Karşıyaka’da bölünme sancıları

Karşıyaka’da bölünme sancıları

Sakine Öztürk/Sultan Kaya

Hükümetin almış olduğu kararla Bayraklı semtinin ilçe yapılması ve yeni oluşacak bu ilçeye Karşıyaka’dan Soğukkuyu, Onur, Yamanlar, Gümüşpala, Emek ve Postacılar mahallelerinin bağlanmak istenmesi, mahalleliler tarafından tepkiyle karşılanıyor.

Karşıyaka’dan ayrılması planlanan mahallelerden biri olan Onur Mahallesi Muhtarı Binali Bingöl’e sorduk.

Bayraklı’nın yeni bir ilçe olması, sizin buralara hizmetin daha iyi gelmesi anlamına gelmiyor mu?

Bizim mahallelerin oraya bağlanması hizmetin daha iyi geleceği anlamına gelmez. Bizim böyle bir talebimiz yok. Şu anda hizmeti Karşıyaka Belediyesi’nden son derece iyi alıyoruz. 20 yıldan beri mahalle iki dönemdir iyi hizmet alabilmiştir. Madem öyle, o zaman Gümüşpala ve Cumhuriyet mahalleleri arasındaki mahalleleri de birleştirerek bir ilçe yapın, en mantıklısı budur bana göre.

Ulaşım anlamında Bayraklı’ya gidip gelmek zordur. Yeni kurulan bir belediyenin, işyeri sahaları yok, iş makineleri yok, bir fabrikası yok, kaymakamlık binası olsun nüfus müdürlüğü olsun birbirlerini takip eden bu hizmet birimlerinin yerleri yok. Bırakın bizim mahalleleri, bu hizmetlerin Bayraklı’da olması bile en az 5-10 yılı alır. Ben bu dönem 50 sokağa kanalizasyon yaptırdım. Açılmayan sokaklarımızı açtırdım, olmayan yollarını yaptırdım ve bir kısım betonlama yapıldı. Bir kısmında ise halen çalışmaları devam ediyor. Görünen o ki yapılan hizmetlerin önüne bir set çekilmek isteniyor. Böyle bir durumda Karşıyaka Belediyesi ne yapacak; verilen hizmetleri durduracak. Durdurulan hizmet de ancak Bayraklı Belediyesi tarafından 10 yıl sonra getirilebilir.

Bu, insanları tekrar bir sefalete, bir sıkıntıya sokmak demektir. Zaten coğrafi olarak da uygun değil. Biz diyoruz ki eğer bir şey yapacaksanız gelin bu halkın düşüncesini alın. Bunu yapmıyorsanız bunun arkasında siyasi bir rant vardır. Gecekondu halkına şimdiye kadar hiçbir siyasi doğru bakmamıştır. Mahallemin bir sözcüsü ve muhtarı olarak sonuna kadar halkımın arkasındayım. Bugün aldığım bir duyuma göre AKP İl Başkanı Aydın Şengül’ün mahallemde 100 tane arsasının ve vekaletinin olduğu söylendi. Kendisi aynı zamanda bir mimardır. Dolayısıyla bunların kapalı kapılar ardında yaptığı hesaplar farklıdır.

Bu AKP’nin bir oyunu mudur?

Elbette… Halkın hür, demokratik, özgür iradesine danışılmadan yapılan bu hareket bu insanlara bir ceza vermektir. Bu mutlu gecekondu halkının evlerini başlarına yıkacak, ‘hadi, nereden geldin oraya git’ diyecekler. İşte biz bunun sinyallerini görüyoruz. Biz buna meydan vermeyeceğiz. Nasıl meydan vermeyeceğiz? Çünkü bu halkın özgür iradesi bizim arkamızda. Onun için buna müsaade etmeyeceğiz, her türlü yasal alanda mücadelemizi sürdüreceğiz.

Peki ne yapacaksınız?

Şu anda bütün mahallelerde imza kampanyası başladı. Bunun akabinde pazar günü mahallelerimizde referandum yapmayı düşünüyoruz. Halk bizi zorluyor, ‘pasif eylemleri kabul etmiyoruz. Bırakın mühürleri gidin’ diyor. Biz halkın sesini dinlemek zorundayız. Halk diyor ki, “Sizinle Ankara’ya kadar yürürüz. Açlık grevine gideriz. AKP İl Başkanlığı’na kara çelenkler koyalım”. Ses getirecek eylemler istiyorlar bizden. Halk bu duruma gelmeden iyi niyetli davransınlar. Ortaçağ zihniyeti ile hareket etmesinler. Ben bütün bu sözleri halkın desteğini aldığım için söylüyorum. (İzmir/EVRENSEL)

Evrensel / 03.03.2008