Katılımcı bir yerel yönetim

Yukarıdaki başlık, Karşıyaka Kent Meclisine ait. Kent Meclisinin düzenlediği etkinliğin tam adı “Sizce, katılımcı bir yerel yönetim nasıl yaşama geçirilebilir?” biçiminde. Öğrenciler arasında düzenlenen kompozisyon yarışmasının amacı, kentte yaşayan öğrencilerin, yaşadıkları kentle ilgili kentlilik bilincini açığa çıkartmak ve geliştirmek.

Katılımcı” bir yerel yönetim olmasının iki koşulu ya da iki yanı var aslında. Bunlardan biri yerel yönetim olarak belediyenin ya da muhtarlığın “katılım” isteyip istemediğidir. Örneğin günümüzün Karşıyaka belediyesi, kent yaşayanlarının yerel yönetime katılımını gerçekten istiyor mudur?
Katılımcı bir yerel yönetimin diğer yanı da biz kent yaşayanlarının katılımı isteyip istemedikleridir. Yani bizler, kentin yönetimine ne kadar “katılmak” istiyoruz? Daha da ötesi, “katılmayı” arkadaş toplantılarında ya da kahvelerde oyun oynarken belediyeyi ilgili/ilgisiz eleştirmek olarak mı anlıyoruz, yoksa “ben ne yapabilirim, nerden katkı koyabilirim” mi diyoruz?
Kent Meclisinin duyurusundan anladığımıza göre, yarışmanın amacı yalnızca belediye ile bağlantılı değil. Elbette katılınmak istenen yer, yerel yönetimler. Ama belediye, yerel yönetimlerden yalnızca biri. Amaç, kentte yaşayanların kentine karşı sorumluluklarının gereği olarak, yönetime katılmayı isteyip istemediklerini, istiyorlarsa bunun yollarını ortaya çıkarmak.
Bunu öğrenmenin en etkili yolu, kentin yöneteni değil, yönetileni durumunda olan gençlere soruyu sormak. Gençler, yaşadıkları kent, mahalle ya da sokağın yönetimine nasıl katılmayı düşünüyorlur?
Hep şikayet ettiğimiz bir konudur. Sabah işe gideriz. Akşam dönerken mahallede yeni bir şeylerin yapıldığını görürüz. Park sökülüyor ya da yapılıyor, ağaç dikiliyor ya da kesiliyor gibi. En sık gördüğümüz de ikide bir kaldırımların değiştirilmesidir.
Tüm bunları belediyenin hizmeti olarak sessizce kabul etmek mi gerekir yoksa “kendi sokağımda bunu yapmadan önce keşke fikrimi sorsaydı” mi demek gerekir? Bence ikincisi. Kenti yönetenlerin, kentte yaptıkları, yapacakları çalışmalarla ilgili olarak insanlara önceden bilgi vermeleri çağdaş ve zorunlu bir uygulamadır aslında.
Karşıyaka Kent Meclisi, kurulduğu 2000 yılından beri yalnız İzmir’e değil, ülkenin her yanına örnek oluyor. Bir demokrasi örneği sunarak, kent yaşayanlarının kent yönetimine nasıl katkı koyabileceklerini, nasıl öneri üretebileceklerini, kentlerine nasıl sahip çıkabileceklerini gösteriyor.
6, 7 ve 8. sınıflara ayrı, lise öğrencilerine ayrı olarak düzenlenen bu ödüllü yarışmanın sonucunda, kent yönetimine katılımın yolları konusunda ilginç düşünceler ortaya çıkacağını düşünüyorum.
Yarışmanın son başvuru tarihi 13 Nisan 2007 olarak açıklanmış. İlgili öğrencilerin tek yapmaları gereken, okullarındaki Türkçe öğretmenleri ile görüşmeleri. Onlarda İlçe Milli Eğitim’den kendilerine gelen, ayrıntılı bir yarışma koşulları duyurusu edinebilirler.
Metin Erten – Yenigün 22.03.2007{nomultithumb}