Hukuk kirletiliyor.

Kışladağ Altın Madeni ile ilgili davaya bakan mahkemeye, milletvekilleri açıkça baskı yapıyor.

Uşak’ın Eşme ilçesi yakınlarındaki TÜPRAG şirketine ait Kışladağ Altın Madeni ile ilgili yöre köylüleri ve çeşitli kurumlar tarafından açılan davaya, davanın tarafı olmayan siyasi ve yerel yöneticiler tarafından müdahale edildiği ortaya çıktı. İzmir Tabip Odası’nda düzenlenen basın toplantısında, mahkeme heyetine gönderilen ve altında çeşitli unvanlarda imzaların bulunduğu mektubun, ‘hukuka saygısı olan, hukukun üstünlüğüne inanan ve hukukun herkese gerekli olduğunu bilen her insanın tüylerini diken diken edecek’ nitelikte olduğu ifade edildi.

Tabip Odası’ndaki basın toplantısında konuşan İzmir Bergama-Eşme, Sivrihisar, Havran/Küçükdere Elele Hareketi Dönem Sözcüsü Avukat Berrin Esin Kaya, Manisa İdare Mahkemeleri’nde görülmekte olan Kışladağ Altın Madeni davaları dosyalarına davanın tarafı olmayan kişiler tarafından birtakım belgeler sunularak, mahkemenin etki altına alınmaya çalışıldığını söyledi.
Dava dosyalarına sunulan ve mahkeme başkanına hitaben kaleme alınan, eski Uşak Milletvekili Hasan Özgöbek imzalı 25.11.2005 tarihli mektup ve ekindeki dört sayfalık bilgi notuyla, eski milletvekili olma ağırlığı da kullanılarak davanın reddedilmesinin sağlanmaya çalışıldığını aktaran Kaya, “Bilgi notunun sonuç kısmındaki; ‘…dava sonunda bir araya gelebilmek ve bu konuda daha rahat bir ortamda hukuka müdahale anlamları yüklenmeyecek görüşmelerde bulunmak ve sizlere şükranlarımı sunmak isterim…’ ifadeleri ile bağımsız olduğuna inandığımız mahkemeye ve tarafsızlıkları konusunda kuşkumuz olmayan yargıçlara hakaret niteliğinde saygısızlık yapılmıştır” diye konuştu.
Herkes devrede
Dava dosyalarına ayrıca kamuoyunu yanıltmaya yönelik Tüprag şirketi tarafından hazırlandığı anlaşılan ve “ilgili kişi, kurum ve kuruluşlara” başlığını taşıyan metinler sunulduğuna dikkat çeken Kaya, şirketin hazırladığı bu belgelerin ise “sivil toplum kuruluşları temsilcisi olarak” Uşak AKP milletvekilleri Alim Tunç ve Ahmet Çağlayan başta olmak üzere, bazı belediye başkanları ve muhtarlar tarafından imzalandığını belirtti. Davanın görüldüğü mahkemenin açık bir baskı altına alınmaya çalışıldığını kaydeden Kaya, şunları dile getirdi: “Manisa İdare Mahkemesi’ne, eski ve yeni Uşak milletvekillerinin, milletvekili sıfatıyla; ‘Davayı Tüprag şirketi lehine sonuçlandırın, aksi halde yöremiz kalkınamayacaktır’ ifadelerinin yer aldığı mektuplar sunmaları, açıkça hukuka, mahkemeye ve yargıçlara saygısızlıktır! Mahkemeye müdahaledir, yargıçlara baskıdır.”
Yargıya yapılan bu müdahalenin hukuk devleti ilkelerine saldırı olduğunu vurgulayan Kaya, “Kışladağ Altın Madeni, yörenin toprağını, havasını, suyunu, canlıların yaşam alanlarını kirletiyor. Dava dosyasına yapılan bu müdahalelerle de hukuk devleti ilkesi kirletilmektedir” diye konuştu.
Manisa İdare Mahkemesi’ne yapılan etkileme çabası ve baskının, ÇED davasının reddine dair kararın temyiz incelemesini yapan Danıştay’a da yapılacağı kaygısını taşıdıklarını aktaran Kaya, “Bu bir suç duyurusudur; başta yetkili ve görevli olan Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı olmak üzere tüm soruşturma makamlarını hemen harekete geçmeye, suç işleyen kişiler hakkında soruşturma açmaya çağırıyoruz” dedi. Yörelerindeki altın madenine karşı mücadele eden İnay köylülerini ve açılan davada köylülerin avukatlığını yapan hukukçuların da katıldığı basın toplantısında, hukukçular özellikle eski DSP Milletvekili Hasan Özgöbek’le ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını belirttiler. (İzmir/EVRENSEL)

Telkinde dahi bulunulamaz Anayasanın 138/2. maddesi: “Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz…”

Evrensel  – 14.01.2007