Kazdağları örgütleniyor…

Kazdağları örgütleniyor…

Çokuluslu altın şirketlerinin gözünü diktiği Kazdağları'nda örgütlenme çabaları yoğunlaştı. İzmir Barosu avukatlarından Noyan Özkan, bölgede Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'nin ihlal edildiğini vurguluyor.

Özellikle çokuluslu altın şirketleri ve yerli işbirlikçilerinin saldırıları karşısında yerel halk harekete geçiyor

İzmir Barosu avukatlarından Özkan, Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Prof. Dr. Kemal Yalınkılıç'a yolladığı dilekçede, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'nin ihlal edilmemesini istedi.

OZAN YAYMAN

Kazdağları çevresinde yaşayan halk, evrensel kültür mirasının madencilik çalışmalarıyla yok edilmemesi için örgütleniyor. Bölge insanının yanı sıra doğa korumacıları da, bu birliktelik içinde yer alıyorlar. Geçen günlerde yörede toplanan çevreciler, Kazdağları'nın yok olmaması adına verilecek karşı duruşun ilk adımını attı.

BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK

İzmir Barosu avukatlarından Noyan Özkan, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün, Kazdağları'ndaki gelişmelerle ilgili olarak Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'ni ihlal ettiğini belirterek, sözleşme hükümlerine göre davranılması gerektiğini açıkladı. Özkan, Kazdağları'ndaki madencilik çalışmalarına bir an önce son verilmesi gerektiğini vurgulayarak, aksi uygulamanın yasa dışı olacağını savundu. Özkan, Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Prof. Dr. Kemal Yalınkılıç'a yolladığı dilekçede, dünya genelinde 1992 yılında yürürlüğe giren Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'nin, Türkiye'de 1997 iç hukuktaki yerini aldığına dikkat çekti. Sözleşmeye göre biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımın esas alındığını kaydeden Özkan, "Kazdağları, flora ve fauna açısından zengin bir potansiyel oluşturmaktadır. Özellikle de bitki örtüsünün taşıdığı biyolojik çeşitlilik milli parkın ana kaynak değerini oluşturmaktadır. Milli parkın temel öğesini oluşturan ormanlar, sahilden kızılçamlarla başlayıp 800 metre yükseklikte karaçamlara, daha sonra karaçam-meşe karışık ormanlarına erişmekte, daha yüksek kesimlerde ise dünyada yalnız burada yetişen Kazdağları göknarına ulaşmaktadır. Yöre, ormanaltı ağaçcık ve endemik türleri de kapsayan otsu formdaki bitkiler bakımından da çok zengindir. Bu özellikler, eko-turizm açısından büyük önem taşımaktadır. Bitki örtüsünün bu biyolojik çeşitliliği yaban hayvanlarına uygun yaşama ortamı sunmaktadır" görüşlerine yer verdi.

2 BİN 500 YILLIK MİRAS

Troia İda Platformu Başkanı Muzaffer Bayraktar da, Kazdağları'nın 2 bin 500 yıllık mirasının çokuluslu maden tekellerinin rant yaratma istemi uğruna yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğuğunu söyledi. Bayraktar, "Vereceğimiz hukuk mücadelesinin yanı sıra kamuoyu oluşturarak ülke dikkatini bu bölgeye çekeceğiz. Doğal ve kültürel mirasın gözümüzün önünde yok oluşuna seyirci kalamayız. Önlem alınmazsa tüm değerler yok olacak ve kendi topraklarımızda köleleşeceğiz" dedi.

07.09.2007 / Cumhuriyet Ege