir.

“Küresel Isınmayı”
kentsel ölçekte de ele alınması zorunlu bir sorun olarak tanımlayan Şehir Plancıları Odası,  halkımızı aydınlatmak ve mesleki katkılar sağlamak amacıyla, seragazı emisyonlarının azaltılması, çevre kirliliğinin önlenmesi, sağlıklı çevreler oluşturulması için, kentlerde ve diğer yaşam alanlarında, Dünyanın bir çok kentinde (Londra başta olmak üzere, Barcelona, Freiburg, Heidelberg, Linz, Montpellier, Sarbrücken, Civano vb) etkin şekilde uygulanan ve önemli bir bölümü aşağıda belirtilen önlemlerin alınması gerektiğini kamuoyu ile paylaşmayı gerekli görmektedir.

Odamızca, bir kentleşme ve yerleşme politikası olmaksızın tüm doğal, kültürel, çevresel değerleri yerleşim konusu olarak gören ve kentlerimizin imar rantları baskısı altında biçimlenmesine neden olan mevcut imar mevzuatının, Odamızca vurgulanan diğer tüm eksiklikleri yanında, küresel ısınma ve çevre kirlenmesine neden olan ya da en azından bu süreçleri fark ederek çözüm açılımları üretmeyen nitelikleri nedeniyle de ivedilikle yenilenmesi kaçınılmaz bir gereklilik olarak görülmekte. Kamuoyuna uzun süre tartıştırılıp, büyük ölçüde mutabakat sağlandığı halde raflara kaldırılan İmar ve Şehircilik Kanunu Tasarısının, çevreyi, doğayı ve alternatif enerjileri dikkate alan “Sağlıklı Kent Planlama Yaklaşımı”nı da içerecek biçimde yasalaştırılması, son yıllarda yaşanan “yasa kirliliği ve karmaşası”nı da sona erdirebilecek en ivedi ve kapsamlı çözüm olarak görünmektedir.

Bununla birlikte tüm kentsel alanlar ve imar planları, kirlenme ve seragazı üretimleri açısından denetlenmeli, kirlenmeye neden olan unsurlar, planlama aşamasında önlenmelidir. Kısa vadede, tüm kentlerimizde, küresel ısınmaya yol açan nedenleri azaltıp, ortadan kaldıracak önlemler alınmalıdır. Bu amaçla Odamız, aşağıda belirtilen uygulamaların ivedilikle başlatılmasını önermektedir.
 

1-    Ekolojik Planlama: Kentlerimizin, ekolojik, çevresel değer ve varlıkların zarar görmesini engelleyip, sürdürülebilirliğini sağlayacak bir planlama seçimi ve yaklaşımı ile planlanması gereklidir. Güneşe, doğal enerjilere ve yerel ekolojik sistemlere uygun kent planları yapılmalı ve mevcut planlar dönüştürülmeli, bir merkez tarafından denetlenmelidir. Enerji gereksinimini başladığı noktada azaltabilmek amacıyla, yerleşimlerin özgün doğal, topoğrafik, coğrafik koşulları özümseyen bir anlayışla analiz edilmesi, yerleşimlerde güney cephelerin seçiminin sağlanması, tükettiği enerjiyi doğal kaynakları ve atıkları ile üretebilen mahalle ve kentler tasarlanmalı, yapı cephelerinin iklimlendirme (ısıtma-soğutma) gereksinimleri göz önüne alınacak biçimde tasarlanması özendirilmelidir. 

2-     Temiz ve Doğal Enerji Sistemleri: Tüm kentlerimizde, temiz ve doğal enerjilerin kullanılması özendirilmeli, alternatif doğal enerjilerin araştırılıp, kullanılması yönünde yenilikçi bir ülke politikası benimsenmelidir. Bu amaçla, kredi öncelikleri, bağışlar ve teşvikler verilmelidir. Bu alanda yapılacak teşviklerle ilgili bir yasal düzenleme yapılmalıdır. Kısa vadede ise, Kentlerde, enerji tasarrufu planları" yapılarak uygulanmalı, sera gazı emisyonları azaltılmalıdır.

