Kocoğlu Ziraat savaşı

 

Büyükşehir Belediye Başkanı: "Ziraat Bankası’nın İzmir’e olumsuz tavrını anlamıyoruz"

Büyükşehir Belediyesi’nin, Konak’taki arsa davasında her türlü fedakarlığı yaptığını söyleyen Başkan Aziz Kocaoğlu, “Ziraat Bankası’nın, İzmir’in can damarı niteliğindeki bir bölgenin kullanımı için sürekli engel çıkarmasını, kamuoyunun ve İzmirliler’in takdirine bırakıyorum” dedi.İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Konak’taki arsa sorununun çözümü için “tüm yasal sınırları zorlayarak” ellerinden gelen çabayı harcadıklarını, buna karşılık Ziraat Bankası’nın uzlaşma konusunda “en küçük bir adım bile” atmadığını söyledi. Başkan Kocaoğlu, “İzmir’in ve İzmirli’nin menfaatinin söz konusu olduğu bir durumda banka yönetiminin takındığı olumsuz tavıra bir anlam verebilmiş değiliz” şeklinde konuştu.Konak Ahmetağa Mahallesi 7937 ada 4 parselde kayıtlı 2904 m2’lik taşınmaza “kamulaştırmasız el atıldığı” gerekçesiyle, 2002 yılında tazminat davası açan Ziraat Bankası yetkilileri ile bugüne kadar pek çok kez bir araya geldiklerini hatırlatan Başkan Aziz Kocaoğlu, şu açıklamayı yaptı:“Bu arsa, 1970’li yıllardan beri yol, otobüs ve minibüs durağı olarak kullanılıyor. Biz de kentin menfaatini göz önüne alarak, iki kamu kurumunun kısa süre içinde uzlaşacağını tahmin ediyorduk. Buna rağmen, yasal sınırları zorlayarak, tazminat davasından vazgeçilmesi karşılığında, Belediyemize ait 100 milyon YTL parayı 1 yıl süreyle ve faiz talep etmeden, mevduat olarak Ziraat Bankası’na yatırmayı önerdik. Bununla da kalmayıp, 50 milyon YTL’yi de adat hesabıyla bankaya yatırabileceğimizi söyledik. Karşılığında da, dava konusu parselin tapusunun, 1 yıl sonra Belediyemize devredilmesini istedik. Bu teklifimizi 6 Şubat 2007’de yaptık. Banka, rakamları az bulduğunu belirterek anlaşmaya yanaşmadı. Biz de Mayıs ayında teklifimizi revize edip Ziraat Bankası yönetimine bir kez daha gittik. İlk teklifimizdeki adat hesabını iki katına, yani 100 milyon YTL’ye yükselttiğimizi bildirdik. Banka ise bu rakamların tam iki katını talep etti. Oysa önerdiğimiz rakamlar, piyasa koşullarına göre çok iyiydi. Örneğin bir başka kamu bankası bize, 100 milyon YTL’ye yıllık 16.56 milyon YTL faiz vereceğini, 100 milyon YTL’nin adat hesabında tutulmasıyla da 12.75 milyon YTL. faiz ödeyebileceğini söyledi. Bunların toplamı da 29.31 milyon YTL’ye geliyordu. Üstelik bu rakamlarda bizim herhangi bir pazarlığımız söz konusu olmadı. Olaya bu açıdan bakıldığında, yine bizim ne kadar özveriyle hareket ettiğimiz ve Ziraat Bankası’nın mağduriyeti gibi bir konunun asla söz konusu olmadığı net bir şekilde görülmektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak, Ziraat Bankası yönetiminin İzmir’e ve İzmirli’ye karşı neden böylesine olumsuz bir tavır takındığını anlayabilmiş değiliz. 6 Mayıs 2005 tarihli bir ulusal gazetenin manşet haberinde belirtildiği gibi, İstanbul Taksim’deki 1.6 dönümlük arsasını bir spor kulübüne ‘bedelsiz’ olarak kullandıran Ziraat Bankası’nın, İzmir’in can damarı niteliğindeki bir bölgenin kullanımı için sürekli engel çıkarmasını, kamuoyunun ve İzmirliler’in takdirine bırakıyorum. Belediyemize herhangi bir gelir sağlamayan, ancak kent yararı için büyük önem taşıyan bu arsa ile ilgili meselenin uzlaşmayla sonuçlanmasını arzu ederdik. Fedakarlık tek taraflı olmamalıydı.”
Ayrıca Kamulaştırma Yasası’nın 38. Maddesi’ne göre, el atmadan itibaren 20 yıllık “hak düşürücü” sürenin dolduğuna dikkat çeken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, temyize gideceklerini de sözlerine ekledi.

Yenigün – 12.07.2007{nomultithumb}