Gökova’da betona yolculuk

Mavi yolculuk güzergahındaki koylar birer birer betonlaşırken, sıradaki tehdit Bodrum Kissebükü’ne yöneldi

Gökova’da betona yolculuk

Kissebükü'ne 5 yıldızlı otel inşaatı, raflardan indirilerek yeniden gündeme getirildi. Çevre gönüllüleri, bu inşaatın yapılması durumunda diğer koyların da aynı akıbete uğrayacağından endişe ediyor.

ÖZCAN ÖZGÜR / NURPERİ DEĞİRMENCİ

MUĞLA/BODRUM- Turizm sezonuna girilmesiyle mavi yolculuklarda da hareketlilik yaşanıyor. Ancak dünyanın ve Türkiye'nin dört bir yanından ülkemizin eşsiz koylarını görmeye gelenler, her geçen yıl daha fazla beton yığınıyla karşılaşıyor. Bu yolculukların önemli duraklarından Bodrum'daki Kissebükü'ne, “turizm yatırımı” adı altnda otel projesi yeniden gündeme getirilirken, bölgedeki bir çok koy da betona teslim edilmek isteniyor.

2002’de “doğal park” ilan edilen, dalışa bile izin verilmeyen Kissebükü Koyu, 2005 yılında “turizm alanı” ilan edilerek tahsise açılmıştı. 2008’de Nurol İnşaat tarafından satın alınan 35 bin 371 metrekare arazi, Ahmet Çolakoğlu’nun ortağı olduğu Azeri firma BBK şirketine önceki yıl 4.5 milyon liraya devredilmişti. BBK, bu satıştan 6 ay sonra 18 Haziran 2009 tarihinde Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na başvurmuş, kurul da dört gün içinde aldığı kararla turizm tesisi yapılmasına onay vermişti.

 

MAZI’DA TOPLANTI

Tepkiler üzerine Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın devreye girmesinin ardından gündemden düşürülen koya yönelik turizm yatırımı, geçen günlerde yeniden kamuoyunun bilgisine sunulmuştu. Mazı Köyü'nde düzenlenen halkın bilgilendirilmesi toplantısında, meslek ve sivil toplum örgütleri temsilcileriyle yurttaşlar, yatırıma karşı olduklarını bir kez daha vurgulamıştı.

Bodrum Deniz Ticaret Odası Başkanı Gündüz Nalbantoğlu, Kissebükü'nün mavi yolculuklar için stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayarak, “Denizden bir tek binanın görünmesi ya da orada yüzme hattı çekilmesi bile deniz turizmine zarar verir” dedi. Koya 450 yataklı lüks otel projesinin gündeme getirildiğini anımsatan Nalbantoğlu, “Hiçbir yerde turizm yapılmasını istemiyormuşuz izlenimini vermeye çalışıyorlar, ama bizim mücadelemiz Bodrum’un simgesi mavi yolculukları kaybetmemek” diye konuştu.


Kissebükü, sahip olduğu doğal güzelliklerle, mavi yolculuğun konuklarını kendisine çekmeyi başarıyor.

 

SIRADAKİ KOYLAR

Kissebükü, mavi yolculukların duraklarına yönelik tehditlerin tek örneği değil. Burasının yapılaşması durumunda Çökertme ve diğer koyların da beton yığınlarına teslim olmasından endişe duyuluyor. Nalbantoğlu, “Eğer Kissebükü’nü kaybedersek, bundan sonra olabileceklerin önünü alamazsınız. Burası deniz turizminde kullanılan bir alandır ve bu yargı yoluyla da kanıtlanmıştır. Didim ve Antalya arasında yatların konaklamak için tercih ettiği koy sayısı, aşırı yapılaşma ve balık çiftlikleri yüzünden 160'tan 94'e düştü. Balık çiftlikleri meselesi önemli ölçüde halledildi, ama yapılaşma tehdidi devam ediyor. Kissebükü geçilirse sırada Cökertme ile birlikte 93 koy var. Onlar da birer birer düşünce Gökova, ‘taşova’ olacaktır. Mavi yolculuğun yerini, beton yolculuğu alacaktır.”

Mavi Yol Girişimi Bodrum Sözcüsü Filiz Dizdar da, “Kissebükü İzleme Komisyonu kurduk. Bu komisyonda Bodrum’daki tüm demokratik kitle örgütleri ve yerel yönetimler var. Bizden yatırımcıya saygı göstermemizi istiyorlar. Biz de doğa mirasına ve mavi yolculuğa saygı gösterilmesini istiyoruz” diye konuştu.

Kaynak: Cumhuriyet Ege – 04.05.2010 {nomultithumb}