Habertürk Egeli – 09.03.2012 – İnciraltı meydan savaşı başlıyor…

Durmuş ODABAŞI

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, Yeni Asır’in haberine göre, EXPO alanı olarak belirlenen İnciraltı Planlaması’nın tamamlandığını, Bakanlar Kurulu’nda imzaya açıldığını, biran önce yasalaşması için ellerinden gelen gayreti göstereceklerini söylemiş ve eklemiş; “İnciraltı’nın davalara konu olmadan ve o bölgede yaşayan vatandaşları mağdur etmeyecek bir şekilde planlanmasına azami dikkat gösterdik.” Hazırlanan planın, bölgede arsası arazisi bulunan, yaklaşık 30 yıldır beklenti içinde olan gerçek hak sahibi vatandaşları memnun edeceği kesin de, bakalım itiraz için bir “hayli ders çalışmış” olan Mimar ve Mühendis Odaları ile Şehir Plancıları Odası ne diyecek?

Bundan önce hazırlanan tüm planlar askıya çıkar çıkmaz mahkemelere koşan o grupların, bir kez daha aynı yola başvuracağı kesin. Nitekim, “itiraz metinleri” de hazır… Mesela, bölge üzerinde geniş çaplı bir araştırma ve inceleme yaptıran, varılan sonucu da 16 Mayıs 2011 tarihinde yayınladıkları bir raporla kamuoyu ile paylaşan Mimar Mühendis Odaları İzmir Şubesi Yönetimi özetle diyor ki; İnciraltı’nda belirlenmiş olan 950 hektarlık alanın turizm amaçlı bir planla yapılaşmaya açılması, İzmir Kenti bütününü, Balçova’yı, Narlıdere’yi nasıl etkileyeceği düşünülmeden, “Çevre Düzeni Planı” kavramının kapsamlı içeriği ve temel yaklaşım dikkate alınmadan, yatak kapasitesi ve plan hedefleri belirlenmeden, aralarında işlevsel ilişkiler  kurulmayan çok büyük alanların “turizm alanı sınırı” olarak planda aynen tanımlanması ve turizm merkezinin Balçova kesiminin plan kapsamına alınmamış olmasıyla “parçacı” olarak çevre düzeni planı yapılması, şehircilik ve planlama ilkelerine uygun değildir. Turizm bir dinlenme olgusu ve önemli bir döviz kaynağıdır. Sağlıklı geliştirilip işletilmesi esastır. Konuya salt turizm sektörü açısından ve mülkiyet sahiplerinin mağduriyetini giderme temelinde yaklaşmak, koruma kullanım dengesini olumsuz etkilemektedir. Bu bağlamda doğal sit alanlarının korunması ilkesini gözetmeyen bir yaklaşım, tarım alanlarını dikkate almayan bir tutum, kent peyzajına önem vermeyen bir anlayışla yapılacak planlama, turizmin kendi kaynağını tüketmesi sonucunu yaratacaktır. Açıklanan nedenlerle, kentin bütünüyle ve diğer sektörlerle ilişkisi ve etkisi indelenmeden yalnızca turizmi hedefleyen ve diğer planlama girdilerini ve değerleri ve eşikleri yok sayan revizyon planı, kamu yararı ilkesine uygun değildir. Yapılmış olan 1/25000 ölçekli izmir İnciraltı Turizm MerkeziÇevre Düzeni Planı Revizyonu, kent için çok önemli bir alanı yapılaşmaya açarak, İzmir Kenti’nde büyük olumsuzluklara ve geri dönülemez yanlışlara neden olacaktır, bir an önce iptal edilmelidir. Kentin mekansal oluşum sürecinde büyük bir yanlışın önüne geçilmesi açısından, bu planın iptal edilmesi yerel yönetimleriçin de, kentsel ve tarihsel bir sorumluluktur. Doğal olarak bu itiraz metni özeti bazılarımıza “Olsa ne olur, olmasa ne olur. EXPO gibi dünya organizasyonuna talip bir kentin bir EXPO alanı planlamasına engel çıkarmanın bir anlamı var mı?” diye düşündürebilir. Bir kent sakini olarak bence de öyle… Ama, örneğin İnciraltı Turizm Projesi’nin, Balçova termal alandaki turizm alanı ve tesisleriyle ilişkilendirilmemesi, “kent bütünün planlaması” açısından büyük bir eksiklik olarak görünüyor. Ayrıca, itiraz metninin çok uzun giriş bölümünde, vaktiyle İnciraltı Bölgesi için alınan bir çok bağlayıcı karar alınmış ki, işin içinden “al sana plan” anlayışı ile çıkılması mümkün görünmemektedir. Bu konuyu daha çoook tartışacağız anlamı da yüklüdür. Hadi hayırlısı..

Kaynak: Habertürk Egeli – 09.03.2012