Kentsel Dönüşüm Sadece Konut Üretmek Değildir

Kentsel Dönüşüm Sadece Konut Üretmek Değildir

Ankara Şehir Plancıları Odası Başkanı Serdar Karaduman, ’kentsel dönüşüm’ kavramıyla neyin ifade edildiğini kimsenin bilmedigini öne sürdü. Karaduman, hazırladığı raporda kentsel dönüşüm projelerinin sonucunun ne olacağı planlanmadan yapıldığını belirterek, “kentsel dönüşüm kavramının yaygınlaşması sonucunda gerçekleştirilen uygulamaların amacının ne olduğu, kentsel dönüşüm kavramı ile neyin ifade edilmek istendiği ve bu uygulamaların sonuçlarının ne olduğu ve nasıl değerlendirilmesi gerektiği konularının özellikle planlama açısından yeterince sorgulanmadığı görülmektedir” dedi.

GECEKONDU AFLARI SORUNLARI BÜYÜTTÜ

Özellikle 90’lı yıllardan sonra yerel yönetimler tarafından uygulanmaya başlanan imar aflarının kentsel sorunlarını içinden çıkılmaz bir hale soktuğunu da anlatan Karaduman, “Gecekondu alanlarında uygulanan imar aflarıyla mülkiyet sorunu içinden çıkılmaz bir hale sokulurken, merkezi yönetimlerden yerel yönetimlere aktarılan kaynaklar değil bir kentsel dönüşüm uygulamasını, ancak olağan hizmetleri yerine getirmeye yeter hale gelmiştir. Ancak önemli olan nokta kentsel dönüşümün bir siyasa olarak gerekliliğinin artık tüm kesimlerce üzerinde uzlaşılan bir nokta olmasıdır. Bu uzlaşı kimi zaman kentsel ranttan pay alma kaygılarını, kimi zaman da lümpen estetik kaygıları yansıtsa da, kentsel dönüşüm bütün belediyelerde kavram olarak kullanılmaya başlanmıştır. Kaliteli konut üretimi yerine çok sayıda konut üretmek ve yalnızca niceliğe bakmak yanlıştır” dedi.

Dönüşümün etkileri incelenmeli

KENTSEL dönüşüm projelerinin yalnızca yüksek binalar dikmekten ibaret olmaması gerektiğine değinen karaduman, bu dönüşümün etkilerinin de iyi hesaplanması gerektiğine değinerek şunları söyledi: “Yaşanan bu sürecin Ankara üzerindeki etkilerinin incelenmesi yalnızca Başkent için değil, Anadolu’daki tüm kentler için yaşamsal değer taşımaktadır. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana tüm Türkiye için planlı kentsel gelişmenin öncü örneği olan Ankara’nın aslında kentsel dönüşüm uygulamalarının da ilk örneklerinin görüldüğü kentlerden biri olduğu söylenebilir. Gerçekleştirilen kentsel dönüşüm uygulamaları belirli bir yorumlama, çarpıtma süzgecinden geçerek Anadolu’nun diğer kentlerine sirayet etmiştir. Özellikle 90’lı yılların başında gerçekleştirilen Dikmen Vadisi Kentsel Dönüşüm Projesi’ne bu anlamda Türkiye’nin her yerinde kentsel dönüşüm söylemlerinde sıklıkla atıfta bulunulması bu etkinin bir göstergesidir.”

Önce kent içine bakın

İNŞAAT Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Başkanı Fehmi Toptaş da yeni yapılar üretmek yerine kent içindeki mevcut konutların tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Rant için kentler büyütülmemeli. Önce kent içindeki yapıların depreme dayanıklılık envanterinin ve statik dayanıklıkların raporlanması lazım. Bu raporlara göre de acil önlemlerin alınması gerekiyor. Tüm bunlar yapıldıktan sonra kent dışına eğer ihtiyaç varsa konutlar yapılmalıdır. Kentin içinde bir dünya gözden geçmesi gereken yapı varken şehir dışına yeni yapılar yapmanın bir getirisi olmayacaktır. Kentsel dönüşüm projeleri kent dışında rant alanı yaratma projesi olarak algılanmamalı. Belediyeler mücavir alanları da imara açarak buralardan rant elde ediyor. Dağa taşa konut dikmek kentsel dönüşüm olarak algılanmamalı.”

Hürriyet / 24.01.2008