EXPO “GERÇEK” MAKSAT MI?

“İnciraltı” konusu ortaya konduğu, Hükümet hazretlerinin de “eğilimi” somutlaştığı andan beri benim de sorularım arttıkça artıyor. Özellikle TMMOB açıklaması, zaten “tartışmalı” olan bu konuyu, iyice koyulaştırdı.

TMMOB açıklamasını “yok sayan” televizyon tartışmaları, yer meselesini “oldubittiye” getirme “havası” oluşturdu.  EXPO mücadelesini, tıpkı Universiade gibi “toptan” AKP’ye havale etme aceleciliğini hatırlattı bana ne yazık ki!
İnciraltı gibi hem tartışmalı hem de içinde bulunan insanların “yurttaşlık haklarını” tehlikeye sokabilecek “medya varyasyonlarına” kurban gitmemesi için EXPO ve İnciraltı konularının, İzmir’in önünde, bir tek soru işareti bırakmadan net bir şekilde konuşulması gerekir. EGİAD İnşaat Sektör Komitesi Başkanı Levent Veryeri’nin geçtiğimiz günlerde basına yansıyan şu sözleri bile konuyla ilgili ortada birçok sorunun olduğunu gösteriyor: “Son günlerde ortaya atılan İnciraltı bölgesinde, büyük çoğunluğunun maliyeti çok yüksek şahıs arazileri var. Burası şehrin merkezinde olduğu için trafik sıkıntıları yaratabilir. Bu nedenlerden dolayı çok uygun bir yer olmadığını düşünüyoruz. Bu kapsamda Urla, ulaşım kolaylığı, kamulaştırma maliyetlerinin düşük olması ve tarihi, turistik alanlara yakınlığı nedeniyle daha doğru bir mekân.”
TMMOB, EGİAD gibi kuruluşlar  “sıradan” olmadığına göre, özellikle Bakan Gül ve AKP Milletvekili Tekelioğlu’nun “İnciraltı” ısrarını, Başkan Kocaoğlu ve Demirtaş’ın “İnciraltı” tercihlerini “gerekçeli” olarak tüm İzmir’e daha net açıklamaları gerekir. Özellikle Başkan Kocaoğlu’nun daha “lider” olması ya da angajmanları “hükümet” bile olsa AKP’ye devredip devretmeyeceğini de anlamak zorundayız sanırım. Öte yandan İnciraltı bölgesinin “ilk adım” yerel yöneticisi Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya’nın da düşüncelerinin önemini de hatırlatmaya gerek duymuyorum şimdilik, ancak merak ediyorum!
Madem EXPO tüm İzmir’in “önünü açacak” bir faaliyet olacak, yanıtsız tek bir sorunun kalmaması, “dayatma” yöntemine başvurulmaması daha demokratça olur diye düşünüyorum. Bu yüzden değerli “başkan, vekil veya bakanların” televizyon televizyon dolaşmadan, geniş bir basın toplantısıyla İzmirlinin “huzuruna” çıkmaları zorunludur. Yoksa yatıp, kalkıp “söylentilerle” uğraşırız.
Tabii “maksat” gerçekten EXPO ise? Kusura bakmayın ama “yer” İnciraltı olunca benim de kuşkularım artarken, düşündüklerimi yazmak da “boynumun” borcu haline geliyor.
BU DA “MST” ANDICI!
Türkiye’nin “andıçlıları” tartışıladursun, sanki bu ilk kez yapılıyormuş gibi bir hava estirilmiyor mu, deli oluyorum. TSK’nın “yıpratılması” için bunu malzeme yapanlar, sanki kendileri “andıç” tutmuyor. Pes vallahi!
Ercan Pala dostum yazmış da hatırıma geldi. Bendenizin artık TV’lere “konuk” bile çağrılamamamın de “MST ANDICIYLA” ilgili olduğunu söylesem ne dersiniz? Hatta ben bu “MST” andıcının içindeki diğer “kırmızı işaretli gazetecileri biliyorum desem?
MST Andıcı nedir diye aklınıza mı takıldı?
Tamam, ben de açıklarım. Ama yarın! İçinizden bazılarınızın “soğuk terler” dökmesini istiyorum belki?
KALKINMA AJANSI NEREYE GİDECEKMİŞ?
Kalkınma Ajansıyla ilgili yargı kararlarının ne aşamada olduğu, CHP’li milletvekillerinin Anayasa Mahkemesi’ne başvurularının ne olduğunu, Kalkınma Ajansı’nın şu an nasıl çalıştığını bilmemekle birlikte, özür dilerim ama durum “çene suyu çorba” kıvamında, “uyutulmaya” ve “hiçbir şey olmamış” gibi yaşanmaya devam ediyor sanırım. Ne Kalkınma Ajansı Genel Sekreterliği ne de başka bir “İZKA” mensubundan bir yanıt alamadık. Üstüne bir de baktık ki bu İZKA İtalya’dan gelen “anlaşmalı” konukları ağırlamış hatta “iade-i ziyareti” planlamaya başlamış. Maşallah, kırk bin kere maşallah. Biz burada “İZKA şakşakçılığı” yapsak, yüz tane telefon gelirdi. Lakin iş eleştiri olunca herkes “üç maymunu” oynuyor. Hatta CHP’li vekiller bile, altında imzaları olan başvurunun akıbetini merak etmiyor. 
www.izka.org.tr adlı site kalınma ajansına ait. Orada bugünlerde “Ön Bölgesel Gelişme Planı 2007 – 2008”  başlıklı bir “doküman” yayınlanıyor. Bence o doküman “okunmaya” değer. Zira sorulacak soruların artışı açısından… Bir de “Kalkınma Kurulu” namıyla maruf bir topluluk içinde de yanıtı aranacak sorular var da, sanırım bugünlerde İZKA İtalya’ya gideceğinden “muhatap” bulamıyoruz.
“ABİLERE-ABLALARA”  KOLAY GELSİN!
Büyükşehir Belediyesi’nin “abileri ve ablaları” kardeşleriyle buluşmuş. Ben de “herkes” gibi öğrendim. Buruk bir sevinç yaşadım elbet. Lakin özellikle Başkan’ın yanındaki “bazıları” artık gönül rahatlığıyla “kına” yakabilirler. Bu arada herkese bir tavsiyem var. Lütfen www.kentyasam.com’da Agâh Agamemnon’u bir okuyun bu hafta. Sonra da bu satırlarla o satırları örtüştürün. Sonra da kendi kendinize sorun bakalım: “İzmir nereye gidiyor?”

Yenigün – 14.04.2007 {nomultithumb}