İzmir Tramvayı İnceleme Raporu

Bugün İzmir kentinde yaşadığımız ve Odamızca açılan birçok davaya konu olan, plan olmadan veya plan kararları değiştirilerek İzmir Körfezi Tüp Geçişi, Konak Tüneli gibi projeler yapılabiliyorsa, “doğru” bir ulaşım planlamasından, kent planlamasından söz edilemez. Doğru bir ulaşım planlaması yapılabilmesi için fiziksel planlamanın ve ulaşımın planlamasının birlikte çalışılması gerekir. Ulaşım çözümlerinin rant için değil, kent ve kentli için yapılması gerekir. Proje bazlı bu önerilerin sisteme nasıl entegre edileceği, hangi sorunları çözmeye ya da
yaratmaya aday olduğuna ilişkin geniş kapsamlı değerlendirmeler yapılmalıdır.

Tüm dünyada toplu taşımayı özendirici ve düzenleyici yaklaşımlar esas alınmakta, öncelikler insan ve mevcut altyapının daha verimli kullanılmasına odaklanmakta iken, son günlerde İzmir gündemine getirilen parçacı ve yatırımcı yaklaşımlar kaynakları ve çevreyi tükettiği, geçici çözümler yaratıp sorunları daha da arttırdığı için çağdışı ve yanlış olarak değerlendirilmektedir. Kent merkezleri artık yayalara ayrılmakta, yollar trafikten arındırılarak yayalara verilmekte, yollar sosyal ve kentsel yaşamın bir parçası haline dönüştürülmeye çalışılmakta iken kentlerimizde gündeme getirilen projeler ile yayalar ortadan kaldırılmaya, otomobillerin önü açılmaya çalışılmaktadır. Bu temelden bakıldığında daha çevreci ve otomobil kullanımını azaltıcı bir toplu ulaşım projesi olan tramvayın, kentlerimizde uygulanması konusunda geç kalınmıştır. Kent merkezlerindeki kemikleşmiş kent dokusu nedeniyle bu tür etki alanı büyük uygulamaların gerek güzergah belirlenmesinde gerekse de ulaşım planlaması açısından maximum yarar sağlayabilmesi imkansız hale gelmektedir.

Bu bağlamda geç kalınmış bir toplu taşıma uygulaması olsada başta bahsedilen ilkeler temelinde kazanımları her zaman olacaktır. Biz de bugün, meslek disiplinimiz gereği, Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi olarak hazırladığımız ‘İzmir Tramvayı İnceleme Raporu’nda; Ulaşım sisteminin, kentin arazi kullanım kararlarıyla tam bir uyum içinde olması ve birçok aktörün rolünün ve etkisinin bulunduğu ulaşım planlaması çalışmalarında, kentsel hareketliliği oluşturan arazi kullanımların ve yoğunlukların dağılımını belirleyen imar planları ile ulaşım planları arasındaki doğrudan ilişkiye bağlı olarak şehir plancısının yerini, bugün yaşananlar pratiğinde ulaşım planlamasının içeriğini tanımlayan, belirleyen bir yaklaşımın ve politikalarının geliştirilmesine, yasal ve yönetsel yapının oluşturulmasına ihtiyaç bulunup bulunmadığını, kentin kaynaklarının doğru projelere yönlendirilmesini, artan taşıt trafiğini veri kabul eden yaklaşımların hatalı olduğunu, kentin üst ölçekli planları ile uyumlu, kentlerin otomobil değil insan odaklı olduğu, yaya hareketlerinin de taşıt hareketi kadar önemli olduğunu ve benzer birçok sorun konusunda uzman ve akademisyenlerle birlikte meslektaşlarımız, öğrenciler ve ilgi duyan herkesle birlikte tartışmayı amaçlamaktayız.

İzmir Tramvayı İnceleme Raporu

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI
İZMİR ŞUBESİ
Ulaşım Komisyonu
Mayıs’14