Kaz Dağı’nda toplanan çevreciler miting yaptı

haberekspres – 05.11.2007{nomultithumb}

Altın aramada kullanılan siyanürün, bölgedeki tarihsel ve kültürel mirası doğa ile birlikte yok edeceği gibi ileriye dönük olarak onarılmaz zararların yaşanacağı kaydedildi. Kaz Dağları'nın, salt bitkisel açıdan değil, doğa ve hayvan varlığı açısından da özellikli ve kıskançlıkla korunması gereken bölge olduğu belirtildi.
Marmara Çevre Platformu (MARÇEP) Dönem Sözcüsü Didem Yılmaz, "Kaz Dağları, salt bitkisel açıdan değil doğa varlığı ve hayvan varlığı açısından da özellikli ve kıskançlıkla korunması gereken bir bölgedir" dedi.

İstanbul, Tekirdağ, Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Edirne'deki 40 sivil toplum örgütünün oluşturduğu MARÇEP 28. Bölge Toplantısı sonrasında Cumhuriyet Meydanı'nda "Kaz Dağları'nda Altın Aramaya Hayır" mitingi düzenlendi.
MARÇEP Dönem Sözcüsü Didem Yılmaz, mitingde yaptığı konuşmada, dünyadaki en önemli ekolojik bölgeden biri olan Kaz Dağları'nın Alpler'den sonra dünyanın en fazla oksijen üreten ikinci bölgesi olduğunu hatırlatarak, "Yöre orman, orman altı bitki örtüsü ve sahip olduğu endemik türleriyle çok zengindir. Ayrıca bölge, salt bitkisel açıdan değil doğa varlığı ve hayvan varlığı açısından da özellikli ve kıskançlıkla korunması gereken bir bölgedir" diye konuştu.

Tarih ve doğa zarar görür

Kaz Dağları ölçeğinde 43 adet endemik bitki türünü bünyesinde barındıran bölgenin yabani bitkiler için bir gen bankası olduğuna dikkat çeken Yılmaz, "Kaz Dağları'nın 37 noktasında 11 firma tarafından yürütülen altın arama faaliyetleri, bu ender güzellik ve zenginlik abidesini yıkmaya yönelik bir saldırı niteliğindedir. Altın işletmelerince kullanılan siyanür, bölgedeki tarihsel ve kültürel mirası doğayla birlikte yok edeceği gibi ileriye dönük olarak onarılamaz zararlar verecektir" dedi.

Altın aldatır, zehirler ve öldürür

İzmir Selçuk'tan gelen ve boynuna mandalina, zeytin ve üzüm asarak Kaz Dağları'nda altın arama çalışmalarını protesto eden Toprakdede olarak bilinen Çevre Doğa ve Kültür Derneği (ESEFÇET) Başkanı Tekin Karadağı, altın madeni çıkarılması amacıyla kullanılan siyanürün doğal yaşamı ve tüm meyve ve sebzeleri zehirlediğini söyledi.
Vatanın değerinin altınla değil su, hava ve tarımsal değerlerle ölçüldüğünü ifade eden Karadağı, "Altın yenmez, içilmez, koklanmaz, okşanmaz. Altın ısıtmaz. Altın kandırır, aldatır, zehirler ve öldürür. Toplumu, doğayı, suyu öldürür yaşanmaz hale getirir" diye konuştu.