3-     Ekolojik, Güneş Mimarisi ve Güneş Enerjili Toplu Konutlar: m2’ye düşen güneş enerjisi miktarının Avrupa ortalamasının ortalama 2 katı olduğu Güneş ülkesi Türkiye’de, Güneş enerjili, Eko-mimari uygulamaları başlatılmalıdır. Konutlarda doğal enerji üreten sistemlere geçilmelidir. Yapıların çatılarında Güneş Pili uygulamaları başlatılmalıdır. Yeni yapılan binalarda, Güneş ısı sistemleri zorunlu hale getirilmeli, bu sistemlerin eski yapılarda uygulanabilmesi özendirilmelidir. Toplu konutların ve yapı adalarının, Güneş enerjili ve ekolojik olarak tasarlanması ve uygulanmasını zorunlu kılan bir yasal düzenleme yapılmalı, Belediyelerin, kooperatiflerin ve TOKİ’nin bu yasal düzenlemeye uygun yatırım yapması sağlanmalıdır.

4-     Doğal Alanların Korunması Ve Zenginleştirilmesi: Bitki örtüsü, su havzaları, nehirler ve göller havzaları ile birlikte mutlak koruma altına alınmalı, orman alanları geliştirilmeli ve yaygılaştırılmalı, tüm kentlerde yeşil kuşaklar ve koridorlar oluşturulmalı, bu alanlar seragazı etkici azaltıcı, emisyon emici bitkilerle zenginleştirilmeli, bozulan ekolojik alanlar restore edilmeli, Kentleri içinden geçen akarsular, çevreleri ile birlikte korunmalıdır.

5-     Güneş Sistemleri: Kentlerde ve kırsal alanlarda, ısıtma, soğutma, güneş elektrik, sıcak su, güneş Mimarisi vb güneş enerjisi sistemleri kullanımı yaygınlaştırılmalı, rüzgar vb. alternatif enerjilerin kullanımı yörenin özgünlükleri uyarınca en etkin biçimde değerlendirilmelidir.

6-     Kentsel Kamu Alanları: Kamusal kullanıma açık ve kamu idareleri tarafından düzenlenip, işletilen tüm açık alanlar, parklar, cadde ve sokaklar, güneş enerjisi ile aydınlatılmalı, kentlerde,k Kamu binalarında ve öncelikle okullarda ivedilikle güneş sistemlerine geçilmesine ilişkin arayışlara hız verilmelidir.

7-     Doğal Enerji Santralleri: Kentler ve çevresindeki doğal enerji kaynaklarının doğayla bütünleşen bir biçimde kullanılması sağlanmalıdır. Bu amaçla yerleşimin büyüklüğü ve ölçeği uyarınca yeri geldiğinde su değirmenleri, küçük ölçekli barajlar, rüzgar tribünleri-santralleri, kaynak potansiyeli dikkate alındığında Avrupa’da 1 numara olabileceğimiz biyo enerji santralleri, kentsel atık ve çöpleri enerjiye çevirecek merkezler kurulmalı, tüm alternatif doğal enerji olanak ve potansiyelleri etkin şekilde değerlendirilmelidir.

8-     Su Tasarruf Önlemleri: Kentsel yaşamda, aşırı su tüketiminin azaltılmasına yönelik bilgilendirmeler yapılmalı gereğinde düzenlemeler getirilmelidir. Bu amaçla, çim ve bahçe sulamasının kontrolünden, suyu daha etkin kullanacak endüstriyel tasarımlara kadar bir dizi arayış ve düzenlemeye hız verilmeli, altyapı yenilenmesi ve yeni teknolojiler devreye sokulmalıdır.

9-      Kentlerde Temiz Ulaşım Sistemleri: Tüm kentlerde petrole ve fosil yakıtlara dayalı, bireysel ulaşım ve araç odaklı, araç talebine göre biçimlenen ulaşım seçiminden vazgeçilmeli, bireysel otomobil kullanımını özendiren gereksiz kavşak yatırımlarına son verilmeli, toplutaşımı özendirip, güçlendiren, yaya ve bisiklet ağırlıklı sistemlere gerekli değeri vererek etkin şekilde kullanan, insan odaklı ve talebi yöneten bir ulaşım seçimi yapılmalıdır.

10-   Temiz Enerjili Ekolojik Planlama Merkezi Kurulması: Yukarıda belirtilen planlama, tasarım ve uygulamaların yapılması, teşviklerin sağlanması ve projelerin hayata geçirilmesi, ilgili birimler arası koordinasyonun sağlanması için bir “Temiz Enerji Merkezi” ivedilikle kurulmalıdır.

TMMOB Şehir Plancıları Odası, bunlarla sınırlı olmamak üzere; tüm halkımızı, ilgilileri ve kamuoyunu, “Küresel ısınmaya karşı”, duyarlı olmaya, kentsel ve bireysel ölçekte çözümlerin bir parçası olmaya ve bu önlemleri birlikte uygulamaya davet etmektedir.

 Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 TMMOB Şehir Plancıları Odası

Yönetim Kurulu