Şimdi sıra İzmir’de…

Satır Arası / Deniz Sipahi milliyetege 13.12.2006

İzmir EXPO adaylıÇı için bu ve önümüzdeki hafta oldukça önemli.
Uluslararası Sergiler Bürosu (BIE) Başkanı Wu Jianmin ve Genel Sekreteri Vicente G. Loscartales, önce Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ü ziyaret etti, ardından da kentte bazı incelemeler yapmak üzere bugün İzmir'e gelecek.
İzmir'in temasını biliyorsunuz.
"Daha saÇlıklı bir dünya için yeni yollar ve herkes için saÇlık…"
Milano da buna çok yakın bir tema seçti.
"Gezegenimizi beslemek ve hayat için enerji…"
Aslında iki şehrin hedeflerine baktıÇımızda sürdürülebilir bir gelişmeden söz etmek mümkün. İnsanoÇlu; hayat kaynaÇı olan beslenme ve saÇlıklı yaşam konularını incelemeye, araştırmaya devam edecek. Ve bu açıdan bakıldıÇında İzmir'in önemli avantajları olduÇunu hemen ön plana çıkıyor.
Milano'ya deÇişik mevsimlerde birkaç kez gittim.
Ben Milano'yu bir "hanımefendiye" benzetirim.
Biraz New York, biraz Londra, biraz Paris…
Onlardan daha eski olduÇundan, onlara benzemeye çalışanın kendisi olmadıÇı hemen anlaşılır. Milano sanat demektir.
Raffaello, Michelangelo, Mantegna, Bramante, Tintoretto, Büyük Canova burada bir süre çalışmış ve yaşamışlar. Milano dünyanın ilk ve en büyük opera binası Scala ile müziktir.
Verdi'nin, Puccini'nin, Donizetti'nin evi olan tiyatro, iddialı ve beklentilerinin doyurulması hayli zor olan seyircisiyle Toscanini, Carla Fracci, Nureyev, Callas ve Pavarotti gibi dünyaca ünlü isimleri titretmiştir.
Milano aynı zamanda modadır. Versace, Armani, Gucci, Prada ve Trussardi gibi modacılar ellerinde sadece çanta dolusu yaratıcılık, ümit, fantezi ve çalışma isteÇiyle güneydeki köylerden gelip 60'lı yıllarda tüm dünyanın kabul ettiÇi ve sevdiÇi "Made in İtaly" imajını işte burada yarattılar.
***
Her ne kadar başkent Roma olsa da, İtalya'nın kalbi Milano'da atar.
Tüm balkonlar mozaiklerle, heykellerle, yontularla bezenmiş demirlerle süslüdür. Caddeleri süsleyen kiliseler birer deÇerli mücevher niteliÇindedir. Yaklaşık 400 yılda yapımı tamamlanan Duomo Katedrali ise tüm orijinalliÇi ile tektir. Şehrin merkezinde çeşmelerle, egzotik aÇaçlarla, mermer heykellerle ve insanın şehirde görmeyi hayal bile edemeyeceÇi sincap, kirpi, tavus kuşu, papaÇan gibi hayvanlarla bezenmiş bir sürü ufak park vardır.
Şehrin prestij sahibi kültürel geleneklerini, sayısı dörtten fazla olan üniversiteleri, Müzik Konservatuarı, Sanat Akademisi, meşhur sanat galerileri ve kütüphanelerine emanet edilmiştir. Milano ayrıca, İtalyan basın yayınının başkentidir.
***
Kısacası Milano, İzmir için güçlü bir rakiptir. Ancak bütün bu özelliklerine ve tüm dünyanın hayran olduÇu meziyetlerine raÇmen ben Milano'dansa İzmir'i daha şanslı görüyorum.
Nedenini de EXPO'nun mantıÇında arıyorum.
EXPO geleceÇin dizayn edilmesi, geleceÇin senaryolaştırılması, geleceÇin kurgulanması demektir.
Milano 1906'da EXPO'ya evsahipliÇi yapmış bir kent.
Her yıl çeşitli vesilelerle milyonlarca turisti çeken; sanatın, modanın merkezi olarak anılan bir şehir kimliÇiyle zaten birçok sorununu halletmiş ve en önemlisi geleceÇe hazır bir yer.
Oysa İzmir'in bölgede model olma ve bu coÇrafyada yeni bir heyecanla yarınları kurgulama adına yapacaÇı çok şey var.
O yüzden İzmir'in şansının Milano'dan çok daha yüksek olduÇuna inanıyorum.

dsipahi@milliyet.com.tr