Kapasite…

EGE ’den

SERDAR KIZIK

 

Kapasite…

Ağır çevre kirliliği yaşayan Aliağa gözden mi çıkarıldı acaba?

Kirlilik aşırı boyutlara ulaştı.

Hava, su, toprak sürekli kirleniyor.

Ölçümler, bilim insanlarının açıklamaları bu yönde.

Gece saatlerinde bölgeden geçenler nefes almakta zorlanıyor, genizleri yanıyor.

İnsan sağlığı olumsuz etkileniyor. Hastalıklar arttı.

 

Turizm, balıkçılık, tarım tehlikede.

Doğal güzelliklerine karşın 1980 sonrası sanayi bölgesi ilan edilen ilçede, özellikle demir çelik sanayisinin atıkları, cüruflar doğal yaşamı tehdit ediyor.

Atıklar için düzenli bir depolama alanı bulunmuyor.

Cüruf dağları yükseliyor.

Alt yapısı yetersiz, teknolojisi eski sanayi tesisleri, hangi ölçüde denetleniyor, belirsiz.

Aliağa muhabirimiz Şahap Avcı, bu kirlilik yetmezmiş gibi, kurulması planlanan yeni termik santrallerle sorunların büyüyeceğini söylüyor.

İthal kömürle çalışacak santral, kuşkusuz bölgedeki kirliliği artıracak.

Çevreciler termik santrale karşı, “yürütmenin durdurulması” istemiyle ikinci davayı açtı.

Çakmaklı Köyü’ne planlanan santrale ilişkin Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından verilen ÇED olumlu raporunun iptali isteniyor.

Daha önce ENKA tarafından kurulması planlanan termik santralin yapımına karşı çıkarak dava açan, Bakırçay Çevre Platformu’yla (BAÇEP) Foça Çevre Platformu (FOÇEP) öncülüğündeki örgüt ve yurttaşlar, bu kez İzmir Demirçelik A.Ş. firmasına verilen iznin büyük sorunlara yol açacağını vurguluyor.

Ayrıca 86 belediyenin üye olduğu Kıyı Ege Belediyeler Birliği, Foça ve Menemen belediyeleri, Petrol-İş Sendikası, İzmir Barosu, Menemen ticaret ve ziraat odaları, Menemen Sulama Birlikleri de davaya katılıyor.

Avukat Hasan Namak, Aliağa’nın mevcut sanayi kuruluşları nedeniyle bu noktada kapasitesini doldurmuş olduğunu belirtiyor.

Planlanan santralın İzmir’i de kapsayan 80 kilometre çapındaki yaşam alanlarını olumsuz etkileyeceğini savunuyor.

Bu, haklı bir yakınma.

Çünkü Aliağa’daki kirlilik körfezi aşıp, Bakırçay’da, Menemen’de, Ceşme Yarımadası’ndaki tarımsal üretimi de olumsuz etkiliyor.

Özellikle üzümcüler dertli.

Oysa Aliağa’da alternatif kaynaklara yönelmek olası.

Örneğin rüzgar enerjisi açısından bölge önemli olanaklar sağlıyor. Jeotermal de dikkat çekici bir kaynak.

Aliağa bugünkü kirliliği kaldıramazken, yeni kirleticiler eklemek hangi akla sığıyor?