Kentin yeni planı üzerine

Yazarlar / Nedim Atilla

Kentin yeni planı üzerine

nedim.atilla@aksam.com.tr

 


Biliyorsunuz cumartesi günleri bu köşede Ege ve İnsan yazmıyoruz. Bugün tatil günü ve okurlarımızla zengin mutfağımız üzerine Cumartesi ekinde söyleşmek çok daha keyifli oluyor.

Ancak; perşembe günü yazdığımız ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş’ın, “İzmir’in hastalığı plansız gelişme” diye özetlenebilecek yazımıza umduğumuzdan daha çok tepki alınca alışkanlığımızı değiştirip kent yazılarımıza bir ek yaptık. İzmir Ticaret Odası’nın açıkladığı rapora destek veren okur e-postaları da aldık, “Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 9 Ocak 2006 günü oy çokluğu ile kabul ettiği Kentsel Bölge Nazım İmar Planını nasıl görmezlikten gelirsin?” diyen dostlarımız da oldu. Yazımızda sözünü ettiğimiz ve kısa bir süre önce yitirdiğimiz büyük İzmirli Prof. Mübecel Kıray’ın “Örgütleşemeyen Kent İzmir” adlı kitabının son halini de sevgili Ertuğrul Kale’den alınca bugün bu konuda yazmak şart oldu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, 2004 yılında başladığı İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı’nı, 9 Ekim 2006 günü yapılan meclis toplantısında oy çokluğu ile kabul etmişti. Oylamadan sonra yaptığı konuşmada meclis üyelerine teşekkür eden Başkan Kocaoğlu, İzmir’in 25-30 yıllık gelişimine ışık tutacak “anayasasını” hazırladıklarını söylemişti.

19 ilçe, 38 ilk kademe belediyesi ve 164 orman köyünü içine alan 526 bin kilometrekarelik alanı kapsayan yeni bir nazım imar planını, belediye bürokratları ve bilim adamlarından oluşan 49 kişilik bir ekip hazırlamıştı. “İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı”, mecliste görüşülmeden önce belediye başkanları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerine sunulmuştu.

Plana bir kez daha baktım gelen eleştirilerden sonra: Bir vizyon ortaya konan planda toplumsal, ekonomik ve mekansal hedefler sıralandı. Planda, çözüm bekleyen problem alanları ve çözümler tek tek belirlendi. Planda; mevcut sorunların çözümü ve gelişim alanlarının belirlenmesi amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı alanın bütünü, 7 ayrı Program Alanı’na bölünerek ele alınmış durumda.

7 bölge 7 anlayış

İzmir Merkez Kent Ana Program Alanı Stratejileri’nde liman kenti kimliği tarif edilen merkez kentte; ticaret, turizm, iş hizmetleri, yüksek teknoloji üretimi; yatırım sektör ve konuları olarak ise “Eğitim, sağlık, teknik alt yapı, fuar, büyük ölçekli açık ve yeşil alanlar tema parkları hedefleniyor.

Aliağa ve kuzeyi sanayi kenti kimliği öngörülen bu bölge, İzmir Kentsel Bölgesi’nin üretim ve aktarım noktası olarak tanımlanıyor. Endüstriyel üretim, enerji ve yük limanı işlevleri gelişme sektörleri olarak belirlenirken, yatırım alanları olarak da “Liman, teknik alt yapı, Organize Sanayi Bölgesi, uzmanlaşmış eğitim, tekne-yat-gemi imalat alanı ve sergiler-fuarlar” ön plana çıkarılıyor.

Kemalpaşa ve doğusunda, tarım-sanayi kenti kimliği ile tarımsal üretim ve endüstriyel işleme merkezi rolü biçilen bölgede, yatırım alanları olarak da “Tarımsal iyileştirme-sulama-demiryolu ulaşımı, enerji, OSB, teknik alt yapı ve uzmanlaşmış eğitim” hedefleniyor.

Torbalı ve güneyinde için de “tarım-sanayi kenti” kimliği ve tarımsal üretim ve endüstriyel işletim rolü öngörülüyor. Tarımsal iyileştirme, sulama, demiryolu ulaşımı, enerji, OSB, teknik alt yapı ve uzmanlaşmış eğitim alanlarının geliştirilmesi hedefleniyor.

Urla’da ve batısında ise “Düşük yoğunluklu yaşama merkezi” kimliği ve “konut gelişme merkezi” rolü biçilmişti. Urla yöresinde tarım-eğitim ve konut gelişme sektörleri, “Tarımsal iyileştirme, sulama, hafif raylı taşıma sistemi, pansiyonculuk, hobi bahçeciliği, yumuşak turizm-sağlık turizmi ve spor kampçılığı” olarak hedefleniyor.

İzmir’in planlı büyümesi şart…

Akşam / 12.01.2008