Herkes işini adam gibi yapacak

Herkes işini adam gibi yapacak

cengiz.turksoy@aksam.com.tr

 

Çocukluğumdan beri en korkunç kabusum yoldaki bir rögardan kanala düşüp boğulmaktır. Sanırım, daha ilkokul yıllarında yaşamöyküsünü okuduğum ünlü şairimiz Orhan Veli Kanık'ın ölüm biçimi beni çok etkilemiş ve bu kabusun oluşmasına yol açmıştı. Okuduğum yaşamöyküsünde, Orhan Veli'nin 10 Kasım 1950 tarihinde Ankara'da belediyenin açtığı bir çukura düşerek başından yaralandığı ve bu travmaya bağlı beyin kanaması sonucu 14 Kasım 1950 günü öldüğü anlatılıyordu. Okuduğum ilk şiiri olan 'Cep delik, cepken delik / Don delik, mintan delik / Yen delik, kaftan delik / Kevgir misin be kardeşlik' mısralarıyla daha çocuk yaşımda beni kendisine bağlayan Orhan Veli'nin bir başka delik yüzünden ölümü bana çok hazin gelmişti. Kentlerimiz, delik deşik yolları, kapaksız rögarları ve bozulmuş yol kaplamaları ile ne yazık ki en az Orhan Veli'nin şiirine konu olan kişi kadar kevgire benziyor. Sık sık bu delikler yüzünden can veren insanlarla ilgili haberler okuyoruz. Geçen hafta da iki çocuğumuzu; Dilara ve Tuğçe'yi yitirdik bu deliklerde. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi'ne bağlı bir inşaat alanında, üstü mukavvayla örtülü rögara düşerek can veren Dilara'nın ölümü üzerine; 'Herkes işini adam gibi yapacak' diyerek İSKİ Genel Müdürü'nü görevden alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nı bu sözü nedeniyle kutluyorum. Ancak şu soruyu sormaktan da kendimi alamıyorum; İstanbul'da işini adam gibi yapmayan yalnızca İSKİ'nin görevden alınan genel müdürü müdür? Onun dışında herkes işini adam gibi yapıyor olsaydı, 1950 yılında Orhan Veli'yi öldüren kent çukurları o günden beri hala açık kalır ve İstanbul'da Dilara'yı, Tuğçe'yi, Bayram'ı, Özgür'ü, Ümit'i; İzmir'de Dr. Müge Edipoğlu ve yakını dört kişiyi; Kastamonu'da Mehmet Tufan'ı; Antalya'da Süheyla Yöntem'i, M. Ali Çetin'i yitirir miydik?

Kentlerimizde hangi işlerin adam gibi yapılmakta olduğunu söyleyebiliriz ki? Musluklarından akan suları içilemeyen, trafiği karmakarışık, kaldırımları otopark olmuş, otobüs durakları tıklım tıklım, cadde ve sokakları pislik içinde, havası kirli, yasa ve hukuk tanımazlıkların kanıksandığı, yapılarının yarıdan çoğu kaçak, deprem olursa halimiz nice olacak diye korku içinde yaşanılan kentlerimizde işlerin adam gibi yapıldığından nasıl söz edilebilir ki?

Sayın Topbaş, çok doğru bir söz söylemiştir. Kişinin özel yaşamında adam olup olmadığı kendini ve yakınlarını ilgilendirir ama yaptığı iş başka insanları, toplumu ve kenti ilgilendiriyorsa o işi mutlaka adam gibi yapmak zorundadır. Yapmayan ya da yapamayan orada kalmamalıdır. İşini adam gibi yapmayanı, o göreve getirmiş olan oradan almasını da bilmelidir.

O ünlü fıkrada, oğluna; 'Sana vezir olamazsın demedim, adam olamazsın dedim' diyen yaşlı babanın sözleri hep aklımdadır. Çok fazla ümitli olmasam da, ülkemizde adam olmayanların vezir de olamayacağı günlerin artık bir an önce gelmesini diliyorum.

06.03.2007 Akşam Ege