Esas memleket nere

Konak Belediyesi, İzmir'in 'sırtlarında' yaşayanların 'İzmirliyim' demesi için uğraş veriyor. Özellikle kültürel etkinliklerle, kentte yaşayanlar kente kazandırılmaya çalışılıyor.

HAKAN DİRİK

Evine girmeye çalışırken yakaladığın hırsız, elinden kurtulup kaçarken, geriye dönüp işaret parmağını "Sen görürsün" der gibi sallayarak "Kadifekale" diye bağırıyorsa, bir yerlerde sorun var demektir. Kadifekale'den "kente inen" kişi, salt hırsızlık mı yapıyor, yoksa kentten hakkını mı istiyor acaba? Eğer böyle düşünüyorsa sormak gerekmez mi, "Peki sen kendini bu kentli sayıyor musun?" diye. "Nerelisin" sorusuna, "İzmirliyim" yanıtını kabul etmeyip, Barış Manço'nun şarkısında olduğu gibi "Hayır anlamadın hemşerim, esas memleket nere?" sorusunu ekliyorsa, çok da "bu kentli" olduğu söylenemez. Yine de suçlamak işin kolayı, ama ana soru ters çevrilip şöyle de sorulabilir: Onun kendini yaşadığı kente ait hissetmesi için ona göre "öteki" ne yapıyor?

SIRTLARDA DÖNÜŞÜM

Yanıtı çok uzaklarda aramaya gerek yok, İzmir'in "merkezi" Konak'a bakmak yeterli. Belediye yönetimi, yola "Merkezde ne varsa, sırtlarda da o olacak" şiarıyla çıkınca, pek farkedilmeyen bir dönüşüm yaşanıyor. Yapılan çalışmalarla, kentte yaşayanlar, kente kazandırılıyor!

Denizle ayrılmaz bir bütün olan İzmir'de yaşamasına karşın iyot kokusunu hiç solumayanlar, denizle tanışıyor, tanışıyor kentini tanıyor. Sırtlardaki okullarda okuyan öğrencilere, yaşadıkları kent tanıtılıyor. Dönüşümün lokomotiflerinden başta geleni semt buluşmaları. Gültepe, Eskiizmir, Yurtoğlu, Umut, Limontepe, Devrim Mahalleleri ile Uzundere köyüyle birlikte toplam 14 mahalleyi kapsayan semt buluşmaları çerçevesinde tiyatro, konser, söyleşi, halk oyunları, film gösterimleri gibi etkinlikler bu bölgelere canlılık getiriyor. "Tiyatro ve Piyano Buluşmaları"yla yine aynı bölgedeki yurttaşlar, sanatla tanışıyor. Kültür merkezlerinde ve semtlerde birçok konuda kurslar gerçekleştiriliyor.

Kentin sırtlarına böylesi özen gösterilirken merkez de ihmal edilmiyor. Alsancak, Eşrefpaşa ve Güzelyalı'daki kültür merkezleri; film, tiyatro, söyleşi, şiir günleri, öykü günleri, resim sergileri, paneller, kurslar, korolar, kitap tanıtımları gibi onlarca etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Konak, Alsancak, Eşrefpaşa ve Karantina söyleşileri kente dair pek çok konunun gündeme getirildiği etkinlikler olarak göze çarpıyor. Uluslararası şiir buluşmaları, Türkçe günleri, öykü günleri, heykel günleri, müzik atölyesi, semt şenlikleri gibi etkinliklerle kentin kültürel yaşamı canlı tutuluyor.

Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ, kentin her noktasında yaşayanların bu etkinliklere katılmasını amaçladıklarını söylüyor. Yoğun iç göçün feodalite ve tarikat ilişkileri gibi Ortaçağ kalıntısı zihniyetlerle birlikte İzmir'i kalabalıklaştırdığını, bunun da kentlilik bilincinin oluşumunu engellediğini kaydediyor. Yaptıkları çalışmaların görülmek istenmediğini dile getiren Tunçağ, şunları söylüyor:

"Özellikle medya üzerinden yayılan yozlaşmaya karşı sağlam kültürel değerleri koyarak, yozlaşmanın etkilerini bozmaya çalışıyoruz. Kentin sırtlarındaki kadınlar, neredeyse evine, mahallesine hapsolmuş durumda. Onların ufkunu açacak programlar düzenliyoruz. Çocuklar için de öyle… Bu etkinliklere bizzat katılmaya çalışıyorum. Sosyal etkinliklerimiz, toplumsal kaynaşmayı hızlandırdı. 3 bin öğrenciye burs sağlıyoruz. 20 aileye gıda yardımı yapıyoruz. Hatay ve Yeşilyurt'ta da iki yeni kültür merkezi açacağız. Bu merkezlere gösterilen ilgiden, büyük bir isteğin olduğunu saptıyoruz. Buraları suni olarak yaratmıyoruz."

Tunçağ'ın en çok üzerinde durduğu konu Basmane Oteller Sokağı ve Kemeraltı'nda giriştikleri değişim. Tunçağ, "Büyük mağaza zincirleri Kemeraltı'nı taklit etmeye çalışırken, nedense Kemeraltı'nın değeri tam anlaşılmak istenmiyor. Burada yapılan çalışmalar da pek görülmüyor. Ama burayı gezenler, yapılanları görünce şaşkınlığa düşüyor. Solmaya yüz tutmuş mekanlar canlandırılıyor. Abacıoğlu, Kızlarağası hanlarını herkes görmeli."

Peki tüm bu çalışmaların nihai hedefi ne? Kentsel dönüşüm şarkılarının ağızlara sakız olduğu bir dönemde, Tunçağ'ın yanıtı önemli:

"Kentsel dönüşüm, binalardan ibaret değildir. Önemli olan yaşamın değişimi…"

Tunçağ, yoğun iç göçün Ortaçağ kalıntısı zihniyetle birlikte İzmir'i kalabalıklaştırmasının, kentlilik bilincini olumsuz etkilediğini söylüyor.

Cumhuriyet Ege – 06.04.2007